Haber Detayı

Türkiye’nin mal ihracatından sektörümüz yüzde 2 pay alıyor
Sektör haberleri dunya.com
29/01/2026 00:00 (2 saat önce)

Türkiye’nin mal ihracatından sektörümüz yüzde 2 pay alıyor

Türkiye’nin toplam mal ihracatının yanı sıra global pazardan da yüzde 2'şer pay alan mobilya sektörü, global pazarda ise en büyük 7'nci ihracatçı konumunda bulunuyor. Bu konumu daha yukarıya taşıyıp, üst ligde kalıcı olmanın yolu ise rekabetçiliğin korunmasından geçiyor.

MODOKO Başkanı Koray ÇALIŞKAN Mobilya sektörü, Türki­ye’nin en fazla cari faz­la veren sektörlerin­den bir tanesi.

Sektör verilerine göre 2025 yılının ilk 11 ayındaki toplam ihracatımız yaklaşık 4.2 milyar doları gördü.

Sektör ola­rak kasım ayında ise 398 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik.

Fakat bir önceki yılın kasım ayı­na göre yüzde 0.04 bir gerileme gözüküyor.Küresel sıralamanın üstlerinde kalıcı olacağızSektörümüz 2025 yılında yaşa­nan ekonomik daralmalar ve ta­lep düşüşleri gibi faktörlerden et­kilendi. 2024 yılında yaşanan ve etkileri devam eden kriz nedeniy­le enflasyon ve maliyet artışları, üretici ve tüketiciyi zorladı.

TÜ­FE ve ÜFE verileri de bu durumu doğruluyor.

Sektörün potansiye­line baktığımızda, 12 milyar dolar ihracat ve iç pazar dahil toplam üretim kapasitesine sahip.

An­cak, söz konusu pazar hacminin 2025 yılında 10.5 milyar dolar se­viyelerine gerilediğini görüyoruz.Eskiden ithal girdisi son derece sınırlı olan mobilya sektöründe bugün Çin’den mobilya girişleri­nin ciddi biçimde arttığını görü­yoruz.

Mobilya sektöründe Tür­kiye’nin hedefi, dünya ticaretin­den aldığı payı kademeli olarak artırırken küresel sıralamada da­ha üst basamaklara kalıcı şekil­de yerleşmek.

Bu hedefi yalnızca miktar artışıyla değil, nitelikli ve sürdürülebilir büyüme ile tanım­lıyoruz.

Bunun yolu; emek yoğun üretimden verimlilik ve teknoloji odaklı üretime geçmekten, kayıt dışılık ve haksız rekabeti azalta­cak yapısal adımları atmaktan ge­çiyor.

Sektöre girişte asgari stan­dartların belirlenmesi, ölçekli ve güçlü firmaların önünü açarken; robotik, otomasyon ve dijital üre­tim yatırımlarının teşvik edilme­si rekabet gücümüzü artırır.2025 yılı, mobilya sektörü açı­sından zor ve dalgalıydı.

TÜİK’in sanayi üretim verileri genel ola­rak oynak bir seyir izlerken, mo­bilya sektörünün bu tablo içinde genel ortalamanın üzerinde bir daralma yaşadığı görülüyor.

Sek­törümüz, yıllık bazda belirgin bir gerilemeyle karşı karşıya kaldı.Dünya pazar payı açısından ba­kıldığında ise küresel pay verileri yıllık olarak tek bir kurum tara­fından anlık biçimde açıklanma­dığı için 2025’e dair net bir “pay kazancı” ya da “pay kaybı” ifadesi kullanmak her zaman mümkün olmuyor.

Ancak yıl boyunca yaşa­nan gelişmeler, sektörün küresel pazardaki ivmesini sınırlayan bir ortam oluştuğunu gösteriyor.

Bu­nun başlıca nedenleri arasında; küresel talepteki zayıflama, artan maliyet baskıları, mobilyanın zo­runlu tüketim kalemleri arasında yer almaması nedeniyle talebin ertelenebilmesi ve emek yoğun yapının rekabet gücünü zorlama­sı öne çıkıyor.Buna ek olarak, kayıt dışılık ve haksız rekabet, ölçekli firmaların yatırım ve dönüşüm iştahını bas­kılayan unsurlar arasında yer alı­yor.

Asgari ücret artışlarıyla bir­likte mobilya sektörü üzerindeki maliyet baskısı daha da belirgin hale geldi.

Çünkü mobilya, kat­ma değeri çok yüksek bir ürün ol­madığı ve el işçiliği oranı oldukça yüksek bir sektör.

Dolayısıyla iş­çilik maliyetlerindeki artış, doğ­rudan üretim maliyetlerimize yansıyor ve bu durum özellikle ih­racatta rekabet gücümüzü ciddi şekilde zorluyor.Geçmiş yıllarda ithalatın sınır­lı olduğu Türkiye mobilya sektö­ründe bugün Çin menşeli ürün girişleri hızla artıyor.

Bu tabloyu tersine çevirmek için, vergi gibi koruyucu önlemlerle birlikte bi­zim maliyetleri düşürülecek ön­lemlerin yanı sıra robotik tekno­lojiler ve imalatta verimliliği art­tırmayla ilgili yazılım performans gibi konulara ağırlık vermeliyiz.

İlgili Sitenin Haberleri