Haber Detayı
Grip ile karıştırılıyor, ‘100 günlük öksürük’ diye adlandırılıyor! Vaka sayısı ve ölümler arttı… Bu belirtilere dikkat
Kış mevsimi geldiğinde çoğumuz hafif bir öksürüğü ya da burun akıntısını soğuk algınlığı sanıyoruz. Ancak son dönemlerde artış gösteren ve özellikle bebekleri ve küçük çocukları hedef alan bir öksürük, düşündüğünüzden çok daha ciddi olabilir: Boğmaca. Halk arasında “100 günlük öksürük” olarak bilinen bu hastalık, giderek daha fazla gündeme gelmeye başladı.
Boğmaca vakaları dünyada yeniden artış göstermeye başladı.
Son birkaç yıldır ise Avrupa ve ABD’de yayılımını sürdürüyor.
İngiltere’deki sağlık yetkilileri zaman zaman ‘100 günlük öksürük’ olarak da adlandırılan boğmaca vakalarında son iki yılda endişe verici bir artış olduğu yönünde uyarılarda bulundu.
Hastalığın özellikle bebekler ve küçük çocuklar arasında ciddi risk oluşturduğu bildiriliyor.
Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) verilerine göre, özellikle ABD’de aralık ayının sondan bir önceki haftasına kadar ülkede 27 bin 871 boğmaca vakası kaydedildi.
ABD’deki bu rakam, 2024 yılında bildirilen 41 bin 922 vakadan daha düşük olsa da salgın öncesi yılların ortalama verilerinin üzerinde bulunuyor.
Uzmanlar, vaka sayılarındaki bu artışın başta aşılanmamış çocuklar olmak üzere savunmasız grupları ciddi şekilde etkileyebileceğini belirtiyor.
Kentucky, Louisiana ve Oregon’da toplam 13 çocuk boğmaca nedeniyle hayatını kaybetti.
Kentucky’de üç, Louisiana’da iki ve Oregon’da ise bir bebek yaşamını yitirdi.
Bu ölümler, boğmacanın yalnızca öksürükten ibaret olmadığını, ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Peki dünyada ve ülkemizde durum ne?
Stony Brook Çocuk Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bölüm Başkanı Dr.
Sharon Nachman, New York Post’a yaptığı açıklamada, boğmacanın ne kadar tehlikeli olduğunu şöyle açıklıyor:“Öksürük o kadar şiddetli ki, çocuklarda ağızda, burunda, akciğerlerde ve gözlerde kanamalar gördük.
Bu öksürük, sonrasında ayakta duramayacağınız ve nefes alamayacağınız kadar korkunç olabiliyor.” Boğmaca, adını hastalığa yakalanan kişinin öksürük nöbetleri sırasında nefes almak için çıkardığı karakteristik “vızıldama” sesinden alıyor.
Hastalık sadece öksürükle sınırlı kalmıyor, boğmaca ensefaliti gibi ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor.Boğmaca ensefaliti, özellikle bebeklerde ciddi bir beyin komplikasyonu olarak biliniyor.
Hastalık nöbetlere, kafa karışıklığına, görme kaybına, komaya ve hatta ölüme yol açabiliyor. 1 yaşın altındaki bebeklerin yaklaşık üçte biri, boğmaca nedeniyle hastaneye yatırılıyor.Hayatta kalanlar ise kronik akciğer hastalıkları gibi ömür boyu süren etkilerle karşı karşıya kalabiliyor.
Ancak doktorlar, tüm bu ciddi risklerin önlenebilir olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar, boğmacanın reçetesiz satılan vitamin veya bitkisel ürünlerle önlenemeyeceğini belirtiyor.
Dr.
Nachman ise şu bilgilerin altını çiziyor: “Boğmaca kim olduğunuzu veya hangi reçetesiz ilaçları aldığınızı umursamaz.
Sadece bir patojendir ve sizi enfekte edecektir.”ABD’de çocuklara difteri, tetanoz ve boğmacaya karşı DTaP aşısı uygulanıyor.
Bu aşı, iki ay, dört ay, altı ay, 15-18 ay ve dört-altı yaşlarında olmak üzere beş doz halinde yapılıyor.
Gençler ve yetişkinler için 11-12 yaş arasında ve ardından her 10 yılda bir Tdap takviyesi öneriliyor.
Ayrıca hamile kadınların, yeni doğan bebeklerini korumak için 27-36. haftalar arasında aşı yaptırmaları tavsiye ediliyor.
Yakın zamanda bu konuyu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.
Bilal Dinç’e danışmıştım.
Dr.
Dinç, “Boğmaca hastalığı aşıyla önlenebilir bir hastalık olduğu halde tüm dünyada yaygın olarak görülüyor.
Birçok ülkede aşılanma oranları yüzde 80’lerin üzerinde olmasına rağmen pik yapabiliyor” diyerek, şu bilgilerin altını çizmişti:“Toplumda düşük aşı oranları, enfeksiyon kontrol önlemlerinin yetersiz uygulanması veya yeni varyantların etkisi gibi faktörler, bu artışın nedenleri olabilir.
Durumu daha iyi anlamak için yerel aşı kapsamı, sağlık hizmetleri ve epidemiyolojik veriler de dikkate alınmalı.
Türkiye’de öksürükle gelen vakaların pek çoğunda eskiye oranla daha fazla boğmaca vakasıyla karşı karşıya kalıyoruz.” Durum böyle olunca akla gelen en önemli soru: Boğmaca başka sağlık sorunlarına neden olur mu?
Bu soruyu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.
İrem Bulut’a sormuştum ve şu cevabı vermişti: “Orta kulak iltihabı ve zatürre gibi ikincil enfeksiyonlar meydana gelebilir.
Buna ek olarak yoğun öksürük atakları sırasında nefes darlığı, bayılma, nöbet ya da kafa içi basınç artışına bağlı beyin kanamaları gibi durumlar da daha az görülmekle birlikte ağır geçirilen hastalık durumlarında risk dahilindedir.” Boğmacanın soğuk algınlığına benzer şekilde hafif burun akıntısı, geceleri öksürük ve ateş şikayetleriyle başlangıç gösterebileceğini söyleyen Dr.
İrem Bulut, çok dikkatli olunması konusunda uyarmıştı: “Bu dönem bir-iki hafta sürebilir ve soğuk algınlığından ayırmak mümkün olmayabilir.
Sonrasında iki-dört hafta kadar süren şiddetli ve boğulurcasına öksürükler yaşanır.
Öksürme atakları sonunda kusmanın eşlik edebileceği, bulguların zirve yaptığı dönem başlar.” Dr.
Bulut, “Bu dönemde başta yeni doğanlar olmak üzere henüz aşılarının birçoğu tamamlanmamış bebeklerin yakın takip edilmesi ve gerekli durumlarda hastaneye yatırılması uygun olur.
İyileşme dönemi ise bir-üç hafta sürer.
Öksürük şikâyeti gittikçe azalarak kaybolur” bilgilerini paylaşmıştı.
Boğmacanın öksürük dışında birkaç belirtisinin olduğuna değinen Dr.
Bilal Dinç ise şöyle devam etmişti:-- Şiddetli öksürük nöbetleri, özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda, kusmaya neden olabilir.
Öksürük nöbetleri sırasında nefes almakta zorlanma veya nefes darlığı yaşanabilir.
Boğmaca, genellikle enerji düşüklüğü ve yorgunluk gibi sistemik belirtilere neden olabilir. -- Belirtiler kişiden kişiye değişebilir ve özellikle bebeklerde, boğmaca daha hafif semptomlarla başlayabilir.
Ancak, genelde şiddetli ve uzun süren öksürük nöbetleri tanıyı güçlendiren belirgin bir özelliktir.” Boğmaca şüphesi olan kişiler derhal test yaptırmalı.
Doktorlar antibiyotik reçete ederek hem hastalığın şiddetini azaltabilir hem de çevredeki kişilere bulaşma riskini düşürebilir.
İlaçlar, hastalığın ilk bir-iki haftasında kullanıldığında öksürüğün şiddetini azaltıyor ve hastalığın süresini kısaltıyor.
Ancak geç dönemde başlansa bile bulaşıcılığı önlüyor, hastayı rahatlatmıyor.
Bulaş riskini artıran durumlar ise şöyle:Aynı odada bulunmak: Özellikle hasta kişi öksürdüğünde veya hapşırdığında ortaya çıkan damlacıklar havada asılı kalabilir ve başkalarına bulaşabilir.Doğrudan temas: Kişinin hastalığı taşıyan kişinin ağız veya burun salgılarına dokunduktan sonra kendi gözlerine, burnuna veya ağzına dokunması bulaş riskini artırabilir.Eşyaların paylaşılması: Boğmaca bakterisi, hasta kişinin dokunduğu eşyalarda bir süre canlı kalabilir.
Bu nedenle, hastanın kişisel eşyalarına dokunmak ve ardından kendi yüzüne temas etmek bulaş riski taşıyabilir.
Özetle boğmaca hafife alınacak bir hastalık değil.
Boğmaca aşısının hastalığa karşı koruyucu yüzdesi ise zaman içinde değişebiliyor.
Ancak aşılanmış bireylerde genellikle hastalığın daha hafif seyretmesine ve ciddi komplikasyon riskinin azalmasına katkıda bulunduğu uzmanların sık sık üzerinde durduğu bir konu… Bu nedenle yetişkinlerin belirli aralıklarla aşılarını güncellemeleri öneriliyor.
Çocukların ise aşıları asla pas geçilmemeli...
Aşılamaya devam etmek, toplumda bağışıklığı sürdürmek ve boğmaca salgınlarını kontrol altında tutmak için çok önemli...New York Post'un Deaths from this entirely preventable disease are rising — as cases hit almost 28,000 in the US başlıklı haberinden faydalanılmıştır.Fotoğraflar: iStock