Haber Detayı

TİP’in ve DİSK’in tarihi önemi
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
13/02/2026 04:00 (2 saat önce)

TİP’in ve DİSK’in tarihi önemi

Bugün 13 Şubat, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kuruluş yıldönümüdür. 13 Şubat 1961’de birinci TİP, 13 Şubat 1967’de de DİSK kurulmuştu.

Bugün 13 Şubat, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kuruluş yıldönümüdür. 13 Şubat 1961’de birinci TİP, 13 Şubat 1967’de de DİSK kurulmuştu.

Her iki kuruluşun da, hem TİP’in hem de DİSK’in ülkemizin emek ve toplumsal-siyasal mücadeleler tarihinde çok anlamlı ve önemli yerleri vardır.

Onların tarihsel emekleri ve mücadeleleri, hiçbir zaman unutulmaz, unutulmamalıdır.

TİP’İN İLK KURULUŞU TİP, 1961 yılının 13 Şubat’ında tamamı işçi olan 12 kurucu üye tarafından kurulur.

Genel başkanlığa Avni Erakalın getirilir.

İkinci başkan Kemal Türkler, genel sekreter ise Şaban Yıldız olur.

Kuruluş günü yapılan ilk basın toplantısında; TİP’in, Türkiye’de ezilen işçi sınıfının haklarını korumak için kurulduğu ve TİP mensuplarının aydınlarla birlikte sosyal güvenliğin tesisi için çalışacakları ifade edilir.

TİP’in örgütlenmesinin güçlenmesi ve yaygınlaşması, 1962’de Mehmet Ali Aybar’ın genel başkanlığa gelişiyle birlikte olur.

Sonraki yıllarda partiye katılan Behice Boran, Sadun Aren, Yaşar Kemal, Samim Kocagöz gibi önemli aydınlar, TİP’in bayrağını ülke ölçeğinde yükseltirler.

İZMİR’DEKİ TİP’LİLER İzmir ve Ege Bölgesi de o yıllarda TİP için önemli bir örgütlenme ve etkinleşme alanı olur.

Sonraki yıllarda toplumsal mücadeleler içinde tanışıp dost olacağımız DİSK’in eski Ege bölge temsilcilerinden Cemal Kral, İzmir Barosu’nun eski başkanlarından Av.

Güney Dinç, Dr.

Alparslan Berktay gibi isimler; birinci TİP’in İzmir’deki simge isimleridir.

Toplumsal mücadelenin eski tüfeklerinden olan rahmetli kayınpederim gazeteci-yazar Burhan Esen, vefatından önce beni eski arkadaşlarıyla tanıştırmıştı.

TİP’in İzmir’deki kurucu il başkanı Av.

Nuran Yuluğ, aynı zamanda bir şairdi. 1962’de yayımlanmış şiir kitabını imzalayarak armağan etmişti.

Bir başka isim, o yıllarda Barış Derneği davasında yargılanan İzmirlilerin “Foto Balım” olarak tanıdıkları Esat Balım’dı.

Artık hiçbiri aramızda olmayan bütün bu isimleri saygıyla anıyoruz.

DİSK VE EMEK TARİHİ 1970’li yıllar, Türkiye’de emek ve demokrasi mücadelesinin yükseldiği yıllar oldu.

Bu mücadelede işçi sınıfının ve onun sendikal örgütü DİSK’in çok önemli bir rolü vardı. 15-16 Haziran büyük işçi direnişi, DGM direnişi, Tariş işçi direnişi gibi kitlesel direnişler ve pek çok yığınsal grev, bu mücadele tarihinde önemli bir yer tutar.

Biz de eski bir DİSK üyesi olarak bu toplumsal ve emek mücadeleleri içinde yer almaktan hep onur duyduk.

DİSK’in öncülüğündeki ilk 1 Mayıs kitlesel kutlamalarını coşkuyla yaşadık.

Grevci DİSK üyeleri olarak 12 Eylül darbesini grev çadırlarında karşıladık.

TÜRKLER’İN 100’ÜNCÜ YAŞI Bu mücadeleler içinde, dönemin DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler ile genel sekreteri İbrahim Güzelce’yi, ilk kez 1975 yılında İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda DİSK’in düzenlediği mitingde görmüş ve dinlemiştik.

O zaman henüz daha 19 yaşındaydım.

Meğer bu aynı zamanda İbrahim Güzelce’yi son görüşümüzmüş.

O büyük 1 Mayıs’ları göremeden aramızdan ayrıldı. 1 Mayıs kutlamalarının unutulmaz simge ismi Kemal Türkler’i de 1980’de faşist bir saldırıda kaybettik.

Emek dünyasının sendikal önderi Kemal Türkler’in Ege’den yetiştiğini, Denizli’de doğup büyüdüğünü daha önce bu köşede yazmıştık.

İçinde bulunduğumuz 2026 yılı, Kemal Türkler’in 100’üncü doğum yılıdır.

Bu nedenle başta doğum yeri Denizli’de olmak üzere, 100’üncü yaşının etkinliklerle kutlanmasını öneriyoruz.

Eski bir DİSK üyesi olarak bu konuya dikkat çekmeyi görev biliyoruz.

Ülkemizin unutulmaz işçi önderi Kemal Türkler’in 100’üncü yaşını şimdiden kutluyoruz. *** CHP’nin Manisa’daki zorlu sınavı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) son 31 Mart 2024 seçimlerinde Ege’de büyük bir başarı kazandı.

Bu başarının en önemli ve çarpıcı kenti de yıllar sonra ilk defa CHP’nin merkezde belediye yönetimini kazandığı Manisa oldu.

Manisa’nın bu dönem bir başka önemli özelliği, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in memleketi oluşuydu.

Alınan sonuç tabii en çok Özgür Özel’i sevindirdi.

Neredeyse bütün Ege CHP kırmızısına bürünmüştü.

Manisa da bu zaferin başat kenti olmuştu.

BAŞARIYI SÜRDÜREBİLMEK Manisa’da elde edilen sonuç öylesine büyüktü ki yıllardır CHP’nin “amiral gemisi” olarak bilinen İzmir bile Manisa’nın gerisinde kalmıştı.

Artık önemli olan bu başarıyı kalıcılaştırmak ve seçim başarısını sürdürülebilir kılmaktı.

Manisa merkezindeki seçim başarısında; genel başkan Özel’in yanı sıra il başkanı İlksen Özalper, büyükşehir adayı Ferdi Zeyrek, ilçe adayları Gülşah Durbay ve Semih Balaban ile CHP örgütlerinin-üyelerinin önemli payı vardı.

ZEYREK VE DURBAY UNUTULMAZ CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP örgütü, ardı ardına Manisa’da iki büyük acı yaşadı.

Önce büyükşehir başkanı Ferdi Zeyrek, talihsiz bir kaza sonucu hayatını kaybetti.

Sonra da amansız bir hastalıkla mücadele eden Şehzadeler Başkanı Gülşah Durbay, hastalığa yenik düştü.

CHP’nin Manisa’daki başarısında önemli payları olan ve kısa sürede kendilerini tüm Manisa’ya sevdiren, kabul ettiren bu iki başkan, elbette unutulmayacak.

Anıları, hizmetleri ve mücadeleleri ile hep yaşayacaklar.

BAYRAK EMİN ELLERDE Şimdi onların bıraktıkları hizmet bayrağını Manisa Büyükşehir’de Besim Dutlulu, Şehzadeler’de de Hakan Şimşek başkanlar taşıyor.

Daha önce Besim başkanı büyükşehirde ziyaret etmiş ve kendisine başarılar dilemiştik.

Geçtiğimiz hafta da Hakan başkanı ziyaret ettik.

Kendisini tanımaktan mutlu olduk.

Hakan başkan daha önce CHP’nin Manisa il yönetiminde bulunmuş ve Şehzadeler’de meclis üyeliği yapmış.

Gülşah başkanla da yardımcısı olarak çalışmış.

Bir kez daha gördük ki Manisa’da hizmet bayrağı emin ellerde.

Kaybettiğimiz başkanları sevgiyle anıyor; bu zorlu sınavda nöbeti devralan başkanlara da içtenlikle başarılar diliyoruz. *** Körfez’i ve kıyıları korumak Karşıyakalılar, İzmirliler yıllardır Alaybey Tersanesi’nin taşınmasını bekliyor.

Körfez’in bu en güzel köşesinin yeşil bir kıyı alanı olarak düzenlenmesini ve halkın kullanımına sunulmasını istiyor.

Geçmişte Karşıyaka’da, İzmir’de zaman zaman bu konunun gündeme geldiğini, ama bugüne kadar hiçbir adım atılmadığını görüyoruz.

Alaybey Tersanesi bırakın taşınmayı ve küçülmeyi, son günlerde daha da yayılmaya, kapsama alanını genişletmeye başladı.

Karşıyaka kıyısına yeni demir kazıklar çakılıyor.

Bugünlerde Karşıyaka sahilinde bu işlemin gürültüsünden dolayı neredeyse oturulamaz durumda.

Yarattığı çevresel ve görsel kirlilik de cabası.

İZMİR’İN GERDANLIĞI Oysa Körfez İzmir’in gerdanlığıdır.

Yıllar önce bu kıyılardan denize girilirmiş. 2011’de Heyamola’dan çıkan “Sen Ne Alâsın Alaybey” kitabımızda, biz de o dönemleri ve o güzelim kıyıları anlatmıştık.

Şimdi sahilde, o güzel deniz banyolarının yerinde paslı demir kazıkları gördükçe doğrusu yapılanlara kahroluyoruz.

Bunlara ses çıkaran, denetleyen, engelleyen olmayacak mı diye de düşünmeden edemiyoruz.

Bütün bunları düşünmemize neden, hem Karşıyaka sahilinde görüp yaşadıklarımız hem de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Tersane’den Körfeze yayılan atıklar konusundaki son paylaşımları oldu.

HURDACI DÜKKÂNI DEĞİL!

Kıyılar konusunda bir başka olumsuzluk da Urla’da yaşanıyor.

Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ile çevre aktivisti dostumuz Av.

Şehrazat Mercan’ın da içlerinde olduğu Urlalı ve Çeşmeli çevreciler, Demircili koyunda sökümü yapılmak üzere getirilen teknenin kaldırılmasını istiyorlar.

Bu konuda seslerini yükseltiyorlar.

Unutulmamalıdır ki ne Karşıyaka-Alaybey ne de Urla asla hurdacı dükkanı değildir.

Buraları İzmir Körfezi’nin en nadide kıyılarıdır.

Herkesi İzmir Körfezi’ni ve kıyıları korumaya, bu konuda göreve ve duyarlılığa davet ediyoruz.

İlgili Sitenin Haberleri