Haber Detayı

Ah basın, vah TV’ler...
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
22/01/2026 04:00 (1 saat önce)

Ah basın, vah TV’ler...

Altı yedi ortaokulludan biri, mahallenin ağasıymış...

Altı yedi ortaokulludan biri, mahallenin ağasıymış...

Küçük ağayla arkadaşları “bip” lik dilleri, büyümüş de küçülmüş tavırlarla...

Bir dizi kahramanını yansılıyorlar.

TV dizilerinin, yarışmalarının, izlencelerinin dili, konusu, kişileri...

Çocukları erişkinleri çok etkiliyor.

Senarist dizi kahramanını öldürüyor, izleyici ardından mevlit okutuyor. “İnternet” in sağladığı hızla ekran kişileri bir anda kahramanlaştırılıyor.

Bir süre gece gündüz onlarla yaşıyoruz.

Bilgisayarı açtım, lap diye düştü haber... “RTÜK İletişim Merkezi’ne ulaşan çok sayıda izleyici şikâyeti ele alın” mış.

İki kanalın dizileriyle “kuşak programın” da, “bazı sahne ve diyalogların çarpık ilişkileri normalleştirdiği ve ahlaki yozlaşmaya yol açtığı... aile kurumunu zedelediği, genç izleyicilere kötü örnek oluşturduğu ve şiddeti meşrulaştırdığı... bazı çarpık, marjinal ve yozlaşmış ilişkilerin reyting unsuru haline getirildiği, bunun da değer erozyonuna yol açtığı yönünde Üst Kurula” ulaşan “çok sayıda şikâyet” sonucu üç kanala, “idari para cezası” verilmiş.

Üç kanala ceza aldıran yurdum insanını kutlarım.

Bilgisunarda küçük ağanın öykündüğü diziyi aradım.

Ne çok “ağalı, ağır abili” dizi varmış... 2000’den önce ve sonraki dizileri irdeleyen akademisyenlere göre kimi diziler yabancıların kopyası ya da örnek alınanı...

Yerlilerdeki “Gerçek hayat hikâyesinden alınmıştır” notunun izleyiciyi “ikna” edip etmediği belirsiz...

Kiminde izleyicinin düşleyemediği yaşamlara, çoğunda “feodalite” ye, “mafya” ya öykünen kavga, şiddet diliyle, her tür silahla... “Reyting” e göre gideni geri getiren, öleni dirilten senaryolarla bir akış var.

Ekonomi tıkırında değil...

Yurttaşın yakındığı, başkişilerine öykündüğü aşk, ihanet “tema” lı dizilerle silahlı külahlılar onlarca ülkeye satılıyor.

İzleyici şikâyetiyle RTÜK’e ve yargıya takılan dizileri...

Getirdikleri döviz koruyor olabilir.

Çocukların, “Yine peynir alamayacak mıyız?” diye ağladığı, lahananın dörde bölündüğü bu dönemde lop lop etler tatlılarla... 2018’den beri iki kanal arasında birbirinin ipliğini pazara çıkararak yemek yarıştıran...

Sosyal medya “fenomen” i aynı gelin kaynanalar...

Bebelerini terk eden kadınlarla erkekler...

Dolandırıcıların, “yasaklı madde” satıcılarının ağına düşen gençler ekrandayken...

Geliri eğitim düzeyi sıfırlardaki “muhafazakâr” bireylerle “reyting unsuru haline” gelen izlenceler...

Nedense “değer erozyonuna” yol açmıyor.

TV’lerde tek sorun diziler, yarışmalar mı?

Yandaş TV’lerde her gece “kerameti kendinden bilen” lerin “pek demokratik” tartışmalarında...

Dizilerin ağır abilerini, yarışmaların kaynanalarını kıskandıracak gazetecimsileri izliyoruz.

Bu yanda basın özgürlüğünü, hukukun üstünlüğünü hiçleyenlerle bahar havası, öte yanda iktidarı eleştiren iki üç kanala kapatmaya dek uzanan cezalar...

Sanattan siyasete toplumun gözü önünde olanlar...

TV’lerin ağır abilerince bugün bu yalanla, yarın yenisiyle âdeta yargılanıyor, özel yaşamlar “teşhir” ediliyor...

Özgürlükler ekmek askıda… Utanmak sözlüklerde, utanmazlık ekranlarda… 24 saat Atatürk ’e, cumhuriyete, laik eğitime saldıranlar RTÜK’ün görüş alanına girmiyor.

Yandaşlar, 15-20 yıldır asparagasla muhalifleri karalayarak “fazla mesai” yapıyor.

Özlemle andığım ödünsüz Atatürkçü, öngörüsü yüksek devrimci Uğur Mumcu haklı... “Türkiye ilginç günler yaşıyor.

Toplum, her kesimi ile çöküntü içindedir.

Cici demokrasinin faturaları, artık iflas masasına konmuştur.

Devlet örgütü, korku, kararsızlık ve şüphelerle kuşatılmıştır. (…) Türkiye’nin hangi noktaya sürüklendiği çok iyi biliniyor.”

İlgili Sitenin Haberleri