Haber Detayı

A Haber’in kuyruklu Humeyni yalanı!
Ercan dolapçı aydinlik.com.tr
14/01/2026 00:00 (1 saat önce)

A Haber’in kuyruklu Humeyni yalanı!

A Haber’in kuyruklu Humeyni yalanı!

ABD Başkanı Donald Trump’ın ve İsrail Yönetimi’nin İran kışkırtmaları ve tehditleri, bütün yayın organlarından günlerce boca edildi.

Ssosyal medyada ve basında da yoğun şekilde İran yalanları döndürülüyor.

İran Yönetimi’nin ne kadar “eli kanlı, zalim” olduğu propaganda ediliyor.

İran Yönetimi ise önceki gün göstericilerin arasına sokulan ABD/İsrail destekli teröristlerin videolarını ve ses kayıtlarını yayınlayarak gerçekte bunların ülkeyi kana buladığını kanıtlarıyla göstermiş oldu.

Her zamanki gibi bizim yayın organları ve yorumcular ise yine bu kışkırtmalara uygun yayın yaptılar.

Hele sözde askeri uzmanlar, ABD’nin İran’ı nasıl yakıp yıkacağını planlayıp  durdular.

Onlara göre ABD ve İsrail’e kimse direnemez!

Yorum ve haberlerde İran’ın vatan ve devlet mücadelesi değil, kışkırtmaların “ne kadar haklı” olduğu kanıtlanmaya çalışıldı.

Açık tehditler ise görmezden gelindi.

En önemlisi de İran halkının, devletinin yanında olmasına ilişkin kitlesel gösteriler görmezden ve duymazdan gelindi.

Bunları yine sadece Aydınlık ve Ulusal Kanal verdi.

Oysa İran bölgede Türkiye’den sonraki son çıkış/kale.

Burası düşerse, Türkiye ciddi kuşatma altında olacak.

Bırakın İran’ı, Türkiye açısından bile bakılsa İran’daki kışkırtmalara alet olunması kabul edilir gibi değil.

Ayrıca benzer kışkırtmalar İran’da yıllardır yapılıyor ve istedikleri bir türlü gerçekleşmiyor.

Ayrıca İran halkının demokratik ve haklı bir tepki vermesi de önlenmiş oluyor.

Her tepki şiddetle boğularak, halkın haklı sesi kesilmiş oluyor.

Hani bunlar çok demokrattı ya!

Niye halkın tepkisine tahammül edemiyorsunuz, her seferinde ülkede darbe yapmak için elinizden geleni yapıyorsunuz?

Üstelik her kalkışmada yenildiğiniz halde!

UYRAYNA BENZERİ KIŞKIRTMA İran kışkırtmaları Ukrayna’daki 2014 darbe girişimine o kadar benziyor ki alim olmaya bile gerek yok!

Hep aynı haberler ve yorumlar.

Ölü sayısını artırarak kışkırtmaları darbeye dönüştürmek… Bu sefer de aynısı oldu.

En kötüsü de hükümete yakın medyada ve yazarlarda inanılmaz İran düşmanlığı sergilendi.

İpe sapa gelmez yorumlardan geçilmedi.

Bunlar bir de “İslam kardeşliğinden” bahsetmezler mi?

Oysa çoğu, mezhepçi ve Amerikancı yaklaşım içindeler.

Bundan kurtulamadılar.

ABD fonlarından açıkça para alanları anlıyoruz da Türkiye’yi savunduğunu iddia edenlere ne demeli? ‘BİZ DE KAÇAR HANEDANI’NI DESTEKLEYELİM’ Genç bir uluslararası ilişkiler uzmanı televizyonlarda şu cümleleri kurabildi: “İran’da rejim değişir de Muhammed Rıza Pehlevi’nin oğlu başa geçerse, biz de Kaçar Hanedanı’nı öne çıkaralım.

Onu savunalım.” Kaçar Hanedanı’ndan kimlerin kaldığına da “bilmem” diyor.

Bilmediği konuda ahkâm keserek komik duruma düşüyor.

Ne günlere kaldık!

Bu beyefendi sık sık da TRT’ye çıkan biri.

Sanki İran’ın başına Pehlevi ailesi dönebilecekmiş de hanedan arıyor!

Aklınca “Fars kökenli aile gelmesin, eskiden İran’ı Türkler yönetirdi onlardan birisini getirelim.” derdinde.

Bunu da diplomasi/siyaset becerisi olarak sunuyor!

Hele azılı mezhepçiler var ki onlar yine İran düşmanlığı yarışında.

Liberaller ise ABD’nin gün saydığını ve İran’ın ölümden ölüm seçmesi gerektiğini ince dille yine boca ediyorlar.

Aslında dilleri zehir saçıyor ama birileri farkında değil.

Bunları da yorum diye sunuyorlar.

İRAN DEVRİMİ ABD VE İSRAİL’E KARŞI YAPILDI Dün sabah kuşağında A Haber bir haber yayınladı (Saat: 10.09) ki evlere şenlik.

Sözde CIA bir belge yayınlamış, İran Şahı’nın oğlundan önce İran Devrim Lideri İmam Humeyni, ABD’ye “Beni iktidara getirin!” diye yalvarmış!

Uzun yıllardır İran’ı takip ettiğim için haberi dikkatle dinledim.

İddiaya ilişkin bir satır bilgi yok. 1979 Devrimi’nin lideri Humeyni’nin fotoğrafı ekrana getirilerek bu yalan yine ekranlardan boca ediliyor.

İran’ı bilmeyenler için ilgi çekebilir ancak İran’ı yakından bilenler için bu yalan ancak çocukça olur… Oysa İran Devrimi bir darbe değil, uzun yıllardır süren bir halk hareketinin sonucudur.

İran büyük bir devlet ve ordu-millettir.

Şah Muhammed Rıza Pehlevi dönemindeki ABD bağımlılığı, halkı isyan ettirdi.

Bunun öncesi İngilizlerin hâkim olduğu dönemlere dayanıyor.

Zengin petrol ve maden ülkesi İran, uzun yıllar fakirlik içinde kıvrandı.

İran halkı 1953’lerden itibaren buna karşı mücadele etmeye başladı.

Mücadele 1962 yılında kitlesel gösterilere dönüştü. 1978-79 mücadelesiyle de Şah Muhammed Rıza ülkeden kaçarak yönetimi devrimci kadrolara bırakmak zorunda kaldı.

Bu süreçte İmam Humeyni öne çıktı.

Halk desteğiyle de iktidara geldi.

İmam Humeyni en son Fransa’da sürgünde iken Aydınlık muhabirine geniş çaplı açıklamalar yaptı.

Ayrıca 1 Şubat 1979 günü İran’a dönerken de uçağında yine Aydınlık muhabirleri vardı.

Aydınlık’a yaptığı iki açıklamada da “Büyük güçler elini İran’dan çeksin.

Biz bağımsız İran istiyoruz.” dedi.

Humeyni’nin meşhur söze ise, “Ne doğu ne batı; bağımsız İran”dı… ABD O GÜN İRAN’I KAYBETTİ İran, İslam Devrimi’nden sonra ABD’ye açık tavır aldı. 4 Kasım 1979 günü ABD Büyükelçiliği ve konsoloslukları devrimci öğrenciler tarafından basıldı.

Basma emrini de Humeyni verdi. “Burası casusluk yuvası, dağıtın.

Yoksa devrimimiz terörle boğulacak!” demişti.

Ayrıca 30 bin Amerikalı sözde “danışman” ülkeden kovuldu.

ABD üsleri kapatıldı.

Petrol tesisleri tam manasıyla millileştirildi.

İsrail Büyükelçiliği de kapatıldı, daha sonra Filistin’e devredildi.

İşin özü ABD, İran’ı o tarihte kaybetti.

Bunun hıncıyla yıllarca ambargolar ve terör saldırılarıyla İran’ı geriletmeye çalıştı.

İran buna aldırmadı ve Irak Savaşı’na rağmen kendi imkânlarıyla kalkınmaya ve özellikle savunma sanayisini geliştirmeye çalıştı.

Bugünkü gelişmeyi sağladı.

İran ABD geriliminin altında aslında bu yatıyor.

ABD stratejik önemi olan İran’ı kaybetti ve bir daha da kazanamadı.

Bunun için de boş durmadı.

Bütün imkânlarını kullanarak İran’ı yıkmaya çalışıyor.

Bugün olan bitenlerin altında da bu yatıyor.

Ülkeye 47 yıldır en acımasız ambargolar uyguluyor.

Açık kışkırtmalarla ülkeyi kana bulamaya çalışıyor.

Terör, İran’da 57 bin insanın hayatına mal oldu.

Ama İran halkına boyun eğdiremedi.

Hele ki 12 Gün Savaşı’ndan sonra…

İlgili Sitenin Haberleri