Haber Detayı

Soyunma Odası portre: Dünyayı koşarak kazanan adam
Spor odatv.com
05/02/2026 11:28 (2 saat önce)

Soyunma Odası portre: Dünyayı koşarak kazanan adam

Dünya futbolunun son on yılına damga vuran, mütevazılığıyla ikonlaşan ve artık Fenerbahçe formasıyla sahada ter dökecek olan N’Golo Kante’nin hikayesi, Paris’in arka sokaklarından Şampiyonlar Ligi finaline uzanan bir azim yolculuğu olarak öne çıkıyor. Odatv Fransız oyucuyu mercek altına aldı.

Fenerbahçe taraftarı için devre arası transfer döneminin en büyük yılan hikayesi mutlu sonla bitti.Sarı-lacivertliler mütevazi kişiliği, utangaç tavırları ve futbol topuyla yaptıklarıyla herkesi büyülemeyi başaran Fransız orta saha oyuncusunu 2,5 yıllığına renklerine bağladı.Kante’nin hikayesi, bugün birçok yıldızın aksine parıltılı akademilerde değil, Paris banliyölerinde başladı.

Henüz küçük bir çocukken babasını kaybeden Kante, ailesine bakabilmek için sokaklarda çöp ve geri dönüşüm malzemeleri topluyordu.

Takvimler 1998’i gösterdiğinde, Fransa’nın kendi evinde kazandığı Dünya Kupası kutlamaları sırasında o, stat çevresindeki kalabalıktan geriye kalan atıkları toplayarak hayata tutunmaya çalışıyordu.

O gün gördüğü Zidane ve Vieira gibi isimler, onun için sadece birer idol değil, bir kurtuluş biletiydi.'DİPLOMALI MUHASEBECİ' SAHALARA İNDİFiziksel zayıflığı nedeniyle pek çok kulüp tarafından reddedilen Kante, futbolun riskli doğasına karşı tedbiri elden bırakmadı.

Her ne kadar kurtuluş bileti futbol sahalarından geçse de geçindirmesi gereken bir aile olduğu gerçeği her ihtimali düşünmesini gerektirdi.

Henüz 18 yaşına geldiğinde Bakalorya (Fransız lise bitirme sınavı) derecesini aldı. 20 yaşına geldiğinde 2 yıllık bir BTS (Comptabilité) yani muhasebe üzerine ileri teknik eleman diploması eğitimi aldı. 21 yaşında Boulogne'un as takımına yükselip profesyonel sözleşme imzalayınca eğitimine son verdi ancak diplomasını çoktan almıştı.

Ancak yeteneği, rakamların arasında kaybolamayacak kadar büyüktü.Kante, Sky Sports için verdiği demeçlerde o dönemi şöyle anlatıyor:"Boulogne'un ikinci takımında (6.

Lig seviyesi) oynarken profesyonel değildim ve futbolun bana bir hayat sunacağından emin değildim.

Bu yüzden muhasebe okumaya başladım.

İki yılın sonunda diplomamı almıştım.

Ancak as takıma yükselip profesyonel sözleşme imzaladığımda okulu bırakmaya karar verdim.

Diplomamı almıştım ama artık muhasebecilik yapmak yerine futbolu deneyecektim."LÜKS ARABALARIN YANINA PARKEDİLEN SCOOTERKariyerinin asıl dönüşüm noktası ise Caen dönemi oldu. 2013 yılında transfer olduğu Caen'de, profesyonelliğin kapılarını sonuna kadar aralarken bile mütevazılığından hiçbir şey kaybetmedi.

Takım arkadaşları lüks spor arabalarla tesislere gelirken, Kante antrenmanlara küçük bir scooter ile gidip geliyordu. 2013-14 sezonunda Ligue 2'de 38 maçın tamamında forma giydi ve takımın Ligue 1'e yükselmesinde başrolü oynadı.

Adeta üç kişilik ciğeri varmış gibi koşan bu çocuk, 2014-2015 sezonunda Avrupa’nın beş büyük liginde en çok top çalan oyuncu olmayı başardı.

Bu performans, Leicester City gözlemcisi Steve Walsh’ın dikkatinden kaçmadı.

Walsh’ın, "Orta sahada üç kişiyle oynuyoruz; sağda Drinkwater, solda Kante ve ortada Kante" şeklindeki ünlü tespiti, Leicester’ın o tarihi Premier Lig şampiyonluğunun da habercisiydi.BEŞ BİNDE BİR İHTİMALİ GERÇEK YAPAN ADAM2015 yazında 5.6 milyon sterlin gibi Premier Lig takımları için "o kadarda önemli olmayan" bir bedelle Leicester City’ye transfer olan Kante, futbol tarihinin en büyük peri masalının başrol oyuncusu oldu.

N'Golo Kante’nin Leicester City’deki o tek sezonu, futbol literatürüne "imkansızın istatistiği" olarak geçti. 2015 yılında sessiz sedasız takıma katılan bu genç adam, Premier Lig’in fiziksel sertliğine sadece uyum sağlamakla kalmadı, ligin tüm dengesini tek başına değiştirdi.

Sezon sonunda Leicester City şampiyonluk kupasını kaldırırken, Kante’nin arkasında bıraktığı rakamlar bir orta saha oyuncusundan ziyade, sahanın her yerinde aynı anda var olan bir doğa olayını andırıyordu.

O sezon Kante, Premier Lig genelinde tam 175 başarılı top çalma ve 156 pas arası yaparak her iki kategoride de ligin zirvesine oturdu.

Bu veriler, sadece bir savunma başarısı değil, rakip takımların oyun planını felç eden bir duvarın resmiydi.

Maç başına ortalama 4.7 top çalma gibi ulaşılması güç bir istatistik yakalayan Kante, ligdeki pek çok takımın komple orta saha hattının toplamından daha fazla top kazanıyordu.

Koşu mesafelerinde ise maç başına ortalama 11.5 kilometrenin altına düşmeyerek, takımın hem ciğeri hem de savunma kalkanı oldu.Ancak Kante’nin istatistiklerini asıl değerli kılan, kaptığı bu topları ne yaptığıydı.

Savunmadan kaptığı topları yüzde 82 gibi yüksek bir isabet oranıyla hücuma aktararak Jamie Vardy ve Riyad Mahrez’in başlattığı kontratakların gizli mimarı oldu.

Agresif oyun tarzına rağmen sezonu sadece 3 sarı kartla tamamlaması ise onun "cerrah titizliğindeki" müdahale yeteneğini tescilledi.

Teknik direktör Ranieri’nin "Kante aslında iki kişi olduğu için sahada 12 kişiyiz" esprisi, o sezonun sonunda tüm İngiltere’nin kabul ettiği bir gerçeğe dönüştü.Leicester City, 5000’de 1 ihtimali gerçekleştirirken Kante; hızı, dayanıklılığı ve analitik oyun okuma yeteneğiyle bu mucizenin matematiksel formülünü yazmıştı.

O gittikten sonra Leicester’ın savunma verilerindeki dramatik düşüş, bu sessiz devin takım üzerindeki devasa etkisini bir kez daha kanıtladı.CHELSEA DÖNEMİ: HİÇBİR ŞEYİN TESADÜF OLMADIĞINI İSPATLADIN’Golo Kante’nin Chelsea dönemi, onun bir "sürpriz paket" olmaktan çıkıp, dünyanın en iyi orta saha oyuncusu olarak tescillendiği ve koleksiyonundaki eksik parçaları birer birer tamamladığı "altın çağ"dır. 2016 yılında 32 milyon sterlin karşılığında Londra’ya adım attığında, beraberinde sadece ciğerlerini değil, kazanan bir kültürü de getirdi.

Kante, Chelsea’deki ilk sezonunda (2016-17) Antonio Conte’nin 3-4-3 sisteminin kalbi oldu.

Leicester ile yaşadığı mucizevi şampiyonluğun hemen ertesi yılında Chelsea ile de Premier Lig kupasını kaldırdı.

Bu, İngiltere futbol tarihinde çok nadir görülen bir başarıydı; iki farklı takımla üst üste iki lig şampiyonluğu yaşayan ilk oyuncu olarak tarihe geçti.

O sezon sadece taraftarların değil, futbolcuların ve gazetecilerin de oylarıyla "Premier Lig'de Yılın Oyuncusu" seçildi.ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE MAÇIN ADAMI AMBARGOSUKante'nin Chelsea kariyerindeki zirve noktası şüphesiz 2020-21 Şampiyonlar Ligi sezonuydu.

Thomas Tuchel yönetimindeki Chelsea kupaya uzanırken, Kante modern futbol tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir dominasyon kurdu.

Çeyrek finalde Porto, yarı finalin her iki maçında Real Madrid ve finalde Manchester City karşısında, yani turnuvanın en kritik dört maçında da üst üste "Maçın Adamı" (Man of the Match) seçildi.

Yarı finaldeki Real Madrid eşleşmesinde, dünyanın en iyi orta sahaları olarak kabul edilen Modric-Kroos-Casemiro üçlüsüne karşı tek başına üstünlük kurması, futbol dünyasında haftalarca konuşuldu.Nihayet Şampiyonlar Ligi'nin eşsiz kupasıyla kavuştuğu o ilk an yaşadığı utangaç sevinç ise o dönem futbol dünyasına damga vurmuştu.AĞIR SAKATLIĞINA RAĞMEN İĞNELERLE OYNADIKante’nin Chelsea dönemi sadece kupalarla değil, vücudunu limitlerine kadar zorlamasıyla da anılır. 2019 Avrupa Ligi finali öncesinde ağır bir sakatlığı olmasına rağmen, iğnelerle sahaya çıkmış ve Arsenal’e karşı 4-1 kazanılan maçta sahanın en iyilerinden biri olmuştu.

Onun bu fedakarlığı, Stamford Bridge tribünlerinde ona duyulan saygıyı bir "ilah" seviyesine çıkardı.TARAFTARLARI SAHA DIŞINDA DA YALNIZ BIRAKMADIChelsea yıllarında Kante'nin insani yönü Londra’da efsaneler yarattı.

Bir Chelsea taraftarının kızının düğün davetini geri çevirmeyip düğüne katılması ya da kaçırdığı tren sonrası tanıştığı bir grup taraftarla evlerine gidip FIFA oynayıp köri soslu tavuk yemesi, onun "halkın adamı" imajını pekiştirdi.

Chelsea'nin en pahalı oyuncularından biriyken bile tesislerdeki mutfak çalışanlarıyla kurduğu samimi dostluklar kulüp içinde hala anlatılıyor.2023 yılında 6,5 yıl formasını giydiği Chelsea’den ayrılırken geride 1 Şampiyonlar Ligi, 1 Premier Lig, 1 Avrupa Ligi ve 1 FA Cup bıraktı.

Chelsea taraftarları için Kante, sadece top çalan bir oyuncu değil; kulübün en zor zamanlarında sessizce işini yapan, asla şikayet etmeyen ve formayı terinin son damlasına kadar ıslatan bir sembol olarak anılıyor.ÇÖP TOPLARKEN KURDUĞU HAYAL RUSYA'DA GERÇEK OLDUN'Golo Kante’nin kariyerindeki en duygusal zirve, şüphesiz 2018 yılında Fransa Milli Takımı ile Rusya’da kaldırdığı Dünya Kupası şampiyonluğu oldu.

Turnuva boyunca orta sahada "her yerde olan adam" imajını pekiştiren ve final yolunda Messi’li Arjantin dahil tüm rakipleri bitmek bilmeyen enerjisiyle durduran Kante, şampiyonluk geldiğinde artık Fransa’nın 1998 zaferinin kutlamalarında sokaklarda çöp toplarken kurduğu hayali gerçekleştirdi.Maç bittiğinde tüm takım arkadaşları kupayla coşkuyla kutlama yapıp kameralara poz verirken, Kante utangaçlığından dolayı sıraya girip kupaya dokunmaya bile çekinmiş; bunun üzerine onun bu mahcubiyetini fark eden Steven Nzonzi, kupayı elleriyle alıp zorla Kante’ye uzatmıştı.

O anlarda yüzünde beliren o masum tebessüm, dünya futbol tarihinin en ikonik karelerinden biri haline gelirken, Fransız taraftarların bestelediği ve "O kısa, o nazik, o Messi'yi durduran adam: N'Golo Kante" sözlerini içeren marş, Moskova sokaklarından Paris’in banliyölerine kadar yankılandı.SUUDİ ARABİSTAN'I 'EMEKLİLİK İKRAMİYESİ' OLARAK GÖRMEDİN'Golo Kante’nin 2023 yılında Chelsea’den ayrılarak Suudi Arabistan’ın Al-Ittihad takımına transfer olması, pek çokları tarafından bir "emeklilik öncesi veda" olarak yorumlanmıştı.

Ancak Kante, Cidde’nin kavurucu sıcağında bu algıyı yerle bir ederek, futbolun sadece Avrupa’nın elit sahalarında değil, her nerede olursa olsun karakterle oynanacağını kanıtladı.

Chelsea’deki son sezonunda yaşadığı kronik sakatlıkların ardından Suudi Ligi, onun için sadece yüksek kazançlı bir durak değil, fiziksel olarak küllerinden doğduğu bir rehabilitasyon merkezine dönüştü.Al-Ittihad formasıyla sahaya çıktığı ilk andan itibaren, Avrupa’dan gelen diğer bazı yıldızların aksine "turistik" bir tatil yapmaya gelmediğini gösterdi.

Orta sahada Fabinho ile kurduğu ortaklık, takımı savunma anlamında ligin en dirençli ekiplerinden biri haline getirirken, Kante şaşırtıcı bir şekilde ofansif yönünü de keskinleştirdi.

Chelsea günlerinde nadiren gördüğümüz ceza sahası dışı golleri ve asistleri, Suudi taraftarları mest etti.SUUDİ LİGİ'NDEN MİLLİ DAVET ALDIKante’nin Al-Ittihad’daki bu "ikinci baharı" o kadar etkileyiciydi ki, dünyanın en seçici teknik adamlarından Didier Deschamps, onu Avrupa’nın uzağında olmasına rağmen yeniden Fransa Milli Takımı’na çağırdı.

EURO 2024’te sergilediği performansla, yaşın ve coğrafyanın onun oyun kalitesi için sadece birer rakam olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan etti.

Sakatlık kabusunu tamamen geride bırakan, kondisyonunu en üst seviyeye çeken Kante için Al-Ittihad dönemi, 2026 başında Fenerbahçe ile Avrupa’nın rekabetçi ortamına geri dönmesini sağlayan o son ve kritik hazırlık aşaması oldu.

Çölde geçirdiği iki yıl, onun sadece fiziksel gücünü değil, futbol aşkının hala ne kadar taze olduğunu da tüm dünyaya gösterdi.SUUDİ ARABİSTAN'IN YUMUŞAK GÜCÜSuudi Arabistan yönetimi, ligi markalaştırırken sadece "yıldız" değil, aynı zamanda "saygınlık" arıyordu.

Kante bu noktada biçilmiş kaftand; Kante, dünya çapında sevilen, skandallardan uzak ve dindar bir Müslüman profili olarak Suudi Arabistan’ın "vizyon projesi" için en güvenilir yüzlerden biri oldu.

Onun Mekke’ye yakınlığı ve halkla iç içe mütevazı ibadet görüntüleri, ülkenin kültürel tanıtımında büyük rol oynadı.FENERBAHÇE'YE GELİŞİ YILAN HİKAYESİNE DÖNDÜYıldız futbolcu sarı-lacivert formayla yeni başarılara imza atmak için şimdi de İstanbul'a ayak bastı.

Ancak Fransız yıldızın Fenerbahçe'ye geliş süreci de başlı başına bir film senaryosu gibi.

Suudi Arabistan'da transferin son gününde, Fenerbahçe ile Al-Ittihad her konuda el sıkışmış, Kante İstanbul’a gelmek üzere eşyalarını hazırlamaya başlamıştı.

Ancak tam o sırada bir "sistem hatası" yaşandı.

Suudi Arabistan tarafındaki transfer sistemi (TMS), teknik bir arıza bahanesiyle belgeleri bir türlü onaylamadı.

İstanbul’da evrakların yetişmemesi ve transferin iptal olması korkusu yaşanırken, Kadıköy’de telefonlar susmak bilmedi.

Bu durum, akıllara geçmişteki "faks cihazı bozuldu" efsanelerini getirdi ancak bu sefer kriz çok daha farklıydı.RONALDO KRİZİKrizin en ilginç ve detaylarından biri de Cristiano Ronaldo faktörüydü.

Al-Nassr forması giyen ve Suudi Ligi’nin "yüzü" konumunda olan Ronaldo, En-Nesyri'nin İttihad'a katılması durumunda Benzema'nın Al Hilal'e gitmesi denklemine karşı çıktı.

Bu takasın gerçekleşmesinin Suudi Pro Ligi için 'haksız rekabet' oluşturacağını savundu.CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN DEVREYE GİRDİTransferin çıkmaza girdiği ve sistem engeline takıldığı o kritik saatlerde, devreye en üst düzey diplomasi girdi.

Fenerbahçe yönetiminin talebi ve sürecin tıkanması üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan devreye girdi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile yapılan görüşmenin ardından sistem açıldı ve evraklar onaylandı.Nihayetinde mutlu sona ulaşan transfer sürecinin ardından Kante'nin Chobani Stadı'nda nasıl bir hikaye yazacağı ise tüm sporseverlerin ortak meraklarından biri olarak ön plana çıkıyor.CISSE'NİN ESKİ KARISIYLA EVLENDİN'Golo Kante'nin özel hayatı da en az futbol kariyeri kadar sıra dışı.

Kante, kendisinden 16 yaş büyük olan (Jude 50, Kante 34 yaşında) İngiliz Jude Littler ile hayatını birleştirdi.

Jude, daha önce ünlü Fransız futbolcu Djibril Cissé ile sekiz yıl evli kalmış ve bu evlilikten üç çocuk sahibi olmuştu; ancak Cissé profesyonel futbolu bıraktığında çift boşanmış ve iddialara göre Jude, Cissé'nin servetinin önemli bir kısmını almıştı.Kante, Jude ile boşanmasından birkaç yıl sonra Paris'te bir kulüpte tanıştı ve kısa bir süre içinde dünya evine girdiler.

Çiftin ortak bir çocukları bulunmuyor, çünkü Jude artık çocuk sahibi olmak istemediğini Kante’ye açıkça ifade etmiş durumda.

Ancak Kante, bu durumu büyük bir olgunlukla karşılayarak Jude’un önceki evliliğinden olan üç çocuğunu kendi evlatları gibi bağrına bastı ve onlara duyduğu derin sevgiyle örnek bir babalık sergiliyor.Orçun AkOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri