Haber Detayı
Kredi kartlarında kullanılmayan limitleri düşürme kararı iç talebi etkileyecek: Piyasalarda limit kaygısı
Bazı sektörler taksit kolaylığı gibi iç talebi canlandıracak düzenleme beklerken daralma geldi. Turizmden ticarete birçok sektör düzenlemenin olumsuz yansıyacağı görüşünde.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredi kartlarında aktif kullanılmayan limitleri düşürme kararı iç talep, tüketici likiditesi ve sektörlerin alım-satım dengeleri açısından tartışma yaratırken kart ve kredi borçlarında 48 ay vadeli yapılandırma adımı da borçlu yurttaş açısından yetersiz görüldü.
Düzenlemeye göre tüketicilerin tüm bankalardaki kredi kartlarının toplam limiti 400 bin TL’nin üzerindeyse kullanılmayan kısımlar yüzde 50 ile 80 arasında değişen oranlarda azaltılacak.
Yeni kart başvurularında ise bankalar aylık ya da yıllık ortalama gelir ispatı isteyecek.
TÜKONFED Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez, limitlerin sorunun temeli değil, ekonomik sıkışmanın bir sonucu olduğunu vurguladı.
Ölmez, aynı toplam limite sahip tüketicilerin kullanım zamanına göre çok farklı oranlarda limit kaybına uğrayabildiğini, ayrıca hangi bankanın limit düşüreceği ve hangi tarihin esas alınacağı gibi konularda belirsizlik bulunduğuna dikkat çekti.
TÜKONFED Başkanı Aydın Ağaoğlu ise “Geliri aşan harcamanın birincil sorumlusu bankadır.
Limit düşürme adımı mantıklı çünkü yüksek limitler bankacılık sektörünün kredi tanımlama hacmini daraltıyor.
Yapılandırma ise aylık yüzde 3.08 faiz nedeniyle yurttaşı gerçek anlamda korumuyor” dedi.
DÜZENLEME BELİRSİZ Ekonomist Arda Tunca ise “Hedef kitlesi bu kadar dar olan bir düzenlemenin, sistemik bir sorun çözüyormuş gibi sunulmasının iktisadi gerekçesi ne olabilir” diye sorarak “ Orta üst gelir gruplarında geri ödeme sorunu zaten yok.
Buna karşılık, alt gelir gruplarının borçlanma koşulları ve ödeme güçlüğü doğrudan ele alınmamakta.
Sosyal koruma söylemi ile uygulamanın fiili etkisi arasında açık bir kopukluk var” eleştirisini yöneltti.
Tunca, kredi kartı limitlerinin dönemsel ve zorunlu harcamalar için kullanılan bir güvenlik alanı olduğunu belirterek turizm, sağlık, sigorta, vergi, ev tadilatı ve dayanıklı tüketim gibi yüksek tutarlı ama kaçınılmaz harcamalarda tüketicinin nasıl korunacağının belirsiz olduğunu ifade etti.
En büyük kaygı ifadesi ise turizm sektöründen geldi.
TÜRSAB Yönetim Kurulu üyesi Hamit Kuk, “İleriye dönük alışverişler için müşteri önceliklerini değiştirmek zorunda kalabilir.
Bu da iç pazardaki talepleri olumsuz etkileyebilir.
Taksitli alışveriş olanağı ile tatil satın alacak tatilci limite takılabilir” derken Seyahat Acenteleri Yöneticileri Derneği Başkanı Mehmet Gem de “Kültür ve diğer segmentler iş yapamaz hale gelir.
Daha fazla turizm gelirine ihtiyacın duyulduğu bir zamanda sektörlerin durumu hakkında istişare etmeden böyle bir kararın alınması Türk turizmine büyük darbe” tepkisini paylaştı.
Birleşik Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel, pek çok işletmenin ticaretini firma veya şahsi kartlarla yürüttüğüne dikkat çekerek limit kısıtlamalarının esnafın ve toptan ticaretin işleyişini zorlaştırabileceğini; tüketici harcamalarını baskılayacağını ve piyasada olumsuz yansımalar yaratabileceğini söylerken Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Öztürk de yüksek ücretli okullarda kayıt zorlukları oluşabileceğine işaret etti.