Haber Detayı
Metal işçileri yasal grev sürecine giriyor ‘Eylem sürecini bir parça daha ileriye taşıyacağız’
MESS görüşmelerinde resmi arabuluculuk süreci sona erdi. Metal işçilerinin mücadelesi yasal grev aşamasına geldi. Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Atar, ‘Pazartesi (bugün) başkanlar kurulumuzu toplayacağız ve eylem sürecini bir parça daha ileriye taşıyacağız.’ dedi.
Türkiye’nin özel sektördeki en büyük toplu iş sözleşmesi olan Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması üzerine metal işçilerinin mücadelesi yeni bir aşamaya giriyor. 155 bin işçiyi doğrudan ilgilendiren sözleşme sürecinde MESS’in yüzde 15’lik zam teklifinin reddedildiğini belirten Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, eylemlerin genişletileceğini, arabuluculuk sürecinin sona erdiğini ve yasal grev hazırlıklarının başladığını açıkladı.
Atar, hükümetin ekonomi politikalarının ücretleri baskıladığını, grev yasaklarının anayasal hak ihlali olduğunu ve hem vergi yükü hem de özelleştirme politikalarına karşı sendikal mücadelenin büyütülmesi gerektiğini vurguladı.
Özkan Atar, metal işçilerinin yaşadığı süreci şöyle anlattı: “Eylül 2025 yürürlüklü toplu iş sözleşmesi için taslağımızı Temmuz-Ağustos aylarında hazırlayıp işveren sendikasına verdik. 13 Ekim’de görüşmeler başladı. 8 Aralık’a kadar 5 görüşme yapıldı.
Ancak yasada belirtilen 60 günlük müzakere süreci doldu. 8 Aralık’ta işverenin teklifi ortalamada yüzde 10 ücret artışı ve sosyal haklarda yıllık yüzde 25 artıştı.
Bununla birlikte var olan bazı hakları geriye götürecek karşı teklifler verdiler ve 3 yıllık sözleşme dayatmasında bulundular.
Bu yüzden uyuşmazlık tutuldu. “Biz de mücadele kararları aldık. 18 ve 25 Aralık ile 2 ve 8 Ocak tarihlerinde üyelerimiz tüm vardiyalarda birer saat iş bırakma eylemleri yaptılar. 29 Aralık’tan itibaren fazla mesaiye kalmama kararı uyguluyoruz. 21 Aralık’ta Gebze’de 10 bin üyemizin katılımıyla büyük bir miting gerçekleştirdik.
Bu baskılar sonucu işveren tekrar görüşme daveti yaptı. 8 Ocak’taki görüşmede tekliflerini yüzde 15’e çıkardılar (17 lira 30 kuruş seyyanen + yüzde 7,5 yüzdelik).
Ancak bu teklifler kabul edilemez olduğu için masadan kalktık.
Pazartesi günü (Bugün) başkanlar kurulumuzu toplayacağız ve eylem sürecini bir parça daha ileriye taşıyacağız.
Ayrıca resmi arabuluculuk süreci de dün itibariyle sona erdi.
Rapor sendikamıza ulaştıktan sonra yasal grev süreci başlayacak.
Grev komitelerimizi kuruyoruz ve eğitimlerimizi planlıyoruz. ‘METAL İŞÇİSİ YASAKLARA BOYUN EĞMEZ’ “Metal sektörü Türkiye’nin en örgütlü işveren kesimidir.
Otomotiv, çelik, beyaz eşya gibi ekonominin lokomotif sektörlerini kapsar.
Metal patronları geçmişten bu yana işçilik maliyetlerini düşük tutmak için katı bir tutum sergilemişlerdir.
Bu yüzden metal iş kolunda mücadeleler her zaman sert geçer.
Örneğin 2014 döneminde 3 yıllık sözleşme dayatması yüzünden greve çıktık, grevimiz ertelendi. 1990 yılında da metal işçileri topyekün büyük bir grev yapmıştı.
Bugün de benzer şartlarla karşı karşıyayız.
Siyasi iktidarın uyguladığı “enflasyonu düşürme programı” aslında ücretleri baskılama programıdır.
MESS de hükümetten aldığı bu cesaretle katı tutumunu sürdürüyor.
Eğer böyle devam ederse fabrikalarda çalışma barışı bozulacaktır. “Türkiye bir anayasal hukuk devletidir ancak bugün hukuka saygı konusunda ciddi sorunlar var.
Yetki itirazları mahkemelerde 3-4 yıl sürüyor; bu, işçinin hak arama yolunu fiilen kapatmaktır.
Hükümet ise “milli güvenlik” gerekçesiyle grevleri erteliyor.
Aslında bu bir grev yasağıdır.
Anayasa Mahkemesi’nin bu yasakların hak ihlali olduğuna dair birçok kararı ve tazminat hükmü var.
Ancak bu kararlara uyulmuyor.
Biz anayasal hakkımızı korumaya ve grevlerimizi uygulamaya devam edeceğiz; metal işçisi yasaklara boyun eğmez. ‘VERGİ YÜKÜ İŞVEREN TARAFINDAN ÜSTLENMELİ’ “Üretilen değerin paylaşımında büyük bir adaletsizlik var.
Özel sektörde sendikalaşma oranı yüzde 6-7 civarında; bu kadar düşük örgütlülükle adil paylaşım sağlanamaz.
Ayrıca vergi yükü tamamen işçinin sırtında.
Vergi dilimleri enflasyon oranında artırılmadığı için işçiler erkenden üst dilime giriyor ve maaşları eriyor.
Biz MESS sözleşmesinde vergi yükünün işveren tarafından üstlenilmesini talep ediyoruz.
Diğer sendikaları da bu konuda kararlı durmaya çağırıyoruz. ‘DEVAM EDEN GREVLERİMİZDE MÜCADELEMİZ SÜRECEK’ “Devam eden grevlerimiz de var.
Smart Solar’da işveren en baştan beri sendikayı kabullenmek istemedi.
Yetki itirazlarıyla süreci uzattılar.
Grevimiz bugün 81. gününde.
İşveren grevi kırmaya çalışıyor, üretimi fason firmalara kaydırıyor ama işçilerimiz çok kararlı.
Sag Hidrolik’te de benzer bir durum var; İtalyan sermayeli bir şirket.
Öncü işçileri işten attılar.
Ancak yetki davasını kazandık, orada da toplu sözleşme yapmak için mücadelemiz sürecek.” ‘ÖZELLEŞTİRMEYE KARŞI MÜCADELE EDİLMELİ’ Atar, Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında 2026 yılı için gündeme getirilen özelleştirmelere de dikkat çekti.
Sendikal hareketin ve yurtseverlerin bu politikalara karşı birlikte mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Atar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özelleştirme süreci 1980 sonrası neoliberal politikaların bir sonucudur.
Türkiye’de bu çok acımasızca uygulandı; kamu kuruluşları yağmalandı.
OVP gibi uygulamalarla şimdi geri kalan stratejik kurumların da bitirilmesi hedefleniyor.
Sendikal hareketin ve yurtseverlerin buna karşı mücadele etmesi şarttır. ‘Aklıselim adım atılmazsa metal işçisi sert yanıt verir’ MESS’e sundukları talepleri ayrıntılarıyla anlatan Atar, şu ifadeleri kullandı: “MESS’ten ilk olarak taban ücretin 170 TL’ye çekilmesini, üzerine yüzde 15 yüzdelik zam ve 100 TL seyyanen artış istiyoruz.
Bu, ilk 6 ay için toplam yüzde 58,5 artış demek.
Sosyal haklarda ise yüzde 150 artış talep ediyoruz çünkü mevcut yardımlar (çocuk parası, yakacak vb.) artık komik rakamlara dönüştü.
Tamamlayıcı sağlık sigortasının işçinin ailesini de kapsamasını istiyoruz ancak MESS mevcut hakkı bile kaldırmak istiyor.
İşçilerin morali ve mücadele azmi çok yüksek.
Biz şeffaf bir sendikayız, her adımı üyelerimizle paylaşıyoruz.
Eğer MESS aklıselim bir adım atmazsa metal işçisi çok sert cevap verir.
Biz huzurlu bir anlaşma istiyoruz ama işçinin yüzünü güldürmeyecek hiçbir teklife imza atmayız.”