Haber Detayı
Falcon 9 roketinin ardından gökyüzünde korkutan değişim
Avrupa semalarında yanan roket parçaları, atmosferin kimyasını altüst etti. Uzmanlar, roketin geçişinden sonra havada normalin 10 katı lityum saptadı. Uzay yarışının bir yan ürünü olan bu metal yağmuru, gökyüzünün doğal dengesini geri dönülemez bir yola sokabilir.
19 Şubat 2025 tarihinde Avrupa semalarında süzülen devasa bir alev topu, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmadı, bilim dünyasının uzay kirliliği konusundaki korkularını somut bir gerçeğe dönüştürdü.
Bir Falcon 9 roketinin kontrolsüz şekilde atmosfere girmesiyle oluşan bu görüntü, Almanya’daki Saksonya eyaletinde bulunan lazer gözlem istasyonundaki araştırmacılar tarafından saniye saniye takip edildi.Ekip, gelişmiş uzaktan algılama cihazlarını tam da roketin geçiş rotasına odaklayarak atmosferin kimyasında meydana gelen değişimi kayıt altına aldı.
Leibniz Atmosfer Fiziği Enstitüsü'nden Robin Wing ve ekibi, roketin düşüşünden yaklaşık 20 saat sonra üst atmosferdeki lityum atomlarının yoğunluğunu ölçtü.
Nature dergisinde yayımlanan sonuçlar oldukça sarsıcı; bölgedeki lityum miktarı normal değerlerin tam 10 katına çıktı.
Bu çalışma, modern uzay yarışının bir yan ürünü olan metal birikiminin, atmosferimizin kimyasal yapısını geri dönülemez şekilde değiştirmeye başladığını kanıtlıyor.Atmosferdeki metal yağmuru: Gizli tehlike lityumBir uzay aracı atmosfere girdiğinde, yüksek sürtünme nedeniyle parçalanıyor ve yanarak küçülüyor.
Bu süreçte aracın yapısında kullanılan lityum ve alüminyum gibi metaller buharlaşarak havaya karışıyor.
Araştırmacılar, uzay enkazı kirliliğini takip etmek için en iyi iz sürücü olarak gördükleri lityum üzerine yoğunlaşmayı tercih etti.
Havacılık ve uzay sanayisinde kullanılan özel alüminyum alaşımlarının ayrılmaz bir parçası olan lityum, gökyüzündeki kirliliği tespit etmede kilit bir rol oynuyor.Lidar adı verilen lazer bazlı teknoloji sayesinde bilim insanları, deniz seviyesinden yaklaşık 95 kilometre yükseklikte devasa bir lityum bulutu saptadı.
Yaklaşık 27 dakika boyunca gözlemlenen bu kirlilik tabakasının, yapılan analizler sonucunda doğrudan Falcon 9 roketinin rotasıyla bağlantılı olduğu anlaşıldı.
Uzaydan düşen parçaların yeryüzündeki fiziksel riskleri yıllardır konuşuluyor olsa da, bu metallerin atmosferin üst katmanlarına verdiği kimyasal zarar bugüne kadar büyük oranda gizli kaldı.Bilim dünyasını asıl endişelendiren nokta, tek bir roketin bile atmosferin doğal dengesini bu denli bozabilmesi.
Daha önceki araştırmalar; uzay araçlarından yayılan lityum, alüminyum, bakır ve kurşun gibi metallerin miktarının, uzay tozları aracılığıyla doğal yollardan atmosfere giren metal miktarını çoktan geçtiğini gösteriyor.Bu kimyasal değişimin Dünya üzerindeki yaşama tam olarak nasıl bir etkisi olacağı henüz net değil.
Ancak uzmanlar, doğada bu seviyelerde bulunmayan elementlerin atmosfere enjekte edilmesinin hafife alınmayacak bir risk haline geldiğini vurguluyor.