Haber Detayı
Windows 11'de "özgürlüğe" son: Bilgisayarınız artık telefon gibi davranacak
Microsoft, yılların Windows alışkanlığını kökten değiştirecek bir hamleye hazırlanıyor. Yeni güvenlik moduyla birlikte, onayınız olmadan hiçbir program en ufak bir ayarı bile değiştiremeyecek. Peki, her adımda karşımıza çıkacak onay kutuları kullanım keyfini hantallaştırır mı?
Bilgisayar dünyasının en yaygın işletim sistemi olan Windows 11, güvenlik felsefesinde köklü bir değişime hazırlanıyor.
Microsoft tarafından paylaşılan yeni planlar, kullanıcıların artık Android veya iPhone telefonlarından alışık olduğu bir izin sistemine geçiş yapılacağını gösterdi.Teknoloji devi, uygulamaların kullanıcıdan habersiz ayarları değiştirmesinden, ek yazılımlar yüklemesinden ve sistemin çekirdek işleyişine müdahale etmesinden duyulan rahatsızlığı gidermek için kolları sıvadı.
Yapılan resmi açıklamalar, Windows 11'in artık “varsayılan olarak güvenli” bir platform haline geleceğine işaret ediyor.Microsoft’un bu hamlesinin temelinde “Windows Temel Güvenlik Modu” (Windows Baseline Security Mode) var.
Bu yeni yaklaşımla birlikte işletim sistemi, varsayılan olarak yalnızca Microsoft tarafından onaylanmış ve dijital imzaya sahip uygulama ile sürücülerin çalışmasına izin verecek.
Elbette eski yazılımlarını kullanmak isteyenler için bu korumayı aşmanın yolları bulunacak ancak sistemin standart hali artık çok daha korumacı bir kimliğe bürünüyor.
Bu durum, kullanım kolaylığı ile güvenlik arasındaki dengenin biraz daha güvenlik tarafına kaydığını kanıtlıyor.Uygulamalara telefon tarzı sıkı denetimYeni sistemin en dikkat çekici yanı, uygulama izinleri üzerindeki şeffaflık artışı.
Artık bir program kameranıza veya mikrofonunuza erişmek istediğinde, tıpkı akıllı telefonlarda olduğu gibi karşınıza bir onay kutusu çıkaracak.
Gizlice arka planda çalışan veya donanımlara izinsiz erişen yazılımların devri bu sayede kapanıyor.
Ayrıca bir uygulama, beraberinde başka bir yazılımı gizlice yüklemeye çalıştığında da sistem sizi uyararak onayınızı isteyecek.Microsoft bu değişimlerin bir anda değil, aşamalı bir yaklaşımla hayata geçeceğini belirtiyor.
Her ne kadar masaüstünde sürekli karşınıza çıkan onay kutuları ilk bakışta yorucu gelse de, Windows gibi dünya genelinde en çok hedef alınan bir platform için bu sıkı denetimin zorunlu bir ihtiyaç olduğu gerçek.
Özellikle kötü niyetli yazılımların karmaşıklığı arttıkça, işletim sisteminin savunma hattını daha ileriye taşıması kaçınılmaz bir hal aldı.Tüm bu güvenlik yatırımlarının altında yatan asıl neden ise işletim sistemine entegre edilecek olan yapay zeka araçları.
Microsoft, kullanıcıların dosyalarına erişecek ve sistem üzerinde işlem yapacak yapay zeka asistanlarını piyasaya sürmeden önce, sarsılan güveni yeniden inşa etmek istiyor.
Son dönemde artan hatalar ve performans sorunları nedeniyle Windows 11'e olan güvenin zedelendiği açıkça ortada.
Şirket, yapay zekayı serbest bırakmadan önce platformun ne kadar sağlam ve güvenilir olduğunu kanıtlamaya çalışıyor.Eğer bu süreç doğru yönetilirse, Windows 11 daha prestijli bir konuma yükselebilir; ancak bu güvenlik barajı günlük kullanımı hantallaştırırsa kullanıcılar için yeni bir hayal kırıklığına da dönüşebilir.