Haber Detayı

Motokurye yaşı yükseltildi, yaşlı kuryeler anlattı: 'Okuduğum duanın haddi hesabı yok'... Bahşişten bile vergi
Güncel odatv.com
03/02/2026 08:43 (3 saat önce)

Motokurye yaşı yükseltildi, yaşlı kuryeler anlattı: 'Okuduğum duanın haddi hesabı yok'... Bahşişten bile vergi

Motokurye yaşının 66'dan 69'a yükseltilmesi çok konuşulurken, henüz 50'lerinin sonlarında olup motokuryelik yapmak zorunda olan emekliler yaşadıkları zorlukları anlattı. Bir kurye "Vücudum çalışmayı kaldırmıyor" derken, bir diğeri "Her sabah işe gitmeden okuduğum duaların haddi hesabı yok" dedi.

29 Ocak'ta kara yolu taşımacılığına ilişkin mesleki yeterlilik yönetmeliğinde yapılan değişiklikle kuryelere yönelik yeni düzenlemeler hayata geçirildi.

Yönetmelik değişikliğiyle motokurye yaş sınırı 66’dan 69’a yükseltildi.

Öte yandan düşük emekli aylıkları, yüksek ev kiraları, gıda masrafları derken geçinmekte zorlanan ve iş bulamayan emekliler, çoğu zaman riskli meslek gruplarında çalışmak zorunda kalıyor.

Bazı emekliler ise bu riskli mesleklerden biri olan motokuryeliğe başladı.

Nefes gazetesinin haberine göre iki teker üstünde zamanla yarışan emekliler, kendi ifadeleriyle “kelle koltukta” çalışıyor.

Ev masraflarını ve ailelerine bakabilmek için haftalık çalışma saatleri 80’ni buluyor."OĞLUMU EVLENDİRDİM. 1 MİLYON 300 BİN TL BORCUM VAR"Sanayiden beş yıl önce emekli olan 58 yaşındaki Selami Dağ, Etimesgut ilçesinin “ihtiyar kuryesi” olarak biliniyor.

En düşük emekli aylığı alan Dağ, 16 bin lira ev kirası ödüyor.

Üç kişiye bakmakla yükümlü olan Dağ, ihtiyaçları karşılayabilmek için haftada 80 saat çalışıyor.

Geçim sıkıntısından bahseden Dağ, “Oğlumu evlendirdim 1 milyon 300 bin lira borcum var.

Vücudum çalışmayı kaldırmıyor ama borçları ödemem lazım.

Firmamız hızlı olmamız konusunda bizi baskılıyor.

Bir paket teslimattan 100 lira kazanıyoruz.

Ancak, hız nedeniyle ceza alsak 2 bin lira ödüyoruz.

Yağmur, kar demeden çalıştığım için hastalandım bir haftadır yataktayım.

Bu iktidar yokken bizler vardık.

Emekli alın terini akıtıp ülkeyi bugünlere getirdi.

Şimdi bize layık gördükleri hayat bu” ifadelerini kullandı."20’Lİ YAŞLARDAKİ BEŞ ÇOCUK BENİ ORTALARINA ALIP DARP ETTİ"Çalışma koşullarının zorluklarından bahseden Dağ, “İki teker üstünde her an kaza riskiyle karşı karşıyayız.

Teslimata iki dakika geciksek hem firmadan hem müşteriden işitmediğimiz hakaret kalmıyor.

Bu yaşımda böyle muameleye maruz kalmak çok zoruma gidiyor” dedi.

Altı ay önce başına gelen korkunç bir olaydan bahseden Dağ, “Bir araç koluma çarpıp geçti.

Özür dilenmesini bekliyordum ancak araçtan inen 20’li yaşlardaki beş çocuk beni ortalarına alıp darp etti.

Anlatırken utanıyorum” dedi.

Hayallerinden bahseden Dağ, “Balık tutmayı çok severim ama çalışma şartları nedeniyle beş yıldır su kenarına gidip olta atamadım” dedi."10 YIL ÖDEMELİ KREDİYLE EV SATIN ALDIM...

EN AZ 42 PAKET TESLİM ETMEM GEREKİYOR.

VÜCUDUM EL VERMİYOR"Beş yıldır motokuryelik yapan 59 yaşındaki Ali İncekara, “10 yıl ödemeli krediyle ev satın aldım.

Bir yandan kredi ödemesi diğer yandan henüz daha küçük olan iki çocuğumun masrafları var.

Elektrik teknikeriydim ama yaşlı olduğum için kimse iş vermek istemedi.

Bu işe böylece başlamış oldum” ifadelerini kullandı.

Bütün giderleri kuryelerin karşıladığını belirten İncekara, “20 paketten günde bin 500 lira kazanıyoruz.

Benzin 400 lira, ekmek arası öğle yemeği 300 lira.

Motoru çalıştırmak bize 700 liraya mal oluyor.

Eve doğru düzgün para götürmem için en az 42 paket teslim etmem gerekiyor.

Buna da vücudum el vermiyor” diye konuştu."10 LİRA BAHŞİŞTEN BİLE VERGİ KESİYOR.

KAZANCIMIZIN YÜZDE 48’İ VERGİYE GİDİYOR"49 yaşındaki Basri Kasapoğlu, üç yıl önce emekli oldu.

Kasapoğlu, en düşük emekli aylığıyla 28 bin lira ev kirası ödüyor.

Dört çocuk büyüten Kasapoğlu, motokuryelikten daha fazla kazanç sağlayabileceğini düşünerek mesleğe başladı.

Kuryeler olarak ağır vergi yükünün altında kaldıklarını belirten Kasapoğlu, “Devlet, aldığımız 10 lira bahşişten bile vergi kesiyor.

Kazancımızın yüzde 48’i vergiye gidiyor, 78 bin lira vergi borcum var.

İnsanın değeri yok bu ülkede.

Her sabah işe gitmeden önce okuduğum duaların haddi hesabı yok.

Trafikte kornaya basmaya korkuyorum ben.

Motoru arabaların arkasına sığınarak sürüyorum.

Bana bir şey olsa çocuklarıma ne olacak?” dedi.

Birçok temel ihtiyaca yetişemediğini söyleyen Kasapoğlu, “Deterjan bile alamıyorum.

Toz, çamur olan çalışma kıyafetlerimi suyla yıkıyorum” ifadelerini kullandı.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri