Haber Detayı

Vaka sayısı 1 milyarı geçti! Obezite, küresel bir pandemiye dönüştü... Türkiye’de de durum alarm veriyor
Aile hurriyet.com.tr
18/01/2026 09:03 (4 saat önce)

Vaka sayısı 1 milyarı geçti! Obezite, küresel bir pandemiye dönüştü... Türkiye’de de durum alarm veriyor

Çocuklar ve gençlerdeki obezite artış oranlarının endişe verici boyutlara ulaştı. Çalışmalar 2035 yılına kadar dünyanın yarısının obezite veya fazla kilo problemi ile karşı karşıya kalacağını tahmin ediyor. Küresel bir pandemiye dönüşen obezitenin Türkiye’de de alarm verdiğini söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Semir Paşa, paylaştığı rakamlarla korkutucu gerçeği gözler önüne serdi.

2023 Dünya Obezite Atlası Raporu’na göre obezitedeki tırmanışın başlıca nedenleri şunlar:- Sedanter (hareketsiz) yaşam- İşlenmiş gıda tüketiminde artış.- Sağlıklı gıda üretim ve dağıtımında yetersiz denetim- Sağlık sisteminin obeziteyle mücadeleye yeterli kaynak ve zaman ayırmaması Raporda, obezite oranlarındaki artışın küresel ekonomi üzerinde önemli bir yük oluşturacağı belirtilerek bunun küresel gayri safi hasılanın yüzde 3'üne karşılık geleceği vurgulanıyor. 2035 yılına kadar obezite maliyetinin yıllık 4 trilyon doları aşacağı uyarısı yapılıyor.

Bu ekonomik sorunlardan belki de daha önemlisi obezitenin neden olacağı sağlık sorunları.

Metabolik sendrom, insülin direnci, diyabet, kalp damar hastalıkları, kalp yetersizlikleri, inme, böbrek yetersizlikleri, uyku apne hastalığı, aritmiler gibi pek çok hayati ve yüksek maliyetli kronik hastalık maalesef obeziteyle doğrudan ilişkili.Obeziteyi sadece fazla yeme problemi gibi düşünmek yerine bir hastalık olarak düşünüp nedenleri ve tedavisine odaklanmak daha doğru olur.

Yemek yediğimiz zaman mide ve ince bağırsak duvar gerilimi ile oluşan sinyaller beyne iletilir, ayrıca besin alımı sonrası bağırsaklardan salgılanan bazı hormonların yardımı ile doygunluk hissi oluşur.

Açlık hormonlarında artış, tokluk hormonlarında azalma veya etkilerine direnç olduğunda, insülin direncinde, özellikle de ailesel yatkınlık varlığında hormonal sistemimizdeki bozukluklara bağlı obezite sıktır.

Benzer şekilde vücudun metabolik hızını düzenleyen tiroid hormonları, stres hormonumuz olan kortizol, büyüme hormonları, yumurtalık kistik hastalıkları gibi pek çok tablo obezite nedeni olabilir.Bu hormonal bozukluklar yanında hastaların psikososyal durumları, mesleki nedenler de buna zemin hazırlayabilir.

İşte obezite ile mücadelede bu olası nedenlerin topluca değerlendirilmesi ve toplu bir mücadele gereklidir.

Altta yatan olası hastalıklar ile mücadele edilirken kişilerin sosyoekonomik yapılarına uygun diyet ve egzersiz programları planlanmalı, bazı kalp hastalarının veya diğer egzersiz yapmaya müsait olmayan kişilerin durumları da ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Dünya genelinde yaygınlaşan bir sağlık sorunu olan obezite, bir pandemi olarak nitelendiriliyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) tahminlerine göre, dünya çapında bir milyardan fazla insan obez. 2022 yılı verilerine göre, bu kişilerin yaklaşık 880 milyonunu yetişkinler ve 159 milyonunu ise çocuklar oluşturuyor.

Çocuklar arasında obezite oranlarındaki artışı çok endişe verici.

Gelecekte karşımıza çok daha büyük sağlık sorunları çıkaracağına şüphe yok.

Yetişkin obezite prevalansı en yüksek üç bölge Amerika Bölgesi (yüzde 29), Avrupa Bölgesi (yüzde 23) ve Doğu Akdeniz Bölgesi’dir (yüzde 21).Başı çeken ABD’de 20 yaş ve üstü yetişkinlerin yüzde 31,1’inin fazla kilolu; yüzde 42,5’inin obez ve obezlerin yüzde 9’unun morbid obez (obezitenin en şiddetli hâli) olduğu ortaya konuldu.

Bu artış hızı devam ederse 2030 yılında obezite sıklığının ABD’nin birçok eyaletinde yüzde 50’ye varacağı düşünülüyor.

Avrupa Bölgesi'ndeki yetişkinlerin yüzde 59'u fazla kilolu veya obez.

Çocuklarda da durum benzer; yaklaşık olarak her üç çocuktan birinin (erkeklerde yüzde 29, kızlarda yüzde 27) aşırı kilolu veya obez olduğu belirtiliyor. 1- ABD (yüzde 36,2)  2- Türkiye (yüzde 32,1)3- Yeni Zelanda (yüzde 30,8)4- Kanada (yüzde 29,4)5- Avustralya (yüzde 29)6- Meksika (yüzde 28,9)7- Şili (yüzde 28)8- İngiltere (yüzde 27,8)9- Macaristan (yüzde 26,4)10- İsrail (yüzde 26,1) Türkiye’de yaşam tarzının ve beslenme alışkanlıkların değişmesiyle obezite, halk sağlığını tehdit eden ciddi bir soruna dönüştü.

Avrupa Bölgesi’nde obezite sıklığının en yüksek olduğu ülke Türkiye.

Ülkemiz aynı zamanda OECD (Organisation for Economic Co-Operation and Development - Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) üyesi ülkeler arasında obezitede dünya ikinciliğini elinde bulunduruyor.

Türkiye’deki yetişkin nüfusun yüzde 66,8’i fazla kilolu ve yüzde 32,1’i obez olarak belirtiliyor.

Türkiye'de 20 yaş ve üstü bireylerde obezite oranları hem kadınlarda hem de erkeklerde artmaya devam ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2023'te yayımladığı verilere göre, Türkiye'de 15 yaş ve üstü obez bireylerde obezite oranı 2022 yılında yüzde 20,2 (kadınların yüzde 23,6'sı, erkeklerin ise yüzde 16,8'sı obez).

Günümüzde önlenebilir ölümlerin sigaradan sonra gelen ikinci önemli nedeni olan obezite; kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, bazı kanser türleri, solunum sistemi hastalıkları, kas iskelet sistemi hastalıkları gibi pek çok sağlık probleminin oluşmasına zemin hazırlarken hayat kalitesini ve süresini de olumsuz yönde etkiliyor.

Bu korkunç tablo obeziteyle acil ve kapsamlı bir mücadele gerektiğini gözler önüne seriyor. - Ölüm: Obezitede yaşam beklentisi 6-7 yıl daha kısadır.- Tip 2 Diyabet: BKİ >35 kg/m2 olan kadınlarda, BMI

İlgili Sitenin Haberleri