Haber Detayı
BEEV Kurulu Başkanı Erol Bilecik : İş insanları geldikleri yeri unutmamalı
Anadolu’dan çıkan iş insanlarına çağrıda bulunan Bilişime ve Eğitime Erişim Vakfı (BEEV) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “Önemli yerlere ulaşmış iş insanları da geldikleri yeri unutmamalı” dedi. Vakfın lansmanında ortaya konan araştırmaya göre ise gençlerin %83'ünün bilişime eşit erişimi eğitimde temel bir hak olarak görüyor.
Sevilay ÇOBANsevilay.coban@dunya.comIndex Grup, bilişimde ve eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla kurulan Bilişime ve Eğitime Erişim Vakfı'nı (BEEV) kurdu.
Vakfın tanıtımı vesilesiyle düzenlenen lansmanda DÜNYA Gazetesi’ne konuşan BEEV Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “Gerek eğitim, gerekse teknolojiye erişimde eşit olamama meselesi benim yıllardır içimdeki dertlerden bir tanesidir” dedi.
Özellikle Anadolu’dan çıkan iş insanlarına da çağrıda bulunan Bilecik, “Hayatım boyunca iki olguya odaklandım: eğitim ve teknoloji.
Bu iki kavram birleştiğinde kaderin %100 değişeceğini gördüm.
Bir ülkenin geleceği evlatlarına verdiği imkânlarla doğru orantılıdır.
O nedenle gençlerin hayallerinin gerçeğe dönüşmesini sağlamalıyız.
Önemli yerlere ulaşmış iş insanları da geldikleri yeri unutmamalı.
Benim hikâyem de bunlardan biri.
Cumhuriyet'in bizlere vermiş olduğu imkânlar doğrultusunda tevazu bir Anadolu ailesinin içinden çıkmış, hem eğitim hem de teknolojinin muazzam desteğiyle bu noktalara gelmenin şansını yaşayan insanlardan bir tanesiyim” dedi.Deniz yıldızlarını denizlere ulaştıracak “Gönül ister ki Anadolu'daki gençlerimizin metropollerdekilerle daha eşit şartlarda yarışa girebilsin” diyen Bilecik, şunları söyledi: “Vakfımızın temel amacı o gençlerimizin kurduğu muazzam hayalleri gerçeğe ulaştırmak adına gerek teknolojide gerekse eğitimde bir eşitleme durumuna katkı sunmak.
Bu konuda müthiş bir motivasyonumuz var.
Bu motivasyonla özellikle dezavantajlı bölgelerdeki gençlerin elini biraz daha fazla tutabilir miyiz, onların eğitimdeki eşitsizliğinin teknoloji yardımıyla son verebilir miyiz, onları birer deniz yıldızı haline getirip acaba denizlere gönderebilir miyiz diye böyle bir keyifli yola çıktık.
Bilişime ve eğitime erişimde eşit imkânlar sunabilirsek; gençlerin yalnızca bilgiye değil, umuda da erişebileceğine inanıyorum.”"İlk meşaleyi Hatay’da yaktık" Vakıf kurma projesinin 1 yılı aşkın süredir gündemlerinde olduğunu kaydeden Bilecik, “Türkiye'de vakıf kurmak önemli bir mesele, ciddi bir iştir.
Çalışmalarımıza öncelikle deprem bölgesi olan 11 ilimizde başlıyoruz.
Daha sonra genişleyerek devam edeceğiz.
İlk meşaleyi yılbaşı öncesinde Hatay’da yaktık.
Cumhuriyet'in kuruluş vesilesiyle K12 grubundan yani lise grubundan 102 evladımızın teknoloji ihtiyaçlarını karşılayarak işe başlamış olduk” dedi.
Bilecik, projenin bütün Index Grubu çalışanları tarafından desteklendiğini anlatarak, “Index grubun bütün çalışma organları bu işe amade.
Bir de bizim 37 yıllık teknoloji dünyasında olan öykümüzde bize eşlik eden 8 bine yakın iş ortağımız ve Anadolu’daki bayilerimiz de her anlamda yanımızda” ifadelerini kullandı.“Bilişime ve eğitime erişimde hâlâ eşitlik yok" BEEV'in lansman toplantısında, Veri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen “Bilişim Hakkı ve Erişim: Gençlerin Erişim, Algı ve Yeterlilik Görünümü” araştırmasının bulguları çerçevesinde; Türkiye'de gençlerin bilişimle kurduğu ilişki ile mevcut tablonun ortaya koyduğu fırsatlar ve sorumluluklar ele alındı.
Araştırma verilerini yorumlayan Bilecik, “40 yılı aşkın bir süredir teknoloji dünyasının içindeyim.
Geçen yıllar bize şunu gösterdi: Teknoloji, özellikle eğitim alanında, doğru kullanıldığında hayatın yönünü değiştiren gerçekten eşitleyici bir güç.
Ama bir gerçek de çok net; bilişime ve eğitime erişim hâlâ herkes için eşit değil.
Bu eşitsizlik yalnızca cihazlara değil, geleceğe erişimi de sınırlıyor.
BEEV, bizim için bir sosyal sorumluluk projesinden çok daha fazlası; hayatın olgunluk döneminde, bu topraklara karşı hissedilen bir vicdan ve umut borcu.
BEEV ile Türkiye için hayal ettiğimiz gelecek; dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların ve gençlerin, büyük şehirlerdeki akranlarıyla aynı hayalleri kurabildiği bir gelecek.
Aklı ve vicdanı güçlü; düşünebilen, sorgulayabilen, üretebilen bir gençliğin omuzlarında yükselen bir Türkiye” dedi.“Eşitlik cihaza sahip olmak değil” Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır da araştırmanın gençlerin teknolojiye yüksek erişimine rağmen ekonomik kırılganlığın ve beceri eşitsizliğinin dijital fırsatları sınırladığını gösterdiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Özellikle en önemli cihazı bozulduğunda yenileyemeyen genç oranının yüzde 50'lere varması ile kodlama ve veri okuryazarlığında hissedilen ciddi yetersizlik bu tablonun en çarpıcı bulguları.
Bu nedenle kamuoyuna anlatmamız gereken en kritik mesele, cihaza sahip olmanın eşitlik yaratmadığı, gerçek fırsat eşitliğinin ancak sürdürülebilir erişim, güçlü altyapı ve sistematik beceri geliştirme ekosistemiyle mümkün olduğu.
Türkiye'de dijital dönüşümü toplumsallaştırmak için altyapı eşitliği, dijital beceriyi temel bir hak olarak tanımlayan eğitim sistemi ile kamunun, özel sektörün, yerel yönetimlerin ve sivil toplumun birlikte hareket ettiği çok paydaşlı bir yönetişim modeli şart.”BEEV Genel Müdürü Neyran Akyıldız ise “Bilişim hakkının eşit olmadığı her durumda, fırsat eşitsizliği biraz daha derinleşiyor.
Oysa teknoloji, doğru ve adil bir şekilde erişilebilir kılındığında; eğitimde eşitliğin, kapsayıcılığın ve toplumsal dönüşümün en güçlü araçlarından biri olabiliyor” dedi.
Bilişime ve Eğitime Erişim Vakfı, çalışmalarını donanıma erişim, dijital yetkinliklerin güçlendirilmesi, kariyer olanaklarına erişim, eğitim bursları ve temel bilişim hakkı farkındalık çalışmaları kapsamında yürütecek.
Vakıf, ilk etapta depremden etkilenen illerde ihtiyacı en öncelikli olan kırsal bölgelerdeki okullardan başlayarak temel dijital erişim paketlerini öğretmen ve öğrencilerle buluşturmayı hedefliyor.Dijital erişim temel bir “hak” olarak görülüyorVeri Enstitüsü Direktörü Erman Bakırcı, “Bilişime Erişim, Algı ve Yeterlilik Görünümü - Araştırma Verileri Ne Söylüyor?” araştırmasının temel bulguları hakkında bilgi verdi. 18–30 yaş grubundaki 819 gençle gerçekleştirilen araştırmaya göre katılımcıların yüzde 52'si en önemli dijital cihazını kısa sürede yenileyebileceğini belirtirken, yüzde 42'lik bir kesim için bu durum uzun vadeli bir planlama gerektiriyor.
Özellikle genç yaş grubunda, kadınlarda ve düşük gelir seviyesinde cihaz yenileme imkânları belirgin biçimde azalıyor.
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise dijital erişimin güçlü biçimde bir “hak” olarak algılanması.
Katılımcıların yüzde 83'ü bilişim teknolojilerine eşit erişimi eğitimde fırsat eşitliğinin temel unsurlarından biri olarak görüyor.
Buna karşın dijital becerilerin büyük ölçüde bireysel çabayla kazanıldığı dikkat çekiyor; gençlerin yüzde 64'ü dijital yetkinliklerini kendi kendine öğreniyor.
Ofis programlarında yeterlilik görece yüksekken, kodlama ve yazılım alanında kendini yetersiz görenlerin oranı yüzde 64'e ulaşıyor.
Bulgular, erken yaşlarda sağlanacak nitelikli dijital erişimin ve yapılandırılmış öğrenme imkânlarının kritik önem taşıdığını gösteriyor.