Haber Detayı

Kargo Uçağı, Helikopter, OBÜSLER VE ZPT’ler... Rumlardan ABD’ye dev silah siparişi
Gündem aydinlik.com.tr
17/09/2025 00:00 (3 ay önce)

Kargo Uçağı, Helikopter, OBÜSLER VE ZPT’ler... Rumlardan ABD’ye dev silah siparişi

Rum Kesimi, Ada’yı cephaneliğe çeviriyor. İsrail’den gelen sevkiyattan sonra GKRY, ABD’den uçak, helikopter, obüs ve ZPT tedariki için liste hazırladı. Öte yandan TBMM Başkanı Kurtulmuş Ada’daki silahlanmaya dikkat çekti, ‘Faaliyetleri izliyoruz!’ dedi

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), ABD’den askeri kargo uçağı, helikopter, obüs, zırhlı personel taşıyıcısı (ZPT) ve diğer askeri teçhizat alımı için hazırlık yapıyor.

GKRY Hükümet Sözcü Yardımcısı Yiannis Antoniou, Rum basınına yaptığı açıklamada, askeri bir heyetin yakın zamanda ABD’ye giderek eksiklerin temini için çalışma yapacağını belirtti.

Antoniou, “Savunma ile arama ve kurtarma alanlarındaki ihtiyaçlarımızı karşılayacak askeri teçhizat listesini hazırladık.” dedi.

ABD’nin Fazla Savunma Malzemeleri (EDA) Programı kapsamında bazı malzemelerin hibe olarak elde edilebileceği de bildirildi.

Hazırlanan listede, C-130 Hercules askeri kargo uçağı, Bell OH-58 Kiowa keşif helikopteri, CH-47D Chinook kargo helikopteri, M109A5 obüs ve çeşitli ZPT’ler ile diğer askeri teçhizat yer alıyor.

Antoniou, subay ve astsubaylardan oluşan heyetin ön görüşmeler için ABD’ye gideceğini duyurdu.

Heyet ayrıca, Baf’taki Andreas Papandreou Hava Üssü’nün savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla uçaksavar sistemleri (radar ve füze savunma) gibi başka silah sistemleri için de ABD pazarını değerlendirecek.

Öte yandan Antoniou, İsrail’den 2. partisinin teslimatı yapılan Barak MX hava savunma sistemiyle ilgili yorum yapmayacağını ve bu konuda kimseye hesap vermek zorunda olmadıklarını belirtti.

Aydınlık, 13 Eylül’de “Rum Kesimi silahlanıyor!

Tehdit büyüyor” başlığı ile Barak MX’in ikinci paketlerinin Ada’ya teslim edildiğini gündeme getirmişti.

Limasol Limanı üzerinden getirilen sistemlerin güvenlik önlemleri altında iç bölgelere sevk edildiği görüntüleri sosyal medyaya düşmüştü.

İsrail’in GKRY’de silahlanma hamleleri dikkat çekiyor.

Tel Aviv, adada kurduğu siber güvenlik merkeziyle KKTC’deki Türk askeri iletişimini de takip ediyor.

Merkezin ABD ve Yunanistan’la koordineli çalıştığı, 2025 sonunda tam kapasiteye ulaşacağı kaydedildi.

GKRY-İsrail savunma işbirliği 2024’te siber harp başlıklarıyla genişletilmiş, ABD de Andreas Papandreou Üssü’nü modernize ederek ortak kullanıma açmıştı.

GKRY lideri Hristodoulides de, “Ülkemiz işgal altında, caydırıcılığımızı artıracağız” demişti.

RADARA YAKALANMIŞTI İngiltere merkezli Declassified yayın organının kurucularından Matt Kennard, X hesabından yaptığı paylaşımda, 11 Eylül sabahı ABD’ye ait bir C-130J Hercules uçağının Türkiye’nin İncirlik üssünden Güney Kıbrıs’taki RAF Akrotiri üssüne uçtuğunu iddia etmiş ve uçuş rotasının radar sistemindeki kayıtlarını paylaşmıştı.

C-130J Hercules uçağı 47 bin libreye kadar yük taşıyabiliyor.

Ayrıca ABD’nin, İsrail’e silah sevkiyatı için RAF Akrotiri üssünü kullandığı da biliniyor.

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ: SEVKİYATLARI İZLİYORUZ TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, KKTC İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ve Kıbrıslı muhtarları kabul etti.

Görüşmede, Güney Kıbrıs’a yönelik son askeri sevkiyatlar gündeme geldi.

Kurtulmuş, İsrail’in bölgedeki faaliyetlerine işaret ederek, “Son zamanlarda Güney Kıbrıs’ta bazı üslere destek verdiklerini, askeri alet ve mühimmat sevk ettiklerini dikkatle izliyoruz.

Bu sevkiyatın sıradan bir askeri faaliyet olmadığının farkındayız.” dedi.

Ada’da barış istediklerini belirten TBMM Başkanı, “Rumların da huzur içinde yaşamasını isteriz.

Ancak milli kimliğimizden vazgeçmeyeceğiz, Kıbrıs Türkü’nün yok sayılmasını asla kabul etmiyoruz.” diye konuştu.

Rum terör örgütü EOKA’nın hedeflerinin farklı yollarla sürdürüldüğünü vurgulayan Kurtulmuş, “Siyonist İsrail yönetiminin yayılmacı planları arasında Kıbrıs da vardır.

Bu nedenle Ada’da istikrar istemezler.

Güney’deki EOKA’cı hedeflerle kendi emellerini örtüştürmeye çalışıyorlar.” dedi.

Türkiye ve KKTC’nin omuz omuza hareket etmesi gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, “Ana vatanımızla birlikte el ele, gönül gönüle olacağız.

Türkiye’nin dostlarıyla yan yana, düşmanlarının ise karşısında duracağız.” mesajını verdi.

Piri Reis’in NAVTEX’i Atina’yı alarma geçirdi Piri Reis araştırma gemisinin Ege’deki seyrini duyuran NAVTEX ilanı, Yunanistan’da endişeye yol açtı.

Yunan haber platformu Pentapostagma, “Barut kokuyor!

Türkiye ‘Piri Reis’i Ege’ye çıkarıyor – Gerginliği tetikleme riski taşıyan bir hamle” başlığıyla yayınladığı haberde, Atina’nın Chevron hamlesine karşı Türkiye’nin adım attığını yazdı.

Haberde, geminin “bilimsel araştırmalar” için NAVTEX yayınladığı, bunun tesadüfi olmadığı ve halihazırda gergin olan bölgede yeni bir krizi tetikleyebileceği belirtildi.

Kararın, ABD’li enerji devi Chevron şirketinin Girit ve Mora’nın güneyinde araştırma yapacağını açıklamasının hemen ardından ve olası bir Miçotakis–Erdoğan görüşmesi öncesine denk geldiği vurgulandı.

Pentapostagma, Ankara’nın, Yunanistan’ın hamlelerinden rahatsız olarak Türk-Libya mutabakatı üzerinden Doğu Akdeniz’de belirsizlik yaratmayı hedeflediğini savundu.

Haberde, “Ankara, Ege’deki iddialarında kararlı olduğunu göstermek ve 1987’de olduğu gibi büyük çaplı bir provokasyona hazır olduğunu kanıtlamak istiyor.

Aksi halde Piri Reis’in Ege’ye açılmasının anlamı yok.” denildi.

Haberde ayrıca, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçen hafta yaptığı İtalya ziyaretinde, “Akdeniz’de yapılacak araştırmaların egemenlik haklarına saygılı olması gerektiği” uyarısına atıfta bulunuldu.

İzmir limanından hareket eden Piri Reis için yayınlanan NAVTEX’in, Midilli’nin batısından Sakız’ın güneyine kadar Yunan kıta sahanlığına ait bölgeleri kapsadığı öne sürüldü.

Geminin çıkışının, diplomatik baskı ile askeri gövde gösterisinin bir parçası olduğu ifade edildi.

Ayrıca Yunan basını, Piri Reis’in Yunan donanması tarafından yakından izlendiğini vurguladı.

Yunanistan, bu bölgeyi donanmasının “daimî atış sahası” ilan etti.

Böylece gemi, sürekli olarak Yunan silahlı kuvvetlerinin gözetimi ve tehdidi altında çalışacak.

Yunanistan’ın asıl rahatsızlığı ise Piri Reis’in rotası değil, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Münhasır Ekonomik Alan (MEA) anlaşması.

Bu anlaşma, Atina ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni birbirinden uzaklaştırıyor ve bazı Avrupa ülkeleri tarafından da tanınıyor.

Anlaşma, Yunanistan’ın uzun süredir gündeminde olan Lefkoşa–Atina denizaltı elektrik hattı projesinin önünü tıkıyor.

Yunan basını, Türkiye’nin engelinin GKRY ile Yunanistan arasındaki gerilimi artırdığına da dikkat çekiyor.

İlgili Sitenin Haberleri