Haber Detayı

Felsefesizliğin faturaları
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
08/01/2026 04:00 (1 gün önce)

Felsefesizliğin faturaları

İnsanlık tarihinin en yüksek teknik bilgi birikimine, en hızlı bilgi erişim araçlarına ve görünürde en yaygın “eğitimli” nüfusuna sahip olan dünyamız paradoksal bir şekilde adalet, barış ve refah yerine açlık, savaş, şiddet ve terör üretiyor.

İnsanlık tarihinin en yüksek teknik bilgi birikimine, en hızlı bilgi erişim araçlarına ve görünürde en yaygın “eğitimli” nüfusuna sahip olan dünyamız paradoksal bir şekilde adalet, barış ve refah yerine açlık, savaş, şiddet ve terör üretiyor.

Artık teknolojik ilerlemeyle insanlığın ilerlemesinin aynı şey olmadığını fazlasıyla anladık.

İnsanlığın mevcut krizlerden çıkışının, yalnızca daha fazla veri ve teknik değil daha derin düşünmeler gerektirdiğini ve bunun yolunun da felsefenin kamusal ve bireysel hayatta yeniden merkeze alınmasından geçtiğini anlamakta ise halen çok zorlanıyoruz!

FELSEFESİZLİK VE TAM DONANIMLI CEHALET Bugün eleştirel ve bütünsel düşünme kapasitesimiz çökmüş durumda.

Bu çöküş, giderek donanan bir cehalet biçimini besliyor ve bizler dijital bilgi çöplüğü içinde rasyonel süzgeçten yoksun, tarihsel ve etik bağlamları olmayan, dolayısıyla eylemlerinin anlam ve sorumluluk çerçevesini kavrayamayan bir tam donanımlı cehalet içinde, tam donanımlı cahillerin hüküm sürdüğü bir dünyada yaşıyoruz!

Bu paradoksal durumun esası tek bir kavramda somutlaşıyor: felsefesizlik!

Felsefesiz bir zamanda felsefesizliğin en ağır faturalarını ödüyoruz.

Yüzyıl önce Husserl çok haklı olarak felsefenin felsefelerden değil şeylerden başlaması gerektiğini söylüyordu.

Ama pek öyle yapmadık, EN AZ BİR YÜZYILDIR, FELSEFE YAPMAK YERİNE YAPILAN FELSEFELERİ ANLAMAKLA VAKİT HARCADIK!

İŞTE SONUÇ: TAM BİR FELSEFESİZLİK ÇAĞINDA, ANLAMA ÇABASININ DEVRE DIŞI BIRAKILDIĞI BİR ÇAĞDA YAŞIYORUZ ŞİMDİ!

Bilginin yerini enformasyon, düzenliliğin yerini dikkat çekicilik, değerin yerini algoritma, hakikat arayışının yerini beğeni ekonomisinin, duyarlılıkların yerini duygusal ön kabullerin aldığı günümüzde; epistemik standartlarımız alt üst olduğu için rasyonel süzgeçlerimizden geçirmeden fikirleri çöpleriyle birlikte yutuyor ve bu yüzden derme çatma zihinlerle yaşıyoruz.

VENEZUELLA ÖRNEĞİNİN GÖSTERDİKLERİ Felsefesizliğe ve tam donanımlı cehalete ilişkin Venezuela örneği çok şey gösteriyor bizlere: bir ülkenin devlet başkanı emperyalistler tarafından evinden alınıp kaçırılıyor.

Ve bunlar olurken Venezuela devlet televizyonları, saatlerce bir WordPad belgesi gösteriyor halkına!

Ve dünya ülkelerinin ezici çoğunluğu susuyor, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği “temkinli” tabir edilen düpedüz korkak açıklamalar yapıyor.

Ve birkaç gün sonra kaçırılan devlet başkanının yerine görevi üstlenen Delcy Rodriguez , bir yanında abisi bir yanında da kaçırılan başkanın oğlunun eşliğinde ülkenin sorumluluğunu üstlenmek için anayasa üzerine yemin ediyor ve yıllardır bu ülkenin sosyalistlerce yönetildiği söyleniyor!

Hayır, bir komedi oyununda değiliz ve olayın komik taraflarına odaklanma lüksümüz de yok!

Düpedüz yaşanan acı dünya gerçekliğimiz bu, kavram setlerinin allak bullak edildiği tam donanımlı cehalete teslim olmuş acı dünya gerçekliğimiz!

Her bir yandan insanlığa meydan okunan felsefesiz dünya gerçekliğimiz!

Bugün her bir yandan insanlığa meydan okuyanlara karşı süratle filizlenen felsefelere ihtiyacımız var!

İlkesizlik girdabında debelenen her politikaya, etik kaygılardan yoksun her söyleme, kayıtsızlık anatomisine dönüşen her bedene ve buharlaşan her sorumluluğa inat ayağa kalkmalıyız!

Felsefesiz bir dünyanın ne beter bir dünya olduğunu fazlasıyla deneyimledik!

Tarihin bu anı, her birimizi derin ve titiz bir şekilde düşünmeye ve kararlılıkla eyleyerek sorumluluk almaya davet ediyor.

Bunun için en kritik ve en elverişli topraklardayız, çünkü bugün ne denli karşıdevrim kuşatması altında olursa olsun, emperyalizmi hizaya çeken ilk büyük başarının adıdır Türkiye Cumhuriyeti!

Bu yüzden kurucu partinin genel başkanı diğer ülkelerdeki tüm muadillerinin aksine olan bitene tepki vermeyi başarabilen az insandan biri olabilmektedir.

Çünkü bu ülkenin DNA’sında devrim var, felsefe var. *** Direnç hatları dürtüsel tepkiler yerine, refleksif düşünmelerle kurulur!

Tepkilerin acilen verilmesi gerektiği doğrudur, ancak düşünmek için yavaşlamak gerekir!

Düşünürken yavaşlayın ve düşünmeye çalışanları yavaşlatın!

İlgili Sitenin Haberleri

Eğitilmek Yazarlar cumhuriyet.com.tr
46 dakika önce

Eğitilmek