Haber Detayı

ABD’nin Tanf Üssü’ne dikkat
Gündem aydinlik.com.tr
24/01/2026 00:00 (2 saat önce)

ABD’nin Tanf Üssü’ne dikkat

Suriye sahasında dengelerin hızla değiştiğini anlatan emekli Tuğgeneral Erenel, tehlikenin tamamen ortadan kalkmadığını söyledi. Erenel’e göre ABD’nin el-Tanf Üssü, İsrail’in vazgeçmediği ‘Davut Koridoru’nun merkezinde yer alıyor.

Suriye’de özellikle son iki hafta içinde değişen dengeleri, ABD’nin DEAŞ hamlesini, bölgenin geleceğini ve yaşananların Türkiye’ye etkisini İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi ve emekli Tuğgeneral Prof.

Dr.

Fahri Erenel ile konuştuk.

Terör örgütü SDG/YPG’ye yönelik operasyonlarla sahadaki dengeler değişse de tehlikenin tamamen ortadan kalkmadığına işaret eden Fahri Erenel, Suriye’nin güneydoğusundaki el-Tanf bölgesinde bulunan ABD üssünün bu açıdan kritik önemini koruduğunu belirtti.

Erenel’e göre Tanf, sıradan bir askerî tesis değil; İsrail’in vazgeçmediği koridor stratejisinin merkezinde yer alıyor.

Erenel şöyle anlatıyor: “İsrail’in Davut Koridorundan vazgeçtiğini söylemek mümkün değil.

El-Tanf’ın kurulma nedeni de zaten bu koridordur.

Burası çöl; etrafında yerleşim yok, yol yok.

Buna rağmen üs kurulduysa bunun bir anlamı var.

İsrail bunu açık açık ‘Davut Yıldızı Koridoru’ diye söylemiyor.

Ama vazgeçtiğine dair tek bir emare yok.

Aksine, ilerleyen süreçte Irak’la yapılacak anlaşmalarla, İran’daki hesapları sonrası Suriye’yle yapılacak düzenlemelerle bu hat mutlaka sağlanacaktır.

ABD de bundan vazgeçmez.” ABD’NİN ZORUNLU POLİTİKASI Erenel’e göre Washington’un Suriye politikasındaki değişim ani değil, zorunlu. “SDG artık ABD için taşınabilir bir yük olmaktan çıktı.” diyen Erenel, bu kırılmanın birkaç işaretle ortaya çıktığını şöyle anlatıyor: “BM Genel Kurulu’nda Trump’la Şam arasında yapılan görüşmede DEAŞ’la mücadelenin doğrudan ABD’ye bırakılması önemliydi.

Paris’te İsrail–Şam görüşmesinden sonra İsrail’in kara ve hava saldırılarının aniden durması bir başka işaretti.

Trump–Netanyahu görüşmesiyle bu tablo tamamlandı.” ‘KANDİL HAYAL KIRIKLIĞI YAŞIYOR’ Sahadaki değişimin en net sonucunun SDG/PKK açısından yaşandığını belirten Erenel, Kandil’in durumuna dikkat çekiyor: “Kandil’in sesi bu yüzden yükseliyor.

Irak’ta, özellikle Kuzey Irak’ta Türkiye’nin üs bölgeleri ve yürüttüğü operasyonlar Kandil’in hareket alanını daralttı.

Bütün güçlerini Suriye’ye yöneltmişlerdi ama orada da zemin kaydı. “PKK’nın varlık nedeni DEAŞ’tı.

ABD bu gerekçeyi elinden alıyor.

DEAŞ unsurlarını Irak’a taşıyarak ‘burada artık DEAŞ yok’ diyor.

Böylece SDG’nin sahadaki ‘meşruiyetini’ de bitiriyor.” ABD NE İSTİYOR?

Suriye’nin yeraltı kaynaklarına ayrı bir parantez açan Erenel, enerji boyutunun belirleyici olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Suriye’de beş yıl içinde günlük 1 milyon varil petrol çıkarılabileceği hesaplanıyor.

Şu an çıkarılan petrol ağır petrol, maliyeti yüksek.

Ama henüz çıkarılmamış çok ciddi rezervler var. “Deniz uzantısı bugüne kadar tam anlamıyla araştırılmadı.

Ruslar devreye girmek üzereyken süreç durdu.

ABD enerji şirketleri sahada kaldı.

Bu tabloyu görmeden Suriye’yi anlamak mümkün değil.”  “Suriye’nin toprak bütünlüğü” söylemine temkinli yaklaşan Erenel, “Suriye’nin bütünlüğünden söz ediliyor ama bunun nasıl bir bütünlük olduğu hiç doldurulmuyor.

Ben Suriye’nin klasik anlamda bir Suriye Arap Cumhuriyeti olarak kalacağına inanmıyorum.” dedi.

Erenel’e göre ABD, Suriye’de Irak’a benzer “üç ya da dört parçalı, ABD’nin eyalet sistemine benzeyen özel bölgelerden oluşan bir model” istiyor.

Erenel ABD’nin bölgede Türkiye ve İsrail’i ortak masada buluşturmayı hedeflediğini anlattı: “ABD Türkiye’yi kaybetmek istemiyor.

Bu bölgede, Kafkaslar ve Karadeniz dâhil, İsrail ve Türkiye işbirliğinde bir merkez oluşturmak istiyor.” ‘ABD SURİYE’DE KRİZİ DONDURMAYA ÇALIŞIYOR’ Erenel’e göre Washington’un asıl hedefi sahayı kontrol altında tutmak. “ABD krizi çözmüyor, donduruyor” diyen Erenel sözlerini şöyle sürdürdü: “Yükü tamamen Şara’nın liderliğine bırakıyor.

Şam’ın hâkim olduğu algısını sahaya yaymaya çalışıyor.

Bu nedenle Şam’a her türlü desteği veriyor.

Sahada oluşabilecek yeni çatışmaların önüne geçilmeye çalışılıyor.

Aynı hamleyle İsrail’in hareket alanı sınırlandırılırken, Türkiye’nin olası bir askerî operasyonuna da set çekiliyor.” HAMLELER İRAN ODAKLI Erenel, bölgedeki son hamlelerin doğrudan İran dosyasıyla bağlantılı olduğunu belirtti. “ABD’nin İran’a yönelik ciddi bir askerî operasyon hazırlığında olduğunu düşünüyorum.

Bu ihtimal yüzde 99.” diyen Erenel, bölgede batıdan doğuya doğru ilerleyen bir tasfiye sürecinin yaşandığını söyledi.

Bu süreci şu sözlerle tarif etti: “Hizbullah büyük ölçüde etkisizleştirildi.

HAMAS ikinci aşamaya geçti.

Suriye’deki İran bağlantılı milisler sahadan çekildi.

Geriye Irak’taki Haşdi Şabi kaldı.” Bu çerçevede ABD’nin DEAŞ’lı unsurları Irak’a taşımasını da iki yönlü bir hamle olarak değerlendiren Erenel, atılan adımın önce SDG’ye açık bir mesaj içerdiğini belirtti.

Erenel, “DEAŞ burada yok, hepsini Irak’a gönderdim.

Senin bu bölgede bir görevin kalmadı” yaklaşımıyla SDG’nin sahadaki işlevinin ortadan kaldırıldığını söyledi.

Erenel’e göre aynı hamle, Irak sahasında DEAŞ ile Haşdi Şabi’yi karşı karşıya getirerek İran’a bağlı güçleri meşgul etmeyi de amaçlıyor.

Bu yolla Haşdi Şabi’nin Irak içindeki hareket alanının daraltılması, İran’ın bölgedeki askerî ve siyasi etkisinin zayıflatılması ve olası bir İran operasyonu öncesinde Tahran’ın dikkatinin Irak sahasına çekilmesi hedefleniyor.

İlgili Sitenin Haberleri