Haber Detayı
Dönek solcular kaybetti: Emperyalizmin 'barışçıl' anlatısı son buldu
Soner Yalçın yazdı...
Eee hani, ideolojiler dönemi bitmişti…Eee hani, emperyalizm dönemi bitmişti…Eee hani, devlet çekilsin, serbest piyasa çözerdi...Eee hani, herkes entegre olursa küreselleşme çatışmayı azaltırdı…Maskeler çıkarıldı: Trump’ın Maduro’ya uyguladığı şiddet, finans kapitalin tıkandığı yerde emperyalist devlet aygıtının doğrudan devreye girdiğini gösterdi.Çeşitli makyajlar ile saklanan neoliberalizmin/piyasanın zor aygıtını Trump ortaya çıkardı.
Kapitalizm tarihi boyunca yaptığını yine devreye soktu: Sermaye, “gönüllü” giremediği pazara, devlet zoruyla girer!
Ki bu, emperyalizmin “çıplaklaşmış” halidir.Yıllardır yutturmaya çalışsalar da bugün net olarak görülen budur; neoliberalizm, emperyalizmin ideolojik perdesidir.Kapitalizmin üst aşaması aslında hiç değişmedi bugün salt meşrulaştırma biçimi çöktü.
Bugün gelinen aşama; emperyalizmin artık kendini gizleme ihtiyacı duymuyor...Bu “yeni bir emperyalizm” değil, emperyalizmin kriz içindeki formu ile yine karşı karşıyayız.Emperyalizmin kendisi değil, onu gizleyen “barışçıl” anlatı çöktü.
İtibarıyla başta dönek solcular olmak üzere liberallerin inandırıcılığı sona erdi.
Bu noktada Lenin’in tarihselliğine “şapka çıkarmak” gerekmiyor mu? -Kapitalizm, kendi krizlerini barışla çözemez.
Kriz derinleştikçe zor kaçınılmaz hale gelir…Evet Lenin haklı çıktı; emperyalizm, kapitalizmin bir tercihi değil, kaçınılmaz sonucudur!PİYASA DEĞİL DEVLET ETKİSİTrump’ın yaptığı haydutluk “teşhisi” üzerinde fazla durmaya gerek yok, peki “tedavi” nasıl olacak?
Yani şunu demek istiyorum:1800’ler başında Almanya, 1800’ler ortasında İngiltere’de kapitalizm kavramı kullanılmaya başlandı.
Ancak kavram tarih sahnesine çıktığı 19. yüzyıldan beri sürekli krizlerle birlikte var oldu.
Yalnızca Marks-Engels değil; D.
Ricardo, J.S.
Mill, W.
Sombart, Keynes, R.
Hilferding, K.
Polanyi gibi çok farklı iktisadi gelenekten düşünürler, kapitalizmin sürdürülemez olduğunu ileri sürdü.
Peki, -kavramın tanımı yıllar içinde farklı olsa da- sistem niye hâlâ çökmedi?
Daima kabuk değiştirdi.
Aradığım; “kapitalizm neden krize giriyor” değil; “krizler silsilesine rağmen neden ayakta kalıyor” sorusuna cevap bulmak…Yanıt için öncelikle şunu bilmek gerek; kapitalizm, ekonomik bir sistem olmanın ötesinde siyasal, askeri, ideolojik ve kültürel bir toplamdır.
Yani kriz yaşandığında, sadece piyasalar değil, devlet, hukuk, ideoloji, zor aygıtlar vs. devreye girer.
Bu yüzden kapitalizm, salt “ekonomi” olarak değil, toplumsal bütün olarak ayakta kalır.Mesela: Devlet tarafsız değil, bu sistemin sigortası.
Güç durumdaki bankaları kurtarır, şirketleri sübvanse eder, emekçi ücretlerini aşağıya çeker, başkaldırana “tırnaklarını” gösterir ve ihtiyaç duyduğunda emperyalist karakterini sergiler… Keza: Ekonomik olarak sürdürülemez olan kapitalizmin çökmemesinin sebeplerinden biri de, toplumun bütününü etkileyen hâkim ideolojidir: “Oluşturulan/yaratılan/kurgulanan” insan faktörü krizden zarar görse bile sistemi hemen terk etmez.
Çünkü, alternatif görünmez kılınmış; “rıza üretimi” için korku, belirsizlik devreye sokulmuştur.
Peki bu düzen hep böyle mi sürecek?HİTLER’İN “PALTOSUNDAN” ÇIKAN2008 küresel finans krizinden sonra beş düşünür; I.
Wallerstein, R.
Collins, M.
Mann, G.
Derluguian ve C.
Calhoun “Kapitalizmin Geleceği Var mı” sorusuna yanıt aradı.
Beş düşünür de şunda hemfikir oldu:2008 normal bir kriz değil; kördüğüm olan kapitalizm, daha istikrarsız, daha eşitsiz ve daha otoriter sürece girecek...
Bu siyasal kuralsızlık çöküş mü getirecek, yoksa sert bir “normal” mi yaşanacak?
Öngördükleri ilk süreçte çevre ülkelerinin bu dalgalanmadan büyük zarar göreceği oldu.
Ve kapitalizm krizini, şiddet yoluyla çözeceğini Venezuela’da yaptığı haydutluk ile gösterdi.Yani; dün olduğu gibi bugün de kriz silsilesi devam ederken, kapitalizm ile demokrasi arasındaki zoraki evlilik sona erecek.
Trump’ın “Hitler’in paltosundan” çıkması tesadüf değil.
Hedefte yine ulus devletler ve ulus devletlerin kaynakları var.Beş düşünür, yaşanacak otoriterleşmeyi/Venezuela’ya yapılanı öngördü.
Çünkü hepsi, kapitalizm krizlerinin demokratik yollarla yönetilemez hale geldiğini gördü.
Kriz derinleştikçe sistemin önünde iki seçenek kaldığını analiz ettiler: Ya radikal eşitlikçi dönüşüm ya da otoriter istikrar… Birincisi için örgütlü siyasal güç yoktu.
Bu yüzden ikincisi daha olasıydı…Değerli okur:Emperyalizm haydutluğuna “ah vah” demenin bugün pek anlamı kalmadı.
Siyasetin parçalı olmasını giderip tüm anti-emperyalistleri birleştirip, “daha iyi bir gelecek” anlatısı için çalışmaya mecbursunuz...Hele… Örgütlü güç olup siyasete siz yön vermelisiniz ki; bu bozuk sistemin vahşeti başka türlü son bulmaz.Soner YalçınOdatv.com