Haber Detayı
Çin'den iki Avrupa ülkesi; Birleşik Krallık ve Finlandiya ile kritik temas | Dış Haberler
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer'ı Pekin'de ağırlayacak. İki ülkenin ticari bağlarının güçlenmesi ve yeni anlaşmalar imzalanması beklenirken, Xi Jinping Finlandiya ile de kritik bir görüşme gerçekleştirerek AB üyesi ülkeyle bağların derinleşmesi konusunda adım attı. Çin'in iki Avrupa ülkesiyle yaptığı görüşmeler, ABD Başkanı Trump'ın izlediği dış politika nedeniyle Avrupa'da Çin'le stratejik ortaklıklar sağlanabileceği çağrılarının yapıldığı bir dönemde yaşanıyor.
Çin lideri Zi Jinping, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ı ağırlamaya hazırlanıyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, Birleşik Krallık Başbakan Keir Starmer ın bu hafta dünyanın en büyük ikinci ekonomisini ziyaret etmesinin kritik öneme sahip olduğunu, Çin in Birleşik Krallık ile karşılıklı güveni artırmaya ve G7 ülkeleriyle pratik işbirliğini derinleştirmeye hazır olduğunu belirtti. habericireklam#300x250#180#right# Çin Ticaret Bakanlığı, Starmer ın finans, sağlık ve imalat gibi sektörlerden 50 den fazla İngiliz şirket ve kurumdan oluşan bir heyeti yöneteceğini belirtti.
İngiliz başbakanın ziyareti sırasında ticaret ve yatırım belgelerinin imzalanması bekleniyor.
Ticaret Bakanlığı, ticaret ve ekonomi politikaları konusunda iletişimi güçlendirerek, her iki tarafın işletmeleri arasında işbirliği için adil, şeffaf ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir iş ortamı yaratmaya hazır olduğunu belirtti.
Finlandiya yla da kritik temas Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo yla da kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Çin in küresel zorluklar konusunda Finlandiya ile işbirliği yapmaya, BM merkezli uluslararası sistemi desteklemeye ve ekonomik küreselleşmeye dayalı çok kutuplu bir dünya oluşturmaya hazır olduğunu söyleyen Xi Jinping, ayrıca Pekin in Finlandiya nın Çin-AB ilişkilerinin sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde gelişmesinde yapıcı bir rol oynamasını umduğunu da belirtti.
Bu görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump ın değişken dış politika kararları ve müttefiklerine karşı çatışmacı yaklaşımı nedeniyle Avrupa ülkelerinin dış ilişkilerini çeşitlendirmeye yöneldiği bir dönemde gerçekleşiyor.