Haber Detayı

‘Size bu kadar mutluluk yeter!’
Kelebek hurriyet.com.tr
18/01/2026 07:00 (7 saat önce)

‘Size bu kadar mutluluk yeter!’

Biz engelliler için bazen yeni bir uygulama hayata geçiriliyor, tanıtılıyor, reklamı yapılıyor. Biz de faydasını görüyor, mutlu oluyoruz ama sonra aniden birileri bunu kaldırıp atıyor. Sinemadaki betimleme uygulaması da böyle...

İnsanın aklı hiç durmuyor.

İçimdeki ses hep konuşur yerli yersiz.

Yine tam öyle bir durum.

Aylar öncesinde bir film galasına gitmiştim.

Film görmeyen bir kadının hayatı üzerineydi.

İsmi  ‘Eflâtun’.

Biz film izlerken betimlemeye ihtiyacımız oluyor.

Konuşulmayan anlarda ekranda neler oluyor, oyuncular ne yapıyor, ne giymiş ya da ne yiyorlar, nerede oturuyorlar...

Bir içeriği izlerken siz ne görüyorsanız bizim de hepsine ihtiyacımız var.

Bunları düşünerek gidiyordum ‘Eflâtun’u tekrar izlemeye.

Geçen sefer rahatsızlanıp son 20 dakikayı izleyememiştim.

Betimlemeyi sağlayan uygulamayı da kulaklığım bozuk olduğundan kullanamamıştım.

Bu defa kulaklığım çalışıyor ama bilin bakalım ne yok?

Uygulama çalışmıyor!

Neden böyle oluyor?

Bizim için bir şey yapılıyor, bir uygulama var ve sinemada tam erişilebilirlik sağlanmışken neden birden elimizden alınıyor?Genelde bizimle ilgili durumlardan çıkarımla yeni uygulama ya da bir kolaylık oluşturuluyor, herkese tanıtılıyor, üstümüzden bunun reklamı yapılıyor.

Biz de faydasını görüyor, mutlu oluyoruz.

Derken biri “Size bu kadar mutluluk yeter” deyip, uygulamayı kaldırıp atıyor.Yine düşünceleri birbirine ekleyip dururken kendimce bir film yapıyordum kafamda. ‘Bu ekrandaki mizansenler kime ait acaba’ diye bir soruya kapıldım.

Senarist mi yönetmen mi bunları düşünüyor diye takıldım.

Sonra birden ışık yandı kafamda. ‘Eflâtun’u yazan ve yöneten arkadaşım aklıma geldi, telefonuma sarıldım.

Hoş beş kısmını yaparken aklım durmuyordu. “Nasıl istesem” diye senaryo isteme senaryoları yazıyordum ve baklayı ağzımdan çıkarttım: “Hiç senaryo okumadım.

Merak ediyorum nasıl yazılıyor.

Bir sayfacık bile olsa bir örneği varsa okuyabilir miyim?” “Sana filmin senaryosunu atayım” dedi ve altın bulmuş kadar sevindim.

Heyecanla okumaya koyuldum.

Okudukça içine düştüm.

Ertesi gün filmi izlemeye gittiğimde senaryoyu bildiğimden hiç eksiklik hissetmeden izledim.

Madem betimlemeyi aldınız elimizden, belki senaryolar işimize yarar.

Fakat her filmin senaryosunu bulmak mümkün değil.

Betimleme olmadan filminizi yayımlarsanız sadece replikleriniz size ait kalır.

Çünkü siz ekrana ne koyarsanız koyun, biz görmeyince o mizanseni tamamen kendimiz yaratırız.

Yani yazı size, görüntü bize ait olur.

Filmi baştan bir daha çekeriz.

Biz başka film izleriz, siz başka film çekmiş olursunuz.Yapımcılar, yönetmenler...

Gelin, bu uygulamayı çöp olmaktan kurtarıp ya da yeni uygulama yazıp sinemada birlikte film izleyelim.

Yoksa yanlış anlaşılmaya geri döneceğiz.

Birileri görme engelliler için film ya da etkinlikler yapacak, görme engelliler gidecek, ben gitmeyeceğim.

Yine ayrımcılık desteklenmiş olacak.

Tek bir topluluk için etkinlik yapmaktansa tek etkinliği bütün toplum için yapmayı teklif ediyorum.

Ne dersiniz?

İlgili Sitenin Haberleri