Haber Detayı
6 Şubat’ta yaşamını yitirenler Kadıköy’de anıldı: 'Gelecek, yasını unutmadan direnenlerin ellerinde şekillenecek'
6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden yurttaşların kurduğu Adalet Peşinde Aileler Platformu üyeleri ile depremde sevdiklerini kaybeden çok sayıda yurttaş, depremin üçüncü yılında Kadıköy Rıhtım’da anma töreni düzenledi. Aileler, deprem davalarında dayanışmanın büyütülmesi çağrısını yineledi.
6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden yurttaşların kurduğu Adalet Peşinde Aileler Platformu üyeleri ile depremde sevdiklerini kaybeden çok sayıda yurttaş, depremin üçüncü yılında Kadıköy Rıhtım’da anma töreni düzenledi.
Anma öncesinde bölgede geniş güvenlik önlemleri alan polis, bazı sokakları trafiğe kapattı.
Aileler, anma alanında yağmura rağmen branda kurulmasına izin verilmemesine tepki gösterdi.
Branda desteği veren Kadıköy Belediyesi’ne ise aileler teşekkürlerini iletti.
Anmada konuşan Platform Sözcüsü Döne Kaya , depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanmadığını vurguladı.
Kaya, anmayı bu yıl deprem bölgesi dışında yapmayı özellikle tercih ettiklerini belirterek şunları söyledi: “Depremin üçüncü yılında, üçüncü anmamızı Kadıköy’de yapmayı tercih ettik.
Çünkü deprem bölgesi hala ilk günkü mağduriyeti hem fiziksel hem psikolojik olarak yaşıyor.
Bizler depremden iki-üç ay sonra bu platformu kurduk ve yasımızı bir kenara koyarak üç yıldır mahkeme salonlarında adalet arıyoruz.
Maalesef üç yıldır istediğimiz adalet gelmedi.
Bu durum bizi umutsuzluğa sürüklüyor ama yılmıyoruz.
Çünkü mücadelenin kendisi adalet olacak.” 53 BİN KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Resmi rakamlara göre en az 53 bin kişinin hayatını kaybettiğini anımsatan Kaya, gerçek kaybın bunun çok üzerinde olduğunu ifade ederek, “Bu kayıpların hesabı sorulmadan onurlu anmalar yapamayız. 6 Şubat’ı sadece bir gün hatırlamaya dönüşmesine izin vermeyelim” dedi.
Yargılamalarda sanık sandalyesinde yalnızca müteahhitlerin oturtulmasına da tepki gösteren Kaya, depremin öngörülebilir olduğuna dikkat çekerek “Bu deprem kader değildi, asrın felaketi hiç değildi.
AFAD’ın, bakanlıkların ve uzmanların raporlarında bu bölge için 7.5 büyüklüğünde deprem beklendiği yazıyordu.
Buna rağmen önlem alınmadı.
Sorumluluk sadece müteahhitlerde değil; yapı denetiminden belediyelere, imar izinlerini verenlerden bakanlıklara kadar herkes bu tablonun parçasıdır” ifadelerini kullandı.
Kaya ayrıca anma alanında yağmur altında kalınmasına tepki göstererek deprem hakkında yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Annem, ablam, abim ve dokuz aylık yeğenimi kaybettim.
Üç yıldır öfkem dinmedi.
Bugün burada, en basit bir anmada bile yağmurdan korunamıyoruz.
Tente kurulmasına izin verilmedi.
Biz 6 Şubat’ta çok şey beklemişiz; sevdiklerimiz enkaz altındayken devletin gelmesini bekledik, günlerce kimse yoktu.
Bugün yaşadığımız bu tablo, o günlerin devamı gibi.” ÖNGÖRÜLEBİLİR RİSKLERE RAĞMEN TEDBİR ALINMADI Anmada konuşan Platform avukatlarından Seher Eriş ise üç yıldır süren yargı süreçlerinde ciddi hukuki sorunlar yaşandığını belirtti.
Eriş, sorumluluk zincirinin hala ortaya çıkarılmadığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Öngörülebilir risklere rağmen tedbir alınmadığı için binlerce insan hayatını kaybetti.
Buna rağmen kamu personelleriyle ilgili soruşturma izinleri hala verilmedi.
Üç yıl geçti ama birçok dosyada yargılama bile başlayamadı.
Geciken adalet, adalet değildir.” İmar barışı uygulamalarını da eleştiren Eriş, “Ruhsat verilmemesi gereken yapılar para karşılığı yasallaştırıldı.
Bu başlı başına bir sorumluluk alanıdır” dedi.
Yargılamalarda “olası kast” yerine “taksir” suçlamalarının tercih edilmesini de eleştiren Eriş, ailelerin intikam değil, gerçek adalet istediğini vurguladı.
SİSTEMİN ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜYLE KARŞILAŞTIK Avukat Eren Can ise konuşmasında dayanışmanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Birbirimizin yasına omuz vermek, bu acıyı tek başımıza taşımadığımızı hatırlatıyor.
Unutmak yok, vazgeçmek yok.
Gelecek, yasını unutmadan direnenlerin ellerinde şekillenecek.” Adıyaman’da Akgül Apartmanı’nda eşini ve iki çocuğunu kaybeden Selman Demirci de yaşadıklarını anlattı.
Depremden 24 saat sonra enkaz başına ulaştığını belirten Demirci, şunları söyledi: “Cenazelerimi çıkarırken dördüncü gündü.
Ne su vardı ne elektrik.
Yardımlar ulaşmıyordu.
Güçlü görünmek zorundaydım ama hala o çığlığı atamadım.
Deprem davalarında adalet bulacağımızı sandık ama sistemin çürümüşlüğüyle karşılaştık.
Bu mücadele sadece bizim için değil, bir daha kimse ölmesin diye.” Anma, karanfillerin denize bırakılması ve adalet çağrılarıyla sona erdi.
Aileler, deprem davalarında dayanışmanın büyütülmesi çağrısını yineledi.