Haber Detayı
‘25-30 yıllık iş gücü planlaması yapılmalı’
Gelecek 25-30 yıllık iş gücü planlamasının vakit geçirmeden yapılması gerektiğini belirten İSO Başkanı Bahçıvan, bu planlamada sanayinin ihtiyaçlarının dikkate alınması ve yeni çalışma biçimlerine yer verilmesi gerektiğini söyledi.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve Kapadokya Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen “Yapay Zekanın İş gücü Piyasasına Etkileri ve İnsan Kaynağında Yeni Yeterlilikler İhtiyacı” toplantısında Türkiye sanayisinin, iş gücünün ve toplumun geleceği ele alındı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, tüm teknolojik değişimleri ve sanayinin ihtiyaçlarını dikkate alarak 25-30 yıllık bir eğitim planlaması yapılması gerektiğini söyledi.
SANAYİNİN BAŞARISI İÇİN TEMEL UNSUR Sanayinin başarısı için en önemli unsurların başında nitelikli iş gücünün geldiğine değinen Bahçıvan, şöyle devam etti: “Nitelikli iş gücü için olmaz olmazımız ise iyi bir eğitim sistemi.
İSO olarak bu gerçekten hareketle mesleki eğitimden, hayat boyu öğrenmeye ve üniversite-sanayi işbirliğine kadar birçok alanda farklı eğitim projelerini hayata geçiriyoruz.
Bunların en önemlilerinden biri Milli Eğitim Bakan Yardımcılığı ve Bakanlığı döneminde Mahmut Özer Bakanımız ile hayata geçirdiğimiz İSO Mesleki Eğitim Projesi-İSO MEİP’dir.
Öğrenciyi üretimle, öğretmeni sektörle, okulu sanayi ile aynı masa etrafında buluşturan bir ortak yönetim modeli olan İSO MEİP, mesleki eğitimi yalnızca bir okul süreci olmaktan çıkarıp istihdamla doğrudan ilişkili bir ekosistem haline getirdi.” Geçen yıl sonunda yapılan ve küresel ölçekte bin 350 şirket üst yöneticisini kapsayan araştırma, üst yöneticilerin yüzde 71’inin yapay zekayı öncelikli yatırım alanı olarak gördüğünü, yüzde 69’unun ise bütçelerinin yüzde 10 ila 20’sini bu teknolojiye ayırdığını ortaya koyduğunu hatırlatan Bahçıvan, şunları söyledi: “Bununla birlikte, teknolojik gelişmelerin toplum ve sanayi düzeyinde etkili ve sürdürülebilir olması, ancak insan sermayesinin de bu dönüşüme entegre edilmesiyle mümkün.
İşte tam da bu nedenle önde gelen tüm ülkeler, beşeri kaynaklarını yeni koşullara ve ihtiyaçlara göre hazırlayacak rekabetçi bir eğitim sistemi arayışı içindeler.
Biz de ülke olarak, tüm bu teknolojik gelişmeleri ve değişen çalışma biçimlerini dikkate alarak ülkemizin gelecek 25-30 yıllık iş gücü planlamasını vakit geçirmeden yapmalı, tüm eğitim sistemimizi buna göre kurgulamalıyız.
Bu doğrultuda; temel eğitimden mesleki eğitime, üniversiteden lisansüstü eğitime kadar hayat boyu öğrenme yaklaşımını da içeren kapsamlı bir reform ihtiyacı kendisini hissettiriyor.” ‘FİRMALAR YİRMİNCİ YÜZYILIN BAŞINDAKİ KURALLARLA ÇALIŞIYOR’ Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof.
Dr.
Hasan Ali Karasar da yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: “Yapay zeka alanında sanayi tarafında başka bir gerçeklik karşımızda.
Firmalarımızı yönetenler aslında çok iyi niyetli bir şekilde mümkün olduğunca teknolojiye kapılarını açmaya gayret ediyorlar ama aynı zamanda en zor şey organizasyon kültürlerini değiştirmek, insan kaynakları politikalarını, kariyer planlama modellerini de en baştan yeniden düşünmek zorundalar.
Bugün dünyada da ülkemizde de pek çok aslında büyük sanayi şirketinin yirminci yüzünün ilk yarısındaki kurallarla yoluna devam ettiğini unutmamamız lazım.
Bugün mühendisliklerde artık sadece teknik yeterlik değil, birkaç tane önemli yeterlik bekliyoruz.
Bunların en başında veri okur yazarlığı, özellikle büyük veriyle nasıl baş edebileceğimizi bilmek gerekiyor.
İkinci olarak süreç tasarımı konusunda yeni süreçleri tasarlamak ve uygulamak konusunda yetkinlikler bekliyoruz.”