Haber Detayı

Dünya Türkiye’yi görmezden gelme lüksünü çoktan kaybetti
Yazarlar hurriyet.com.tr
10/03/2026 05:52 (3 saat önce)

Dünya Türkiye’yi görmezden gelme lüksünü çoktan kaybetti

İKİNCİ haftasına giren İran saldırıları dünyaya çok tanıdık bir fotoğrafı yeniden gösterdi. Güç merkezleri başka yerde, sonuçları ise bambaşka coğrafyalarda yaşanan bir savaş.

Avrupa’nın haline bakınca bunu daha net görüyorsunuz.New York Times’ta okuduğum analiz bu tabloyu oldukça çıplak biçimde anlatıyordu.Habere göre Avrupa liderleri şu anda iki farklı baskı arasında sıkışmış durumda.Bir tarafta Donald Trump’ın sert beklentileri, diğer tarafta ise kendi toplumlarının giderek büyüyen savaş karşıtı tepkileri.Britanya’nın Amerika’ya verdiği askeri destek bile bu gerilimi azaltmaya yetmemiş.Aksine Başbakan Keir Starmer hem Trump’ın eleştirileriyle hem de kendi ülkesindeki sorgulamalarla karşı karşıya kalmış.Londra merkezli Avrupa Dış İlişkiler Konseyi Direktörü Mark Leonard durumu tek cümleyle özetliyor.“Seçilmiş politikacılar olaylar üzerinde hiçbir kontrolleri yokmuş gibi davranamaz.

Avrupa toplumları zaten huzursuz ve hayal kırıklığı içinde.”Çünkü Avrupa bugün savaşın içinde ama kararın içinde değil.Ankara ilk günden beri aynı üç kelimenin altını çiziyor.Soğukkanlılık, diplomasi, bölgesel istikrar.Bu coğrafyada yaşayan herkes bilir.Ortadoğu’da bir savaş başladığında ilk şok dalgası petrol fiyatlarına vurur.

İkinci dalga göç hareketlerine.

Üçüncü dalga ise güvenlik dengelerine.Ve bu üç dalganın da en fazla etkilediği ülkelerden biri Türkiye’dir.Bu nedenle Ankara’nın refleksi sadece politik değil, aynı zamanda tarihsel bir refleks.Türkiye savaşın tarafı olmayı değil, denge kuran ülke olmayı tercih ediyor.Bu çok önemli bir stratejik pozisyon.Artık sadece askeri gücü olan ülkeler değil, kriz yönetebilen ülkeler belirleyici oluyor.Türkiye tam da bu rolü üstlenmeye çalışıyor.Bu çok az ülkenin sahip olduğu bir diplomatik kapasite.Bazen dışarıdan bakıldığında bu denge siyaseti fazla temkinli gibi algılanabiliyor.Ama ben buna başka bir isim veriyorum.Stratejik akıl.Çünkü Ortadoğu’da yüksek sesle konuşmak kolaydır.Ama doğru yerde susmak bazen çok daha değerlidir.Bugün Avrupa başkentleri Washington ile kendi kamuoyları arasında sıkışırken, Türkiye çok daha net bir yerde duruyor.Savaşı büyütmeyen ama bölgesel gerçekliği de inkâr etmeyen bir yerde.Bir gerçeği kabul edelim.Türkiye artık jeopolitik bir “opsiyon” değil, bir “zorunluluk...”Başka bir deyişle...Dünya Türkiye’yi görmezden gelme lüksünü çoktan kaybetti.Artık Türkiye olmadan bir denklemin kurulması neredeyse imkânsız.DÜNYADA BIG MAC BİZDE LAHMACUN ENDEKSİDÜNYADA ekonomiyi anlatmanın bazen çok yaratıcı yolları vardır.

Bunların en bilineni “Big Mac Endeksi”. 1986’da The Economist Dergisi tarafından ortaya atılan bu gösterge, farklı ülkelerde satılan bir Big Mac hamburgerinin fiyatına bakarak para birimlerinin satın alma gücünü karşılaştırmayı amaçlıyor.

Yani karmaşık ekonomik kavramları herkesin anlayabileceği bir ölçüye dönüştürüyor.Türkiye’de ise buna benzeyen daha yerli bir ölçü var.

Lahmacun endeksi.Susam Bülten bu endeksi düzenli yayımlıyor.

Türkiye’de restoranlardaki lahmacun fiyatlarını izleyerek enflasyonun günlük hayattaki yansımalarını gösteriyor.Endekse göre şubat ayında Türkiye genelinde ortalama lahmacun fiyatı 143.4 TL oldu.

Aylık artış yüzde 1.33.

Aralık’ta 2.34, ocakta 3.83 olan artışın şubatta yavaşladığı görülüyor.

Aynı dönemde açıklanan şubat TÜFE’si ise 2.96.Şehirler arasında ise ciddi fark var.En hızlı fiyat artışı Aydın ve Tekirdağ’da 2.5 görülürken onları Malatya 2.3 ve Samsun 2.2 izledi.

Ortalama fiyatlar İstanbul’da 1.5, Ankara’da 1.2, İzmir’de 1.3 arttı.

Buna karşılık Mersin’de 6.5, Urfa’da 3.8 düşüş yaşandı.Türkiye genelinde fiyat makası oldukça geniş.

Lahmacun Van’da 86.6 TL, Adana’da 305 TL.Kısacası bazen ekonomiyi anlamak için uzun tabloları değil, sofraya gelen bir lahmacunun fiyatını takip etmek yeterli oluyor.

Çünkü ekonomi çoğu zaman en doğru sinyali günlük hayatın içinden veriyor.5 KITA VE 18 ÜLKENİN BÜYÜMESİ ONDAN SORULACAKTÜRK yöneticiler artık sadece Türkiye’de değil, küresel şirketlerin üst yönetimlerinde de daha fazla yer almaya başladı.Bugün size bu isimlerden birinden söz etmek istiyorum.

Cenker Mirzaoğlu.İzmir merkezli Çimentaş’ın CEO’su olan Mirzaoğlu, önemli bir uluslararası göreve getirildi.Mirzaoğlu, İtalyan Cementir Holding’de Stratejik Gelişimden Sorumlu Üst Düzey Yönetici olarak atandı.Cementir, 5 kıta ve 18 ülkede faaliyet gösteren büyük bir sanayi grubu.Bünyesinde 11 çimento fabrikası, 25 terminal, 107 hazır beton tesisi ve 3 atık bertaraf tesisi bulunuyor.Mirzaoğlu yeni görevinde grubun stratejik gelişim çalışmalarına liderlik edecek.Aynı zamanda büyüme fırsatlarının değerlendirilmesi, stratejik önceliklerin belirlenmesi ve birleşme satın alma süreçlerinin yönetilmesi gibi kritik alanlarda sorumluluk üstlenecek.Şirket, İtalya’nın finans, medya ve inşaat alanlarında etkili holdinglerinden biri olan Caltagirone Group’a bağlı.Bugün Cementir; dünyanın en büyük beyaz çimento üreticisi.12 milyon tonun üzerinde üretim kapasitesine sahip bu yapı içinde üst düzey bir strateji rolü üstlenmek önemli bir sorumluluk.Aynı zamanda bu atama başka bir gerçeği de gösteriyor.Türkiye’de yetişen yöneticiler artık yalnızca yerel başarı hikâyeleri yazmıyor.Küresel şirketlerin stratejik karar masalarında da daha fazla yer alıyorlar.

Cenker MirzaoğluBAZEN ANLAMAKTA ZORLANIYORUMFOTOĞRAF Kâğıthane Hasbahçe Mesire Alanı’nda çekilmiş.Kız ve erkek öğrencilerden oluşan bir grup arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüşüyor.

O anlar cep telefonu kamerasına da yansıyor.Erkek öğrencilerden biri öfkeyle “Seni mermi manyağı yapacağım” diye bağırıyor.Bir kız öğrenci ise “Senin burnunu kırarım demedim mi ben sana” diye karşılık veriyor.O görüntüyü izlerken insan gerçekten durup düşünüyor.Çünkü burası bir park.

Gençlerin sohbet etmesi, yürüyüş yapması, müzik dinlemesi, belki dans etmesi gereken bir yer.Birbirleriyle gülmesi gereken gençler birbirlerini tehdit ediyor.Son yıllarda gençlerin dilinde giderek sertleşen bir ton var.En küçük tartışma bile birkaç saniye içinde şiddet içeren sözlere dönüşebiliyor.Gerçekten bazen anlamakta zorlanıyorum.

İlgili Sitenin Haberleri