Haber Detayı
Pentagon stratejisi: Çok kutuplu dünyaya uyum
Pentagon stratejisi: Çok kutuplu dünyaya uyum
Trump yönetiminin 23 Ocak’ta açıkladığı Ulusal Savunma Stratejisi, ABD’nin iç ve dış siyasetlerinde köklü değişiklikleri hedefliyor.
Geçen yılın sonunda açıklanan Ulusal Güvenlik Stratejisi’ne koşut olarak bu Belge’de de Soğuk Savaş sonrası stratejiden kopuş kuvvetli ifadelerle vurgulanıyor.
Belge’de ABD’nin özellikle deniz aşırı askeri konuşlanma düzeninde ve eylemlerinde değişiklikler öngörülüyor.
Belge’nin ruhunu temsil eden iki kavram, “güç yoluyla barış” ve “esnek, pratik gerçekçilik”.
Belge’de, önceki yönetimlerin uygulamalarının, “ABD’nin, çeşitli savaş alanlarında eşzamanlı olarak büyük savaşlara sürüklenme riski” yarattığı, Trump yönetiminin bu durumu değiştirmek istediği savunuluyor.
ÖNCELİK İÇ CEPHE VE AMERİKA KITASI Belge’de öncelik sıralaması şöyle ifade ediliyor: 1.
ABD Anavatanını Savunmak. 2.
Çatışma Değil Güçle Çin’i Hint-Pasifik Bölgesinde Caydırmak. 3.
ABD Müttefikleri ve Ortaklarıyla Yük Paylaşımını Artırmak. 4.
ABD Savunma Sanayi Tabanını Güçlendirmek.
Bu sıralama ışığında yapılacak iş ise şöyle açıklanıyor: “ABD kuvvetleri iç savunma ve Hint-Pasifik bölgesine odaklanırken, diğer bölgelerdeki müttefiklerimiz ve ortaklarımız, Amerikan kuvvetlerinin kritik ancak daha sınırlı desteğiyle kendi savunmalarının birincil sorumluluğunu üstleneceklerdir.” ÇİN’E BAKIŞ Belge’de beklendiği gibi Asya-Pasifik bölgesine ağırlık veriliyor.
Bu nedenle, doğal olarak Çin’e geniş yer ayrılmış.
Ancak, Çin konusunda, Trump’ın önceki dönem başkanlığı sırasındaki sert yaklaşımdan eser yok.
Çin’e ilişkin bakış açısında odak noktası, “stratejik istikrarı desteklemek ve daha geniş anlamda çatışmaları önlemek ve gerilimi azaltmak” şeklinde tanımlanıyor.
Hedef ise, “Çin’i çatışma değil, güç yoluyla caydırarak”, ABD, Çin ve bölgedeki diğer ülkeler için “makul bir barışın geçerli olacağı güç dengesi kurmak” diye tarif ediliyor.
Belge’de Çin ile ilgili şu vurgular dikkat çekiyor: “(Amaç) Çin’i hakimiyet altına almak, küçük düşürmek veya boğmak değildir.
Aksine, hedefimiz bundan çok daha geniş kapsamlı ve makuldür: Amacımız, Çin’in ya da başka bir ülkenin bizi veya müttefiklerimizi hakimiyet altına almasını engellemektir.
Bunun için rejim değişikliği veya başka bir varoluşsal mücadele gerekmez.
Aksine, Amerikalılar için uygun, ancak Çin’in de kabul edebileceği ve altında yaşayabileceği şartlarda makul bir barış mümkündür.” BÖLGESEL SORUNLARI BÖLGE DEVLETLERİ ÇÖZSÜN Belge’deki en önemli vurgularından biri, “Dünyanın tüm sorunlarını çözmeyi amaçlamıyoruz” nitelemesi.
Bir başka yerde şöyle deniyor: “Avrupa ve diğer bölgelerde, müttefiklerimiz, bizim için daha az ciddi ancak kendileri için daha ciddi olan tehditlere karşı öncülük edecek ve ABD’den kritik ancak daha sınırlı destek alacaklardır.” Bu cümle, Belge boyunca da eleştirilen, ABD’nin küresel çapta düzen kurma kapsamındaki eylemlerini sürdürmeyeceğinin ifadesi.
Bunun yerine, ABD’nin dışarıdan sınırlı desteğiyle bölgedeki devletlerin sorunlara çözüm bulması beklentisi ortaya konuyor.
Çok önemli bir vurgu da şöyle: “Her yerde tek başımıza hareket etmenin ne Amerika’nın görevi ne de ülkemizin çıkarına olduğunu biliyoruz.
Ayrıca, müttefiklerimizin liderlerinin sorumsuz kararları nedeniyle ortaya çıkan güvenlik açıklarını da telafi etmeyeceğiz.” Buradaki bakış açısı, özellikle İsrail’i ilgilendiriyor.
Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinde, İsrail kastedilerek, “Ortadoğu’nun ABD dış siyasetini belirlediği dönem sona erdi” denilmişti.
Bu Belge’de de İsrail’in güvenliğine özel bir atıf yapılıyor olsa da bu konu İsrail ile Arap devletleri arasında anlaşmayla kurulacak bir statükoya bağlanıyor.
Toplam olarak değerlendirildiğinde, Ulusal Savunma Stratejisi, ABD’nin çok kutuplu dünyaya uygun bir konumlanmaya geçme yaklaşımını temsil ediyor.