Haber Detayı
Güvenlik için atom silahı arayışları
ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...
ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken dünyanın içine düştüğü derin siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, özellikle de Ortadoğu’da İsrail ve Trump ’ın yarattığı savaş dehşeti, yeni güvenlik arayışlarını gündeme getirdi.
Bu bağlamda Suudi Arabistan ile Pakistan arasında 17 Eylül 2025’te imzalanan “Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması” (SMDA) çok dikkat çekti.
Bu anlaşma, “her iki ülkeden birine yönelik herhangi bir saldırıyı” , her iki ülke de “kendisine yapılmış saldırı” olarak kabul ediyor.
Uzmanlar bu maddenin NATO ülkeleri arasındaki anlaşmaya benzediğine dikkat çekiyor. (Trump yönetiminin NATO anlaşmasının bu en önemli maddesinin uygulanmasını tartışmalı hale getirdiğini de belirtelim!) Anlaşma Suudi Arabistan’a Ortadoğu’da güvenlik sağlarken Pakistan da Ortadoğu’da yeni olanaklar elde ediyor.
Tabii, Hindistan’a karşı da çok gelişmiş Amerikan silah sistemlerine, savaş uçaklarına vb. sahip Suudi Arabistan’ın askeri gücünü de yanına alıyor. (*) TÜRKİYE DE KATILIR MI?
Türkiye de bu anlaşmaya ilgi duyuyor.
Dahası bu konuda her iki ülke ile de görüşmelerin yapıldığı açıklandı.
Pakistan ile Suudiler birbirlerine yakınlar, denizden komşu bile sayılırlar.
İkisi de İslam ülkesi.
Ama en ilginci, aslında Pakistan’ın atom silahlarına sahip olması ve bu nedenle Suudi Arabistan’a atomik bir koruma şemsiyesi de sunmasıdır. (*) BBC’ye göre Pakistan Savunma Üretimi Bakanı Raza Hayat Harraj da 15 Ocak’ta yaklaşık bir yıl süren görüşmelerin ardından Suudi Arabistan ve Türkiye’yle üçlü bir savunma anlaşması taslağı hazırladıklarını söyledi.
Bu ayrı bir üç anlaşma olarak tasarlandı.
Bu taslak Türkiye’nin de elinde, fakat Hakan Fidan henüz imzalanmış değil, diyor.
Türkiye ayrıca Suudi Arabistan ile de askeri işbirliği görüşmeleri içinde.
Türkiye bölgedeki ve ayrıca Malezya ve Endonezya gibi İslam ülkelerinin de katıldığı bir güvenlik platformu dillendiriyor.
ATOM BOMBASI YAYILIR MI?
Yayılabilir.
Şantajın devletlerarası ilişkilerde giderek norm haline gelmesi ülkeler güvenlik arayışlarını ön plana çıkardı.
Aynı zamanda yeni askeri ittifakları da.
Pek çok ülke atom silahlarına ve başlıklara sahipken İsrail ve ABD’nin yarattığı büyük güvensizlik, ülkelerde neden bizde de atom silahları olmasın düşüncesini yeşertiyor.
Atom silahlarının yayılması konusunu araştıran akademisyenler, özellikle İran rejimini uzun süreli bir savaşla çökertme gündeme gelirse bu ülkenin sahip olduğu nükleer silah yapımı ile ilgili malzemeler, zenginleştirilmiş uranyumlar dahil, el altından satışa sunulabilir diyor.
Suudiler Pakistan ile anlaşmanın dışında bizzat nükleer silahlara sahip olmak isteğini ve niyetini birkaç kez dile getirmişti. 2002’de savunma bakanı, Pakistan gezisinde atom başlıkları satın alabilirim demişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ’ın da 2019’da bölgedeki diğer ülkeler nükleer silahlara sahipken Türkiye neden sahip olmasın demişti. ‘ABD’NİN ETKİSİ AZALIR’ Uzman akademisyenler Türkiye’nin de savunma hamlesine bu konuyu da katabileceğini belirtiyor.
Pensilvanya Üniversitesi’nden akademisyen Farah N.
Jan , yazdığı bir makalenin sonuç bölümünde diyor ki: Trump yönetiminin İran’a yönelik tehditleri ve olası saldırıları, tam tersine, Amerikan etkisinin artmasına değil, bölgenin rekabet eden etki alanlarına bölünmesiyle birlikte ABD’nin öneminin azalmasına yol açabilir derken çok haklı.
Ve şu saptaması belki de güvensizlik içindeki ülkelerin duygu ve düşüncelerine ayna tutuyor gibi: “Belki de en endişe verici olanı, her devlete, güvenliğin ancak bomba sahibi olmakla sağlanabileceğini öğretebileceğinden korkuyorum.” (*) www.csis.org/analysis/couldpakistani-saudi-defense-pact-befirst-step-toward-nato-style-alliance