Haber Detayı

Akıllı iç çamaşırları, vücudun sırlarını ifşa etmeye başladı
Güncel chip.com.tr
14/02/2026 19:16 (3 saat önce)

Akıllı iç çamaşırları, vücudun sırlarını ifşa etmeye başladı

Giyilebilir teknolojide sınır tanımayan araştırmacılar, bu kez doğrudan iç çamaşırına takılan bir sensörle karşımızda. Maryland Üniversitesi'nin geliştirdiği akıllı aparat, kimsenin konuşmaya cesaret edemediği biyolojik verileri takip ederek tıp dünyasındaki önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlıyor.

Giyilebilir teknoloji dünyası akıllı saatler, yüzükler ve bilekliklerle her geçen gün daha da kişisel bir hal alıyor.

Ancak Maryland Üniversitesi'nden biyolog Brantly Hall liderliğindeki bir grup araştırmacı, bu sınırları biraz daha zorlayarak doğrudan iç çamaşırına takılabilen “akıllı bir cihaz” geliştirdi.Elektrokimyasal sensörlerle donatılmış bu küçük aparatın görevi ise oldukça sıra dışı: İnsan vücudunun en gizemli ve hakkında en az konuşulan çıktılarından birini, yani bağırsak gazlarını takip etmek.Bilim dünyası kan şekeri, kolesterol veya hormon seviyeleri için net sınırlar belirlemiş olsa da, konu bağırsak gazı üretimine geldiğinde elimizde hala somut bir veri yok.

Gastroenterologların “fırtına öncesi sessizlik” olarak nitelendirdiği bu belirsizlik, doktorların bir hastanın gaz üretiminin gerçekten aşırı olup olmadığını objektif bir şekilde ölçmesini imkansız kılıyor.

Araştırmanın lideri Hall, normal bir gaz üretiminin neye benzediğini bilmeden sağlıklı bir değerlendirme yapmanın zor olduğunu savunuyor.

Bu boşluğu doldurmak için geliştirilen ve iç çamaşırına klipsle tutturulan bu gizli sensör, insan vücudundaki bu boşluğu bilimsel verilere dönüştürmeye başladı.İnsan gazı atlası: Veriler şaşırtıyorAraştırma ekibi, geliştirdikleri sensörü gerçek denekler üzerinde test ederek elde ettikleri bulguları bilim dünyasıyla paylaştı.

Sonuçlar, daha önceki tahminlerin oldukça ötesine geçti.

Eskiden sağlıklı bir yetişkinin günde ortalama 14 kez gaz çıkardığı sanılırken, bu yeni cihaz sayesinde gerçek rakamın 32 olduğu ortaya çıktı.

Aradaki bu büyük farkın temel sebebi ise tamamen psikolojik.

Eski çalışmalar insanların kendi beyanlarına dayanıyordu ve tahmin edilebileceği üzere katılımcılar bu sayıyı eksik bildiriyordu.

Şimdi ise teknoloji, bağırsaklardaki hareketliliği hiçbir utanma duygusu taşımadan, tüm şeffaflığıyla kaydediyor.Sensörün en önemli yeteneği, bağırsak mikrobiyotası tarafından üretilen hidrojeni tespit edebilmesi.

Çoğu insanın çıkardığı gazın temelini hidrojen, karbondioksit ve azot oluştururken, bazı bünyelerde bunlara metan da eşlik ediyor.

Cihaz, özellikle önbiyotik lif tüketimi sonrasında artan hidrojen üretimini yüzde 94,7 gibi yüksek bir hassasiyetle yakalıyor.

Brantly Hall, bu sistemi “bağırsak gazları için sürekli bir glikoz monitörü” olarak tanımlıyor.

Bu teknoloji sayesinde bilim insanları, içimizdeki bakteri dünyasının ne kadar aktif olduğunu ilk kez bu kadar net görebiliyor.Projenin bir sonraki aşamasında ise araştırmacılar “İnsan Gazı Atlası” adını verdikleri devasa bir veri tabanı oluşturmayı hedefliyor.

Yüzlerce gönüllünün katılacağı bu çalışmada, çok lifli beslenmesine rağmen neredeyse hiç gaz problemi yaşamayan “Zen sindiriciler”den, yoğun hidrojen üreten “hiper-üreticiler”e kadar geniş bir yelpaze incelenecek.

Bu çalışma tamamlandığında, sindirim sistemi şikayetleri yaşayan milyonlarca insan için nihayet bilimsel bir kıyaslama noktası oluşmuş olacak.

İlgili Sitenin Haberleri