Haber Detayı

Halep orada ise arşın burada
Erdem i̇lker mutlu aydinlik.com.tr
14/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Halep orada ise arşın burada

Halep orada ise arşın burada

Herhalde son günlerde herkesin aklında bu var..

Suriye’de adı sonradan SDG olan YPG'nin, umarsızca, Halep'te 40 arşın atlarım, silahımla herkese yan bakarım, devlet – otorite tanımam, İsrail desteğiyle kimseden korkmam tavrı nereye kadar gidecekti..

Sonunda, herkesin canına tak dedi..

Kendini bağlı gördüğü güç merkezinin Gazze'de yaptıklarını görünce, Suriye’de kendisi de yardım konvoyuna ateş açmakta sakınca görmeyen bu yapı zannetti ki: “Biz bir asırdır kazanan tarafta oynuyoruz, bak koca koca Saddamlar, Kaddafiler gitti..

Suriye’de Esatlar gitti..

Yanlış tarafa oynayanlar yok oldu..

Biz doğru taraftayız, hâlâ varız..”..

Sahi onlar gitti de ne oldu?

Tarihe, emperyalizme kafa tutan Ortadoğulu liderler olarak geçtiler..

Yanılıyor muyuz?

En büyük yanılgı hiç şüphesiz küresel sermayenin ana akım medya arşivini tarih zannetmektir..

Kendini emperyalizmin yazdığı senaryoda jön zannedenler de istisnasız hep yanılmışlardır..

Bunun son örneği Suriye’de yaşanmaktadırlar..

Şeyh Maksud ve Eşrefiye’ de yaşananlar tarihin bir uyarısıdır..

TRUMP’I VEYA TEMSİL ETTİĞİ YAPIYI ANLAMAK Gerçekten merak ediyorum şu yaşadığımız trajik sürecin tuhaf medya halleri ne kadar sürecek..

Tüm Venezuela ve İran süreci küresel sermaye medyasının Türkçe çevirisi ile ilerliyor..

Neyse ki bu hikayeleri çekirdekten paramparça eden gelişmeler yaşandı..

Bunun en büyük aktörü de Amerikan başkanı Trump’ın konuşmaları..

Trump, isteyerek veya istemeyerek çok önemli bir işi başardı..

Çok kısa sürede Avrupa-Atlantik merkezli jeopolitik söylemlerine darbe üzerine darbe vurdu..

Gelin kısaca inceleyelim..

Darbe 1: Güney ve Orta Amerika’ya güvenlik ve demokrasi getirme söylemi..

İki hafta önce söylenen: Biz Venezuelaya Narko-terörü önleme iddiası ile saldırdık..

Saldırının ertesi günü söylenen: Başkan Maduro'yu esir aldıktan sonra Venezuela petrolünü onlardan geri alacağız.. (Chavez öncesi liberal döneme atıf yapılmaktadır..

Demek liberalizmde kendi kaynaklarına sahip çıkan milletler küresel şirketlerin pastasını alıyormuş!..) Saldırıdan bir  hafta sonra söylenen: Demokrasi, medeniyet getirmek gibi derdimiz yok..

Petrolü ele geçireceğiz ve bu sayede yaptırımlar bitecek, Venezuela halkı rahatlayacak..

Yukarıdaki yeni söyleme bakın.. 1776 Amerikan devrimi ile kıtaya siyahilere özgürlük getirme iddiası ile ortaya çıkan, önce 60-70 yıl Hollywood ile, sonra 20 yıl dijital tekel ile Dünyaya Amerikan rüyasını aşılayan, her yıl insan hakları ve demokrasi raporları yayınlayan sistemin geldiği noktaya bakın..

Darbe 2: Avrupa Güvenliğinin ve NATO’nun Temel Taşı ABD..

Başkanlık görevi başladığında söylenen ama kimsenin ciddiye almadığı ifade :Grönland’ı alacağız..

Artık herkes ciddiye alıyor..

Çünkü Venezuela’da en az bu kadar olmayacak bir şey yaptı..

Böylece yeni söylem gündeme girdi..

Yeni söylem: NATO bizi ekonomik olarak bitiren ve bizim cebimizden Ruslar ile çatışmaya giren organizasyondur..

Çok istiyorsanız Ruslar ile kendiniz savaşın..

Zira bizim böyle bir önceliğimiz yok..

Asıl önceliğimiz MAGA (Amerikayı yeniden harikulade yapmak) ama önce bunun için yeterli finansmanı sağlayalım..

Bu da NATO’ya ve İngiltere’nin savaşına para harcayarak olmaz..

Darbe 3: ABD Ortadoğu’da barış ister, Araplar ile Israil arasında uzlaştırmacı bir rolü benimser söylemi..

En hızlı darbeyi bu söylem almıştır..

Başkanlık görevi başlar  başlamaz..

Yeni söylem:” Hep İsrail’i nasıl büyütebiliriz diye düşündüm..” “Gazze için çok güzel planlarım var..

Turistik bölge yapacağım..” (Filistinliler başka bir bölgeye nakledilecek )(!) Darbe 4: ABD,  IŞİD başta Ortadoğu’da ortaya çıkan illegal yapılar ile mücadele eder..

Bu da Trump’ın başkanlıktan önce farklı bir söylem telaffuz etmeye başladığı ve en hızlı şekilde USAID’i kapatarak vurduğu darbedir.

Yeni söylem: IŞİD ve Dünyadaki bazı illegal yapılar Amerikalıların vergileri ile oluşturulan  USAID gibi örtülü fonlar ile kurulmuştur..

Görüldüğü gibi tarihte ilk kez bir Amerikan başkanı Amerikan rüyası ile tanıtılan sistemin ve Amerikan küresel söylemlerinin gerçek yüzünü Dünya kamuoyuna anlatmıştır..

Bundan önce nasıldı?

Bush ve Obama dönemlerinde Irak’ta kimyasal silahlar, Libya’da diktatör, İran’da insan hakları..

Milyonlarca insan evlerinden,  yüzbinlerce insan hayatlarından edildi..

TRUMP’IN SAHA EYLEMLERİ Trump Venezuela saldırısından sonra dedi ki .. “Ne yapsaydım, (Başkanlarını kaçırmak yerine) tepelerine bombalar mı yağdırsaydım?”  Burada 2003 Irak işgaline ve 2011 Afganistan işgaline atıf var..

Örneğin Irak’a 1500 adet tomahawk füzesi ve bombardıman uçakları ile binlerce sorti yapılmıştı..

Irak topraklarında taş taş üstünde kalmadıktan sonra kara ordusu girmişti..

Alt metinde Trump bunu söylemek istiyor..

Bu sistemin lideri olarak olabilecek en az hasarı vererek ilerlemeye çalışıyorum ve maalesef sistemin gerçekleri bunlar..

Kaçamıyorum..

Bütün tepkileri de sistem adına göğüslemeye hazırım..

Tamam bizde öfkemizi ondan alabiliriz ama yapının kendisini görmezden gelerek konuyu yapının sözcüsünün kişiliğine sıkıştırmak bize yakışmaz..

Eğri oturup doğru konuşalım..

Amerikan devletinin gerçek yöneticileri petrol şirketleri ve silah endüstrisi başta olmak üzere merkez Amerikan sermayesinin sahipleri midir,  değil midir? 15.-16.

Yüzyıldan beri gerçekte nasıl bir yapı mevcuttur?

Amerikan yerlilerinin topraklarını satın aldığını söyleyen belgeleri dayanak yapan ama 70 milyon yerlinin yok olmasını açıklayamayan bir yapı..

Altına hücum sürecinde büyük çatışmalarda zengin olan yapı..

Siyahilere eşitlik getireceği iddiası ile siyaset yapan ama iki asır boyunca yerine getirmeyen yapı..

Ve de tarihte silahlı çatışma alanında uyguladığı yöntemler ve silahlar ile hiç de iyi anılmayan bir yapı..

Bu yapıdır Amerikan halkını yöneten..

Siz bu yapıdan ne bekliyordunuz?

Son yüzyılın en gaddar oluşumlarını siyahi bir başkan döneminde Arap baharı projesi adı altında ortaya çıkaran ve oluk oluk kan dökülmesine yol açan büyük bir ekonomik yapıdan söz ediyoruz..

Anayasayı da, Kongreyi de, Bürokrasiyi de bu yapı yönetmektedir..

Hatta son yıllarda adaleti bile..

Ekonomik yapılardan, petrol şirketlerinden,  insancıl duygular beklemeyelim..

Yapının tek amacı kâr geliştirmeyi, gelir büyütmeyi insani duygularla donatılmamış şekilde gerçekleştirmektir..

Anlatılanlar ışığında şu gerçekle karşı karşıyayız: Biz Trump’ı değil, yapıyı anlamalıyız..

Bunu da kendi aklımız dururken Küresel Sermayenin velveleci ana akım medyasının çeviri yorumlarını okuyarak yapamayız..

AVRUPA'NIN BAŞINA GELENLER VE BUNDAN ÇIKARILACAK DERS Bu ekonomik yapıya karşı nasıl bir strateji geliştirilebilir?

Bu yapı ile uzlaşılabilir mi?

Karşımızdaki Kissinger’ın da dediği gibi her isteğini yerine getirmek suretiyle uzlaşılacak bir yapı değildir..

Defalarca denenmiştir..

Biz mi başaramadık diyorsunuz?

Avrupa’nın yaşadığı deneyime bakın..

Rusya’ya karşı yaptırımları uygulayıp pahalı Amerikan LNG si almış, Rus gazından vazgeçince, pahalı enerji kullanan endüstrisi iflas etmiştir..

Yine de yaranamamıştır, bugün Grönland’ı nasıl savunacağım diye düşünmektedir..

Buradan bir ders çıkarabilir miyiz?

Gelin şu tutarsızlık üzerine düşünelim: ABD'nin bir anda tehdit haline gelmesi ile gidip Rusya’dan af dileme noktasına gelmiş iflasta Avrupa’ya hâlâ kişilerin serbest dolaşımı dahi yasaklı bir Gümrük Birliği ile taviz vermeye devam mı edeceğiz?

Hâlâ 80 darbesinin beyinlere kazıdığı Avrupacı-Atlantikçi ezberi ile Asya’daki fırsatlara öcü gözüyle bakıp, coğrafyanın bu tarafına nasıl mesafe koyarız mantığıyla hareket ederek tüm Dünya’ya kendimizi güldürecek miyiz?

Evet, Shakespeare’den Dante’den, Moliere’den beri Avrupa’nın ve Dünya’nın en çok güldüğü şey kraldan çok kralcılık yapanlardır..

Bizler bunlarla anılmaması gereken kadim bir milletin evlatlarıyız..

Yapmamız gereken acilen yeni stratejiyi harekete geçirip, Asya’daki fırsatlara yönelik stratejileri harekete geçirmeliyiz..

Hangi fırsatlar mı?

Çin Halk Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı geçen hafta Ankara’daydı ve bizim birlikte neler yapabileceğimize dair sorularımızı açık yüreklilikle yanıtladı..

Tüm yanıtların özünde bu vardı: Biraz coğrafyanın bu tarafına bakın..

İlgili Sitenin Haberleri