Haber Detayı

Aydınlıkçı Nâzım Hikmet 124 yaşında! Emperyalizme meydan okuyan dev yürek
Kültür sanat aydinlik.com.tr
15/01/2026 00:00 (2 saat önce)

Aydınlıkçı Nâzım Hikmet 124 yaşında! Emperyalizme meydan okuyan dev yürek

Dünyanın en büyük şairlerinden Nâzım Hikmet, şiirleriyle yaşamaya devam ediyor. Büyük şairimizin dizeleri bugün de Türk Milleti’ne ve insanlığın bağımsızlık mücadelesine güç veriyor.

Türk ve dünya edebiyatının en büyük şairlerinden biri olan Nâzım Hikmet, 124 yıl önce bugün dünyaya geldi.

Daha sonra Ran soyadını alan usta şair, ömrü boyunca Türk Milleti’nin ve insanlığın sesi oldu.

Kendisini “Ben, Türk şairi komünist Nâzım Hikmet” diye anlatan usta şair, emperyalizme karşı mücadelede en önde yer alan sanatçılardan biri oldu.

Kuvay-i Milliye Destanı’yla Kurtuluş Savaşı’nı anlatan Nâzım, ABD’nin Japonya’ya attığı atom bombasını ve emperyalizmin çektirdiği acıları şiirlerine konu edindi.

Örgütlü bir aydın olan Nâzım Hikmet, Dr.

Şefik Hüsnü Değmer’in kurucularından olduğu Türkiye Komünist Partisi’nde görev aldı.

Aynı zamanda Aydınlık’ta şiirleri yayımlandı. 16 YAŞINDA VATANSEVERLER ÇETESİNE KATILDI Nâzım’ın milli bilinci küçük yaşlarda oluşmaya başladı.

En yakın arkadaşı Vâlâ Nureddin, büyük şairin İstanbul’un işgali sırasında 16 yaşındayken “vatanseverler çetesine” katıldığını aktarıyor: “Nâzım, Celile Hanım kıratta bir kadının oğluydu.

İşgal altındaki İstanbul’da o da ufak tefek yararlıklar gösteriyor ama, bunları pek küçümsüyordu.

Yapa yapa ne yapmış meselâ?

Beyoğlu mağazalarından kaldırımlara kadar sarkan düşman bayraklarını -bilhassa Yunan bayrakları- çekip çekip yere düşüren, yırtan vatanseverler çetesine katılmış.

Az daha yakalanacaklarmış.

Bereket hızlı kaçmışlar.” YENİ DÜNYA VAPURU’YLA ANADOLU’YA İstanbul’da milli kurtuluş hareketinin etkili olduğu Beyazıt Camii dolaylarındaki kahvelerde dolaşan, özellikle Yahya Kemal gibi şairlerden etkilenen Nâzım Hikmet, Anadolu’nun yolunu tutar.

Yusuf Ziya, Faruk Nafiz, Nâzım Hikmet ve Vâlâ Nureddin vapurda yer alan isimlerdir.

Nâzım ve Vâlâ Nureddin vapur yolculuğunun ardından yürüyerek İnebolu’dan Kastamonu’ya oradan da Ankara’ya ulaşır.

İnebolu’da Spartakistlerle tanışan Nâzım, sosyalist fikirlerden etkilenmeye başlar.

Anadolu’daki yoksulluğu ve geri kalmışlığı gören Hikmet, bu yolculuğu sırasında “Köylünün toprağa hasreti var/toprağın hasreti/makinalar!” dizelerini yazar.

Her ne kadar cephede görev almak istese de bu mümkün olmaz.

Tedrisat-ı Taliye Müdürü Kâzım Nâmi’nin (Duru) yardımıyla 14 Haziran 1921’de Bolu Sultanisi kısm-ı iptidai muallimliğine atanır.

Burada bir süre öğretmenlik yapan Hikmet, daha sonra Moskova’ya gider.

Kütahya-Eskişehir Savaşı sırasında Bolu’da olan Nâzım, Ankara’nın düşmesi durumunda işgale karşı direniş planları bile yapmıştır.

EMPERYALİST KUŞATMAYA YAZILAN ŞİİR Şiirlerinde çoğunlukla emperyalizmi işleyen Nâzım Hikmet, aslında yeni dünyanın da öncüsüdür.

Duvar şiirinin başında yer verdiği ithafta, “İzmir’den Akdeniz’e dökülen ve yakında Bombay’dan Hint Denizi’ne dökülecek olan emperyalizmin şarkı saran duvarı hakkında yazılmıştır.” der.

Aynı şiirde emperyalizmin dünyayı kuşatmasını şöyle betimler: “O duvar; gözleri afyon dumanlı keşişlerin bellerindeki kara kuşak gibi sarılmış kürenin gırtlağına!.” ATEŞİ VE İHANETİ GÖRDÜK Nâzım Hikmet’in en büyük eserlerinden biri olan Kuvayi Milliye Destanı, Kurtuluş Savaşı’nı ve Büyük Taarruz’u anlatır: “Ateşi ve ihaneti gördük.

Murat nehri, Canik dağları ve Fırat, Yeşilırmak, Kızılırmak, Gültepe, Tilbeşar Ovası, gördü uzun dişli İngiliz’i. ve Aksu’yla Köpsu Karagöl’le Söğüt Gölü ve gümüş basamaklı türbesinde yatan büyük, aşık ölü, şapkası horoz tüylü İtalyan’ı gördü” EMPERYALİZM YOKSULLUK YARATIR 1952 yılında Sovyetler’de bir çocuk kampını ziyaret eden Nâzım Hikmet, Rus çocuklarına emperyalizmi anlatmıştı.

Emperyalizmin etkisi altındaki ülkelerde yaşanan emek sömürüsünü ve eşitsizliği aktaran Hikmet, şu ifadeleri kullanıyor: “İşte çocuklar deniz orada.

Denizin öbür tarafında benim memleketim, Türkiye.

Orada ARTEK yok, orada piyoner kampı yok.

Orada Türk halkının çocukları çok kötü yaşıyor.

Çok küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başlıyorlar. (Yanındaki çocuğu göstererek) Misal senin yaşındaki oğlan çocukları fabrikalarda çalışıyor.

Günde 12 saat.

Sizin yaşınızda kızlar da çalışıyor.

Çoğu okuma yazma bilmiyor.

Peki neden böyle?

Neden çocuklarımız bu kadar kötü yaşıyor?

Çünkü bizde Amerikan emperyalizmi ve onların yerli işbirlikçileri hüküm sürüyor. “Ama sadece Türkiye’de böyle değil.

Avrupa’da, Asya’da, Afrika’da, kapitalistlerin ve Amerikan emperyalizminin hüküm sürdüğü kapitalist ülkelerde.

Oralarda da çocuklar çok kötü yaşıyor.” BATICILIĞA TAHAMMÜLÜ YOKTU Nâzım Hikmet, kültürel anlamda da Batıcılığa karşı bir aydın ve sanatçıydı.

Usta şair, özellikle bazı aydınların Fransız dostluğunu ve Pierre Loti hayranlığını da “Piyer Loti” başlıklı bir şiirle eleştirmişti: “Piyer Loti!

Ne domuz bir burjuvaymışsın meğer!

Maddeden ayrı ruha inansaydım eğer, Şarkın kurtulduğu gün senin ruhunu köprü başında çarmıha gerer karşısında cigara içerdim!”

İlgili Sitenin Haberleri