Haber Detayı

Apulia ekmeğinin yaşayan mirası
Gastroda odatv.com
03/01/2026 09:18 (6 saat önce)

Apulia ekmeğinin yaşayan mirası

Filtrelere ve pazarlama stratejilerine ihtiyaç duymadan, iki büyükannenin ellerinden çıkan ekmek dünyayı peşinden sürüklüyor. Altamura’da gelenek, sosyal medyaya değil; hayata tutunarak yaşıyor.

Filtrelere, stüdyo ışıklarına ya da karmaşık pazarlama stratejilerine ihtiyaçları yok.

Altamura’da, 89 yaşındaki Graziella Incampo ile 88 yaşındaki Teresa Calia için gereken tek şey unlanmış bir önlük, bir oklava ve yalnızca bir ömür boyu çalışarak kazanılmış o keskin bilgelik.CNN kısa süre önce bu iki Puglia ikonunu mercek altına aldı ve onları sosyal medyanın yeni küresel yıldızları olarak tanımladı.

Ancak Graziella ve Teresa’ya “influencer” demek, hikayeyi fazlasıyla basite indirgemek olur.

Onlar, yok olma riski altındaki bir geleneğin yaşayan taşıyıcıları.

Ve bugün, tam da bu sayede, dünyanın dört bir yanından insanları Altamura’nın taş döşeli sokaklarına çeken bir mirasın başrolündeler.Hikaye, neredeyse bir şaka gibi başlamış. 1307 yılına uzanan taş duvarlarıyla Antico Forno Santa Caterina’da…Graziella’nın torununun oğlu Giacomo Barattini, büyükannelerinin ekmek yapma ritüelini Reels’in hızlı, eğlenceli ve absürt diliyle buluşturmayı denemiş.

Milyonlarca izlenme, paylaşımlar, yorumlar ve dünya basınının ilgisi.Büyükanneler bir el arabasında pizza yapıyor, dev Altamura ekmeklerini taze stracciatella ile dolduruyor, hatta bir elektrikli matkaba monte edilmiş çatal yardımıyla parmesan için yumurta çırpıyor.

Bir yanda gelenek, diğer yanda rock’n roll enerjisi.Giacomo CNN’e verdiği demeçte bunu şöyle özetliyor: “İki büyükannem her gün mutlu.

Sürekli gülüyorlar.

Hayat felsefeleri çok basit; küçük şeyler iyidir.”Bu beklenmedik medya başarısı, Altamura’nın kaderini de değiştirdi.

Bir zamanlar Alberobello’nun trulli evlerine ya da Matera’nın Sassi’lerine giderken uğranan bir durak olan kasaba, bugün başlı başına bir hedef.New York’tan Bulgaristan’a, Brezilya’dan Kuzey Avrupa’ya kadar pek çok gezgin, artık tek bir amaçla Puglia’ya geliyor: Graziella ve Teresa ile ekmek yapmak.Santa Caterina Fırını’ndaki “Ekmek Deneyimi”, sıradan bir atölye değil.

Katılımcılar, iki usta kadının sert ama sevgi dolu bakışları altında, Altamura DOP ekmeğini meşhur “rahip şapkası” formunda katlamayı, orecchiette makarnayı kapatmayı öğreniyor.Brezilyalı bir ziyaretçi deneyimi şöyle anlatıyor: “Bu kadar etkileyici olacağını beklemiyordum.

Burası gerçekten otantik.

Turizm için hiçbir şey değiştirilmemiş.”İşte tam da bu, Altamura büyükannelerinin gizli silahı; gerçeklik.

Dünya dijital vitrinlere boğulurken, onlar herkesi odun fırınının sıcaklığına, focaccia üzerindeki taze ezilmiş domatesin kokusuna geri çağırıyor.“İNTERNETTEN SATMAYACAĞIM”Giacomo’nun sözleri bu yaklaşımı netleştiriyor: “İnternetten satış yapmayı düşündüm ama mesele para değil.

İnsanların buraya gelmesi, ekmeğin nasıl yapıldığını görmesi gerekiyor.

Yoksa anlayamazsınız.”Bu, modern gastronomide giderek kaybolan bir bakış açısı.

Deneyimi ürüne, ürünü markaya indirgeyen dünyaya karşı; yerinde, yavaş ve temas ederek öğrenilen bir mutfak kültürü.Bu hareket yalnızca ekmekle sınırlı değil.

Büyük şehirlerden memleketlerine dönen Barattini ve arkadaşları, Altamura’nın başka unutulmuş lezzetlerini de gün yüzüne çıkarmaya çalışıyor. 1597 tarihli bir tarife dayanan “tette delle monache” (keşiş göğüsleri) gibi tatlılar yeniden hayat buluyor.Amaç net; geleneğin bir müze vitrini değil, ekonomik ve sosyal olarak yaşayan bir organizma olduğunu göstermek.Altamura’nın büyükanneleri bize çok basit ama güçlü bir şey hatırlatıyor; anlatacak gerçek bir hikayeniz varsa, yıldız olmak için asla geç değildir.Elektronik müzik eşliğinde dans edip bir tepsi focaccia’yı paylaşırken, Graziella ve Teresa aslında günümüz gastronomisinin en kıymetli içeriğini üretmeye devam ediyor; yaşam sevinci.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri