Haber Detayı
Aklımıza bilim mukayyet oluyor
Geçen yıl psikiyatri ve nöropsikiyatri alanında önemli gelişmeler oldu. Majör depresyon tedavisinde beyne düşük doz akım veren cihazlar artık evlere giriyor. Sadece kan testiyle alzheimer riski olup olmadığı anlaşılıyor. Uyku hali yapmayan ve bir saatte etki eden sosyal anksiyete bozukluğu ilacı da test aşamasında.
Her 6-7 kişiden biri hayatı boyunca depresyon rahatsızlığına yakalanıyor. 65 yaşındaki kişilerin yüzde 1’ine alzheimer tipi demans tanısı konuyor; yaş 85 olduğunda her 5 kişiden biri risk altında.
Türkiye’de 700-800 bin civarında şizofreni hastası olduğu tahmin ediliyor.
Yani psikiyatri ve nöropsikiyatri rahatsızlıkları sandığımızdan çok daha yaygın.
Geçen yıl bu alanda yaşanan önemli gelişmeleri Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi, psikiyatri uzmanı ve sinirbilim doktoru Doç.
Dr.
Berker Duman anlattı.DEPRESYON‘Beyne düşük akım veriyor’◊ Türkiye’de depresyonun yaygınlığına dair çalışmalar var.
Veriler yüzde 100 kesin olmasa da depresyonun görülme sıklığının toplumda yaşam boyu yüzde 15 olduğunu gösteriyor.
Yani her 6-7 kişiden biri hayatı boyunca depresyona yakalanma riski taşıyor.
Bu yüksek bir oran ve tedavi önemli.
Geçen yıl ABD Gıda ve İlaç Dairesi (Food and Drug Administration, FDA) majör depresyon tedavisinde Flow Neuroscience’a ait tDCS cihazını onayladı.
Cihaz 1-2 miliamper seviyesindeki çok düşük elektrik akımını beynin depresyonla ilişkili bölgelerine iletiyor.
Hasta bunu sadece ciltte hafif bir karıncalanma olarak hissediyor.
Halk arasında şok tedavisi olarak bilinen bu yöntemin adı elektrokonvülsif terapi (EKT).
Normalde sadece hastanede yapılıyor.
Türkiye’deki kliniklerde de var ama bu yeni cihazın özelliği hastanın evde kendine uygulayabilmesi.
Bu yıl farklı bir versiyon olan ProlivRx de piyasaya çıkacak.
İlaç kullanmak veya terapiye gitmek istemeyenler için alternatif olabilir.◊ Esketamin burun spreyi tedaviye dirençli depresyonda FDA onayı alan ilk ilaç oldu.
Aslında Türkiye’de de kullanılıyor ama bir antidepresanla birlikte veriliyordu.
Şimdi tek başına sadece bir burun spreyi olarak kullanılabilecek.
Saatler içinde antidepresan etki verebiliyor fakat tansiyonu yükselttiği için hastanede uygulanması gerekiyor.◊ Depresyonda ilk kez genetik bir biyobelirteç başarılı oldu ve klinik kullanıma girebilir.
Biliminsanları liafensin etken maddeli yeni bir antidepresan geliştirdi.
ANK3 geni pozitif olan hastalarda bu ilacın işe yaradığı görüldü.
Biraz kanser tedavisindeki akıllı ilaçlara benziyor.
ALZHEIMERKan testiyle tanıda gelişmeler...◊ 65 yaşındaki kişilerin yüzde 1’ine alzheimer tanısını konuyor. 85 yaşına ulaşanlarda da her 5 kişiden biri risk taşıyor.
Avrupa İlaç Ajansı (EMA) geçen yıl erken evre alzheimer’ın tedavisinde ‘donanemab’ etken maddesini onayladı.
Bu şu demek: Beyindeki sinir hücrelerinin iletişimini sağlayan boşluğa sinaps diyoruz.
Alzheimer’da bu boşlukta plak oluşuyor ve iletişimi engelliyor.
Zamanla sinir hücrelerinin ölümüne yol açıyor.
Donanemab, hastalığın erken evresinde plakların temizlenmesine destek oluyor.
Fakat plaklar temizlense de hastanın klinik tablosunda net bir düzelme görülmeyebiliyor.
Bu konu hâlâ araştırılıyor.◊ Normalde alzheimer tanısı için belden sıvı alınıyor.
Bu hastayı çok rahatsız ediyor.
Şimdi FDA’dan onay alan p-Tau217 kan testi, tanı için yeterli olacak.
Ancak etik tartışmalar var.
Çünkü sağlıklı orta yaşlılarda da test pozitif çıkabiliyor.
Bu o kişinin risk taşıdığı anlamına geliyor.
Ama ne zaman alzheimer olacağı, kesin olup olmayacağı belli değil.MENOPOZDA ATEŞ BASMASI‘Termostat ayarını yapıyor’◊ FDA menopozla ilişkili ateş basması belirtisinin tedavisinde ‘elinzanetant’ adlı etken maddenin kullanımına onay verdi.
Bu maddenin vücudun termostat ayarını yaptığını söyleyebiliriz.
Böylece ateş basmalarını engellemeye yardımcı oluyor.
İlaç henüz Türkiye’de yok ama yakında gelebilir.
ŞİZOFRENİ Doğrudan sorumlu bir tek gen...◊ İlk kez psikiyatrik hastalıklardan doğrudan sorumlu bir tek gen saptandı.
Nadir görülen GRIN2A null varyantı şizofreni tanısına tek başına neden olabiliyor.
Normalde psikiyatrik hastalıklar çok sayıda genin ve çevrenin etkisiyle oluşuyor.◊ Şizofreni toplumun yüzde 1’ini etkiliyor.
Türkiye’de neredeyse 700-800 bin civarında hasta olduğu tahmin ediliyor.
Hastalığın tedavisinde kullanılan klozapin ve olanzapin maddelerininse ciddi yan etkileri var.
Örneğin bağışıklık sistemiyle ilişkili beyaz kan hücrelerinin azalmasına neden oluyor.
Bu da vücudu enfeksiyonlara açık hale getiriyor.
İlaç hastaya sıkı kan sayımı takibiyle veriliyor.
Fakat EMA geçen yıl klozapin kullanan hastalarda tam kan sayımı takibini azalttı.
İlk yıldan sonra 3 ayda 1’e, 2 yıldan sonra yılda 1’e indirdi.
Artık şizofreni hastaları bu etken maddeleri daha kolay kullanabilir.
Ayrıca klozapin ve olanzapin hastaların ciddi kilo almasına (20-30 kg) neden oluyor.
Yeni çalışmalar Ozempic gibi zayıflama ilaçlarının (GLP-1 reseptör agonisti) bu yan etkinin ortadan kalkmasına yardımcı olduğunu gösteriyor.
SOSYAL ANKSİYETE BOZUKLUĞU‘Kaygıyı giderme iddiasında’◊ FDA’in hızlı değerlendirme sürecinde olan BNC-210 kodlu etken maddenin sosyal anksiyete bozukluğu tedavisindeki faz 3 klinik çalışması sonuçlarının açıklanması bekleniyor.
Henüz kanıtlanmadı ama bu etken madde alındıktan bir saat sonra kaygıyı giderme iddiasında.
Mevcut ilaçların aksine bağımlılık yapmadığı ve uyku hali yaratmadığı bildiriliyor.
Bu araştırma şu an sosyal anksiyete üzerine yapılmış ama diğer veriler bütün kaygı durumlarında etkili olabileceğini gösteriyor. “Kapalı yer fobim var, uçağa binemiyorum” gibi durumlarda da kullanılabilir.KATATONİ‘Bağışıklık sistemiyle ilgisi var’◊ Ankara Üniversitesi’nde yaptığımız ve The British Journal of Psychiatry’de yayımlanan çalışmada ağır akıl hastalığı sanılan bazı katatoni (kasılma, hareket edememe vb.) vakalarının aslında bağışıklık sistemiyle ilgili olduğunu saptadık.
Bu hastalara kortizon uyguladığımızda iyileşip yürüyerek taburcu olduklarını gördük.
Klasik psikiyatri tedavisi uygulansaydı iyileşemeyeceklerdi.