Haber Detayı

Özel: İstanbul seçimini yenileyelim
Gündem hurriyet.com.tr
30/01/2026 07:00 (5 saat önce)

Özel: İstanbul seçimini yenileyelim

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 7 belediye başkanının yargılandığı ‘Aziz İhsan Aktaş davası’ için, “O salonda duyup da beni mahcup edecek bir şey olsa ben o salona girebilir miyim?” dedi. İstanbul’daki yerel seçimleri yenileme teklifini de yineleyen Özel, seçimi kaybetmeleri halinde Ekrem İmamoğlu ile birlikte siyaseti bırakacaklarını söyledi.

ÖZEL’DEN TEBRİK ZİYARETİCHP Lideri Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanlığı’na yeniden seçilen Müsavat Dervişoğlu’nu İYİ Parti Genel Merkezi’nde ziyaret etti.

İki lider, kutlama ziyaretinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

PARTİSİNİN son kurultayında yeniden seçilen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na kutlama ziyareti gerçekleştiren Özel, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada özetle şunları söyledi:“İşte iddianame ortada.

Sorular soruluyor, cevaplar veriliyor.

Kusuru, hatası olan varsa ne onun yargılanmasına ne cezalandırılmasına hiçbirimiz karşı çıkmayız.

Adeta Sayın Bahçeli ve Sayın Erdoğan, iddianameleri gördüklerinden beri savcının ve iddianamenin arkasından da çekildiler.

Savunacak hiçbir şey bulamıyorlar.

Ben ne durumdayım?

İlk gündeki gibi alnım açık, başım dik.BENİ YOLDA YÜRÜTÜRLER MİBen o salondayım.

O salonda duyup da beni mahcup edecek bir şey olsa ben o salona girebilir miyim?

Beni o yolda yürütürler mi?

O iddialar doğru olsaydı Ekrem Başkan ve arkadaşlarımızın bulunduğu, boş valizlerle girip dolarlarla çıktıkları toplantıların görüntüleri olsaydı, ben sokakta yürüyebilir miydim?

İBB’de parkenin altından 2 milyon Euro çıkan görüntüler olsaydı ben o mahkemeye gidebilir miydim?

O iddianameler olsaydı, eklerinde bu videolar olsaydı delillerinin yüklendiği portallara, söyledikleri gibi 1200 tane cep telefonunun alınıp delegelere dağıtıldığı olsaydı, 560 milyar yolsuzluk olsaydı ben salona gidebilir miydim?

Hadi o salona bir AK Parti milletvekili gelse ya.

O iddiaları dinleyip de ‘Gördünüz mü bakın neler olmuş’ dese ya.AKTAŞ’TA 15 KORUMANIN İŞİ NEBu iftiraları iddianameye bile koyamayanlarla onun itirafçısı, aynı kapıdan girip çıkıyorlar.

Benim oraya gittiğim araba partime ait.

Aziz İhsan Aktaş’ın oraya geldiği arabanın kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz.

Ve Aziz İhsan Aktaş’ın etrafında ana muhalefet partisini koruyan, ana muhalefet partisinin genel başkanına devletin verdiği korumalardan çok koruma vermişler.

Kimi, kimden koruyorsunuz?

Kimi, hangi kapıdan sokuyorsunuz? 770 yılla yargılanan ve iddianamede ‘suç örgütü lideri’ olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir?

Bu kişinin hâkim-savcı kapısından girmesinin gerekçesi nedir?YAPACAĞIMIZ İŞ BASİTİddianame tel tel dökülüyor.

Bu yargılamayla da adalet aradıklarını söylüyorlar.

Ben de Erdoğan’a diyorum ki bu davanın siyasi olduğuna milletin yüzde 60’ı inanmış.

Ekrem Başkan’ı da bir şekilde, bu şekilde yargılamaya çalışacaksın.

Hani diyor ya ‘Bunlar İstanbul’u iyi yönetmediler’, ‘Senin ömründen gidiyor’ diye.

Diğer taraftan diyor ya ‘Efendim bunlar çaldılar, çırptılar ama bulamıyoruz, ispatlayamıyoruz.’ İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tüm iştirakları ve kendisinde bir kuruş kamu zararı olmadığı resmi belgelerle de ortaya çıktı.

Ben de diyorum ki ‘O zaman yapacağımız iş basit.

Ben erken seçim istiyorum, ona yanaşmıyorsun.’”SEN KAZANIRSAN BEN YOKUM “Ama benim elimden bir şey gelir.

Eğer Erdoğan varsa ben İstanbul’da bütün belediye meclis üyelerimi istifa ettirmeye Erdoğan’la eşzamanlı olarak ve İstanbul seçimlerini yenilenmesine varım.

Mart ayının 29’unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım İmamoğlu’dur.

İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlarsa, Ekrem Başkan’ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum.

Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor.

Buyursunlar oynasınlar.

İddia ediyorum ki 1 milyon değil, 1.5 milyon farkla o seçimi kazanacağız.

Gel yarışalım.

Seçimi sen kazanırsan, ben yokum.

Ben kazanırsam, erken seçime gidelim.

Var mısın?”OLMADIĞIMIZ KOMİSYONDAN KORKUNİYİ Parti Lideri Dervişoğlu da, “Çözüm süreci adı verilen ihanet projesinin amacı Cumhuriyetimizin temel niteliklerini tartışmaya açmaktır.

Bunu başarmak için ise önce kelimeleri ve imajları değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdim.

Türkiye Cumhuriyeti mensuplarını kimlik kategorilerine ayırarak teşhis etmek, ulusu kimlikler arası bir işbirliği çerçevesinde tanımlamak Cumhuriyetin felsefesini anlamamak ve hatta ona ihanet etmek anlamına gelir.

Ulusu alt kimlik kategorilerine bölmek farklı hukuki uygulamalara yani federal bir sisteme meşruluk sağlamaktan başka bir işe de yaramaz” dedi.Özel de, “İlk günden beri ‘Bizim olduğumuz değil, olmadığımız komisyondan korkmak lazım’ yaklaşımının, başta bu sürece endişe ile yaklaşan tüm kesimler açısından CHP’nin varlığının nasıl bir teminat olduğunun bir kez daha altını çizme imkânı bulduk” diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri