Haber Detayı

Çin ablukası genişliyor!
Ekonomi ekonomim.com
15/01/2026 00:00 (2 saat önce)

Çin ablukası genişliyor!

Trump tarifeleri sonrası daha da agresifleşen Çin, iç ve dış pazarlarda Türk firmalarını köşeye sıkıştırırken, bu ülkeden yapılan ithalat da hız kesmiyor. Türkiye’nin Çin’den ithalatı geçen yıl yüzde 10,3 artarak 50 milyar dolara dayandı, ithalatın payı ise yüzde 13,6 ile zirveye çıktı. Birçok küçük ve orta ölçekli sanayicinin Çin nedeniyle batma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu savunan iş dünyası temsilcileri, Çin’den ithalata önlem alınmasını talep ediyor.

MERVE YİĞİTCAN Rekabet gücü aşınan Türk firmalarının ihracat pazarlarında en büyük rakibi olan Çin iç pazarı da kuşatıyor.

Üretim maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle birçok sektörde yan sanayi tedariki Çin’e kayarken, bu ülkeden ithalat da durdurulamıyor.

Çin’den ithalat geçen yıl yüzde 10,3 artarak 50 milyar dolara dayandı, böylece 10 yıllık süreçte iki katına yaklaştı.

Çin’den ithalatın payı da yüzde 13,6 ile zirveye çıktı.

Hem iç hem de dış pazarlarda Çin’e karşı eli zayıflayan yerli firmalar, üretim koşullarında iyileşme ve kurda dengelenme olmadığı takdirde Çin ile rekabette daha da geriye düşmekten endişe ediyor.

Bir yılda yüzde 10 arttı EKONOMİ’nin TÜİK ve Ticaret Bakanlığı verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye’nin ithalatı geçen yıl yüzde 6,3 artarak 365 milyar 524 milyon dolara ulaştı, dış ticaret açığı da aynı yıl 92 milyar dolar oldu.

Türkiye’nin ithalat yaptığı ülkelere bakıldığında da, 2025’te zirve yine Çin’in oldu.

Türkiye’nin geçen yıl Çin’den yaptığı ithalat bir önceki yıla göre yüzde 10,3 artarak 49 milyar 576 milyon dolara yükseldi.

Bu dönemde Çin’den yapılan ithalatın genel ithalattan aldığı pay da yüzde 13,6 ile zirveye çıktı.

Çin ile ithalatın son 10 yıllık performansına bakıldığında ise, 2016’da bu ülkeden yapılan ithalatın tutarı 25,4 milyar dolar, payı da yüzde 12,8 idi.

Daha sonra düşüşe geçerek 2018’de 20,7 milyar dolara inerken, payının da yüze 9,3 olduğu görülüyor.

Buna göre, 2018’den bu yana Çin’den yapılan ithalat yüzde 139 artmış durumda.

Yanı sıra toplam ithalatta Çin’in payı da 2018’den 2025’e düzenli olarak artarak 4,3 puan yükselmiş görünüyor.

En fazla ithalat ‘cepte’ Peki Çin’den en fazla hangi ürünler ithal ediliyor?

Burada TÜİK’in özel ticaret sisteminden gümrük tarife istatistik pozisyonunun (GTİP) ilk 4 hanesi bazında yapılan incelemede 2025’in 11 aylık verileri görülebiliyor.

Buna göre, geçen yılın 11 ayında Çin’den en fazla ithalat 3,1 milyar dolar ile ‘telefon ve veri iletim cihazları (HS-4: 8517)’ kaleminde yapıldı.

İkinci sırada 2,2 milyar dolarla ‘otomatik bilgi işlem makineleri ve birimleri (HS-4: 8471)’ gelirken, üçüncü sırada ise 1,5 milyar dolarla ‘binek otomobilleri (HS-4: 8703)’ oldu. “Ana sanayide yerli payı geriliyor” EKONOMİ’ye konuşan TAYSAD Başkanı Yakup Birinci, Çin’in artık sadece ucuz değil, nitelikli ürünlerde de çok güçlü hale geldiğini vurguladı.

Aynı malzemenin Çin’den, Türkiye’de üretilen parçanın teslim fiyatına alınabildiğini belirten Birinci; motor aksamı, döküm parçalar ve nitelikli plastiklerde Çin’in ölçek avantajı ve devlet destekleriyle ciddi bir rekabet gücü yakaladığını söyledi.

TOBB Otomotiv Tedarik Sanayi Meclis Başkanı Alper Kanca da, Türkiye’de üretilmeye başlanan yeni modellere rağmen yerlilik oranlarının düşük kaldığını belirterek, “Yeni araçların birçok parçası ithal ediliyor.

Türk tedarikçilerin güçlü olduğu ürün gruplarında da son 1-2 yıldaki maliyet artışları nedeniyle farklı tercihler yapılıyor.

Kur baskısı ve artan işçilik maliyetleri nedeniyle bazı OEM’lerin Çin ve Hindistan’a yöneldi” dedi.

Kanca, yerlilik zorunluluğu olmazsa ithalatın patlayacağını, yerli tedarik sanayinin küçülüp başka ülkelere kayacağını ve bunun sektör için büyük risk oluşturduğunu dile getirdi. “Birçok KOBİ’yi batırabilir” İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, ABD’nin Trump ile başlattığı tarife savaşlarının Türkiye üzerindeki Çin tehdidini daha da artırdığını söylerken, bu noktada yerli üretimi teşvik ederken, aynı zamanda Çin’den ithalata da önlem alınması gerektiğini savundu.

Çin’in yüksek üretim kapasitesine ve ihracata yönelik devlet teşviklerine atıfta bulunan Tecdelioğlu, “Bu avantajlarıyla Çin, ihracat pazarlarında Türk firmalarını zorluyor” dedi.

Yanı sıra son yıllarda Türkiye’nin Çin’den artan ithalatının da ülke sanayisi için önemli riskler barındırdığına işaret eden Tecdelioğlu, “Türkiye’nin cari açığının önemli sebeplerinden biri de Çin’den yapılan ithalat...

Çin’den yapılan ithalatın gümrük vergileri ile kontrol altına alınması lazım.

Çünkü Çin sadece bizim sektörümüz için değil tüm sektörler için bir tehdit yaratıyor.

İç pazar tüketimini Çin’e kaybediyoruz.

İç pazarımızı Çin’e bırakmamalıyız.

Birçok küçük ve orta ölçekli sanayici Çin nedeniyle batma tehlikesi ile karşı karşıya” ifadelerini kullandı. “Çin, bazı sektörlerde ihracatçısına vergi iadesini sıfırlıyor” Çin’den, özellikle e-ithalat kanalı ile yapılan ithalatta ev ve mutfak eşyaları da önemli bir yer tutuyor.

Bu noktada yerli üretici için avantaj yaratacak bir haber Çin’den geldi.

Çin devleti, şu anda aralarında seramik, porselen ve cam eşyalarının da olduğu bazı sektörlerde ihracat yapan firmalara sağladığı yüzde 13 olan vergi iadesini 1 Nisan itibarıyla sıfırlamaya hazırlanıyor.

Bu noktada görüşlerine başvurduğumuz Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Burak Önder, vergi iadesinin bazı sektörlerde sıfırlanması halinde Çin ürünlerinin küresel pazarlarda bu kadar agresif olamayacağını söyledi. “Zira bu durum bizi hem içerde hem de ihracat pazarlarında zorluyordu” diyen Önder, “Vergi iadesi kalktığı takdirde bu bize hem iç hem de ihracat pazarlarında nefes aldıracaktır” dedi.

Burada en önemli hususun Türk ürünlerinin rekabetçiliği olduğunu vurgulayan Önder, “Lojistik maliyetlerimiz, finansman maliyetlerimiz, üretimde verimliliğimiz gibi geniş yelpazeyi içine alarak küreselde rekabetçiliğimizi sağlayabilmek çok daha önemli” şeklinde konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri