Haber Detayı
AK Parti Sözcüsü Çelik: SDG’yi soykırımcılar cesaretlendirdi
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Suriye’de SDG’ye karşı yürütülen operasyonlarla ilgili “SDG, soykırımcı siyaset odakları tarafından cesaretlendirilmektedir. Bu bir Arap-Kürt çatışması değil” dedi. MYK toplantısının ardından açıklama yapan Çelik, özetle şunları söyledi:
KOMŞUMUZ İRAN’DA KAOS ÇIKMASINI ARZU ETMEYİZ“İran komşumuzdur.
Çok yakın bir şekilde takip ediyoruz.
Kardeş İran halkının başına sıkıntı gelmemesi bizim en büyük hassasiyetlerimizden biridir.
Biz komşumuz İran’da kaosun çıkmasını asla arzu etmeyiz.
Tabii burada İran toplumunda ve devlet hayatında bazı sorunlar olduğunu yok saymıyoruz.
Ama sorunların çözülmesi İran Cumhurbaşkanı Sayın Pezeşkiyan’ın ifade ettiği gibi İran toplumunun kendi öz dinamikleriyle gerçekleşmeli.
İran devletinin kendi milli iradesiyle gerçekleşmelidir.
Dışarıdan yapılan müdahalelerin daha kötü sonuçlar doğuracağını, özellikle de İsrail’in kışkırtmasıyla ortaya çıkacak bir takım müdahalelerin daha büyük krizlere yol açacağını görüyoruz.
Dışarıdan müdahale son derece olumsuz sonuçlar doğurur.SURİYE HÜKÜMETİ TAVRINI ORTAYA KOYDUSuriye’de önemli gelişmeler oldu.
Burada dikkat çektiğimiz durum haklı çıkmıştır.
Burada SDG terör örgütünün 10 Mart Mutabakatı’na uyması gerektiğini ifade etmiştik.
Şimdi sivil yerleşim alanlarına saldırdılar, konutlara saldırdılar ve pek çok kamu kurumuna saldırarak sıkıntılı bir tablo ortaya çıkardılar.
Suriye hükümeti tavrını ortaya koydu.
Bundan sonrasının istikrarla sonuçlanması en önemli temennimizdir.
Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, Suriye’nin egemenliğinin korunması bizim açımızdan hassas konulardır. 10 Mart Mutabakatı’na uymaları halinde hiçbir sorun kalmayacaktır. 10 aydır SDG’nin çeşitli müzakere alanlarından kaçtığını, sürece karşı tutum sergilediğini görüyoruz.
SDG soykırımcı siyaset odakları tarafından cesaretlendirilmektedir.
AK Parti MYK dün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.ARAP-KÜRT ÇATIŞMASI DEĞİLBurada Kandil’in doğrudan müdahalesi ile süreci çatışmaya sürükleyen, olayların daha da büyümesini sağlamaya çalışan hattı da net bir şekilde gördük.
Burada herhangi bir sorunun büyümemesi, daha fazla kan dökülmemesi için oraya otobüsler gönderildi.
Birtakım sivillerin, SDG unsurlarının kan dökülmeden çıkması için irade ortaya konuldu.
Burada Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin SDG’nin birtakım odaklar tarafından cesaretlendirilerek birtakım saldırılar düzenlemesi sebebiyle Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin riske atıldığını net bir şekilde görüyoruz.
Bu bir Arap-Kürt çatışması değil.10 MART ADIMLARI ATILACAKBurada önemli olan şudur.
Suriye’nin bütünlüğü önemlidir.
İç barışı önemlidir, egemenliği önemlidir.
Bu açıdan bakıldığında Kürt kardeşlerimiz Suriye’nin ayrılmaz ve eşit bir parçasıdır.
Terör gündemden kalkacak. 10 Mart Mutabakatı’yla ilgili adımlar atılacak.
Tek bir Suriye olarak, tek bir devlet ilkesi içinde yoluna devam edecek.
Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kere daha gösterdi.DÜRZİ ALEVİ KÜRT KARDEŞLERİMİZ (Suriye’deki operasyonlarda Alevi ve Kürtlerin hedef alındığı iddiaları) Bu hassasiyetler Türkiye tarafından iletiliyor.
Dolayısıyla burada herhangi bir Dürzi kardeşimize, Alevi, Şii kardeşimize kötü gözle bakanın karşısında Türkiye Cumhuriyeti durur.
Kendisine Dürzi’nin temsilcisiyim diyenlerin aslında Kürtle, Dürzi ile Alevi Şii ile bir alakası yok.
Onlar terör faaliyetleri yapmaya çalışıyorlar.
Kendilerine müdahale edildiği zaman sanki bir mezhep grubuna müdahale edilmiş gibi bunu sunuyorlar.
Terör örgütleri etnik grupları kalkan yapıyorlar.
Bunlara müdahale edildiği zaman kim ki diyorsa Kürtlere müdahale ediliyor; yalan söylüyor.
Kim ki diyorsa Alevilere karşı kötülük yapılıyor; yalan söylüyor.”