Haber Detayı
Toprağın kimyası, Akdeniz mutfağının en temel hikayesini yanlış anlatmış olabilir
Zeytinyağı, antik Akdeniz’in mutfağı, ekonomisi ve ticaretinin merkezinde yer alıyordu. Peki ya arkeoloji, onlarca yıldır yanlış yağı okuyorsa?
Yüzyılların toprağıyla kaplanmış dış yüzeyi halen seçilebilen bir seramik parçaZeytinyağı, antik Akdeniz dünyasının vazgeçilmeziydi: sofrada, ticarette, ritüelde ve gündelik hayatta.
Arkeologlar için ise bu hikayenin en güçlü kanıtı, kazılarda bulunan pişmiş toprak kaplardaki yağ kalıntılarıydı.
Ancak yeni bir araştırma, bu “kesin” kabul edilen bilgiyi temelden sarsıyor.Cornell Üniversitesi’nden disiplinler arası bir araştırma ekibi, Akdeniz’in kireçli topraklarının bitkisel yağ kalıntılarını beklenenden çok daha hızlı ve farklı biçimde bozduğunu ortaya koydu.
Bu da şu anlama geliyor: Bugüne kadar “zeytinyağı” olarak okunan pek çok arkeolojik bulgu, yanlış yorumlanmış olabilir.TOPRAK HİKAYEYİ DEĞİŞTİRİYORAraştırmaya göre sorun, kaplarda değil; toprağın kendisinde.
Akdeniz’de yaygın olan kireçli ve alkali topraklar, bitkisel yağların moleküler izlerini hızla parçalıyor.
Sonuçta geriye, zeytinyağına özgü biyobelirteçler değil; başka yağlarla hatta hayvansal yağlarla karışabilecek izler kalıyor.ANTİK MUTFAKTA YANLIŞ YAĞI MI OKUYORUZ?Organik kalıntı analizi, arkeolojinin köklü ama bir o kadar da hassas alanlarından biri.
Bugüne kadar birçok seramik parçası, içindeki yağ kalıntılarına bakılarak “zeytinyağı kabı” olarak etiketlendi.
Yeni bulgular ise şu ihtimali gündeme getiriyor; bazı kaplarda zeytinyağı hiç yoktu, bazılarında farklı bitkisel yağlar kullanılmıştı; bazı izler ise bozulma nedeniyle hayvansal yağ sanıldı.Yani antik Akdeniz mutfağının çeşitliliği, belki de bugüne kadar sandığımızdan çok daha fazlaydı.3.000 YIL BEKLEMEDEN ANTİKLİĞİ TEST ETMEKAraştırma ekibi, antik koşulları laboratuvara taşıdı.
Gerdes ve ekibi, pişmiş toprak peletler üretti, bunları zeytinyağına batırdı ve iki farklı toprak türüne gömdü: biri New York’un hafif asidik toprağı, diğeri ise Doğu Akdeniz’i temsil eden Kıbrıs’ın kireçli toprağı.Numuneler, yüksek sıcaklıkta aylarca bekletildi.
Sonuç çarpıcıydı.
Kıbrıs toprağında zeytinyağına ait moleküller ciddi biçimde parçalanmıştı.
Gerdes bu süreci esprili ama çarpıcı bir cümleyle anlatıyor: “Doktoramı bitirmek için 3.000 yıl beklemek zorunda kalmadım.”ZEYTİNYAĞI NEDEN BU KADAR KOLAY YANILTIYOR?Sorunun bir başka boyutu da zeytinyağının kimyasal yapısı.
Zeytinyağı, birçok başka bitkisel yağla moleküler olarak örtüşüyor.
Bozulma başladığında ise bu örtüşme artıyor ve kalıntılar hayvansal yağlara benzemeye başlıyor.
Ve bu araştırma tespitinin sonunda akıllara şöyle bir soru geldi: "Antik Akdeniz’de gerçekten bu kadar mı zeytinyağı tüketiliyordu, yoksa biz bugüne kadar hikâyeyi fazla mı sadeleştirdik?"Araştırmanın yayımlandığı Journal of Archaeological Science, bu bulguların arkeolojik yorumlamalarda metodolojik bir kırılma yaratabileceğini vurguluyor.Kaynak: ArkeofiliOdatv.com