Haber Detayı

Atlantik’te bölünme kaygısı
Fikret akfırat aydinlik.com.tr
14/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Atlantik’te bölünme kaygısı

Atlantik’te bölünme kaygısı

“Çöküşte Olan Düzen, İsteksiz Koruyucular”, “Sınırsız Krizler, Pervasız Bozguncular, Çaresiz Muhafızlar”, “Hakikat Sonrası, Batı Sonrası, Düzen Sonrası mı?”, “Uçurumun Eşiğine - ve Geriye mi?”, “Büyük Yapboz: Parçaları Kim Birleştirecek?”, “Batısızlık”, “İki Hal Arasında: Rekabet ve İşbirliği”, “Gidişatı Değiştirmek – Çaresizlikten Kurtulmak”, “Re:vizyon”, “Kaybet-Kaybet?”, “Çok Kutuplulaşma”… Bunlar, Atlantik Sistemi’nin yönetici seçkinlerinin güvenlik alanındaki siyasetlerini tartıştığı kurum olan Münih Güvenlik Konferansı’nın yayınladığı raporların 2015’ten itibaren başlıkları.

Raporlar, toplu olarak değerlendirildiğinde, başlıklarından da anlaşılacağı üzere Atlantik Sistemi merkezli dünya düzeninin siyasi, ekonomik ve askeri bakımlardan çöktüğünü açık bir şekilde saptıyor ve buna karşı alınacak önlemleri ele alıyor.

BATI SİSTEMİ BATI’DA SORGULANIYOR 13-15 Şubat günlerinde yapılan bu yılki toplantı için hazırlanan raporun başlığı ise “Yıkım Altında”.

Raporda altı çizilen önemli bir nokta, İkinci Dünya Savaşı sonrası siyasi, ekonomik ve askeri sacayağına dayalı olarak inşa edilen Batı sisteminin değerlerinin günümüzde Batı’da da sorgulanıyor olması.

Raporda yer alan Münih Güvenlik Endeksi’ne göre, G7 ülkelerinde yapılan ankete katılanların çok büyük bir kısmı, kendi Hükümetleri’nin, çöken düzene göre şekillendirdiği siyasetleri desteklemiyor.

Fransa, İngiltere ve Almanya’da, ankete katılanların büyük çoğunluğu hükûmetlerine güvenmediğini bildiriyor.

Yine rapordaki anket verilerine dayalı çıkarımlara göre, Batı’da yaşayanların büyük çoğunluğu, ülkelerindeki karar vericileri “çoğunluğun taleplerine karşı duyarsız statüko koruyucuları” olarak görüyor.

Raporda, giderek yaygınlaşan bir eğilimin sonucunda Batılıların uluslararası düzenin temel kurumlarını eleştirdikleri ve “liberal değerleri reddettikleri” saptanıyor.

ANA ODAK YİNE ÇİN Raporda, Donald Trump’ın ABD Başkanlığı’na gelişi ve uygulamaları en önemli sorun olarak öne çıkartılıyor. “Pax Americana”dan (Amerikan Barış ve Düzeni) vazgeçilmesinin daha büyük sorunlara yol açtığı iddia ediliyor.

Raporda Atlantik için öncelikli tehdit olduğu iddia edilen Rusya’dan çok, Çin’e odaklanılması dikkat çekiyor.

Rapordaki ilginç bir ayrıntı da ABD’nin Çin’e yönelik siyasetleri bahsinde geçiyor.

Raporda, “Artık Washington için Pekin ile anlaşma yapmanın, kendi ortaklarını desteklemekten daha önemli olduğundan bile endişe duyuluyor” deniyor.

BATI’NIN KORKUSU Son 12 yılın raporlarından kesişim noktası, Atlantik’in iki bacağı olan ABD ve Avrupa arasındaki bölünmeden duyulan büyük kaygı.

Neredeyse her raporda, bunun önlenmesine ilişkin tartışmalar yapılıyor.

Rusya’nın durdurulamadığı, Çin’in yükselişinin engellenemediği, dahası Rusya-Çin ortaklığının kendi aralarındaki işbirliğinin ötesinde düzen değiştirici bir etki yaptığı değerlendiriliyor.

Çok kutuplulaşan dünyada gelişen dünya devletlerinin kendi çıkarları etrafında geliştirdiği bölgesel işbirliği mekanizmaları ile hegemonyacı çabaları engellemesi önemli bir sorun olarak görülüyor.

Batı (ya da Atlantik) sisteminin ideolojik ve siyasi değerleriyle birlikte çöküşüne karşı ise, özünde hayıflanmaktan öteye geçebilen bir çözüm önerisi ortaya konamıyor.

İlgili Sitenin Haberleri