Haber Detayı

Enflasyon düzeltmesinin ağır bilançosu: Vergi değil servet yükü
Yusuf i̇leri odatv.com
03/01/2026 06:36 (9 saat önce)

Enflasyon düzeltmesinin ağır bilançosu: Vergi değil servet yükü

Yusuf İleri yazdı...

Ülkemizdeki enflasyon düzeltmesi uygulaması, hukuki, mali metinlerle reel ekonomi arasındaki hassas dengenin uygulama sınırlarını bulanıklaştıran, mali tabloları bozan, iş dünyasına muhasebe tekniği ile haksız vergiler yükleyerek yıpratan, mali idareye orantısız iş yükleyen, meslek camiasını ise acı, hüzün ve kedere gark ederek kimyasını bozan bir müdahaleye dönüştü. 7571 Sayılı Kanunla 2025 hesap dönemi ve devamındaki yıllar için enflasyon düzeltmesinin, koşulları oluşsa da oluşmasa da kayıtsız şartsız askıya alınması bu nedenle bir sürpriz değil gecikmiş bir geri adımdır.ULUSLARARASI ŞİRKETLERİN STANDARDI ULUSAL VERGİ KURALINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜEnflasyon düzeltmesinin teorik dayanağı Uluslararası Muhasebe Standardı 29’dur.

Bu standart, yüksek enflasyon ortamında mali tabloları karşılaştırılabilir hale getirmek amacını taşır.

Uluslararası sermaye farklı ülkelerdeki iştirak, bağlı ortaklık, satın alma, özelleştirme, kredi, ticaret ve yatırım kararlarını sağlıklı biçimde verebilmek için mali tabloların anlaşılır, karşılaştırılabilir ve güvenilir olmasına ihtiyaç duyar.

Ancak bu standart hiçbir zaman vergileme aracı olarak tasarlanmamıştır.

Türkiye’de ise hayal gücü zorlanmış; muhasebe tekniği, vergi matrahı üretme aracına dönüştürülmüş, gelir ve kurumlar vergisi fiilen servet vergisine evrilmiştir.

Üstelik bu dönüşüm, sermayesi güçlü olanları değil, borçla ayakta durmaya çalışan işletmeleri hedef almıştır.2004 DENEYİMİ GÖRMEZDEN GELİNDİ2004 uygulaması bunu açık biçimde ortaya koymuştu.

Ne var ki enflasyonun aşındırdığı değerler arasında, hafıza genellikle ilk sıralarda yer almaktadır.

O dönemde enflasyon düzeltmesinin vergiyle ilişkilendirilmemesi ve isteğe bağlı kılınması gerektiği yönündeki görüşler, meslek camiasında ve uygulama çevrelerinde yeterince karşılık bulmamıştır.Oysa bu görüşler, dönemin çeşitli mesleki ve akademik dergilerinde kaleme aldığım çok sayıda makalede açık biçimde dile getirilmişti.

Uygulamanın yalnızca teknik ve mali kapasitesi yüksek, müstakil muhasebe yapılan, firmalar için yönetilebilir olduğu; KOBİ’ler ve esnaf açısından ise hem maliyetli hem de ciddi riskler içerdiği 2004 uygulaması göstermişti.ERTELEME KARARI BİR KABUL NİTELİĞİNDEDİR2004 uygulaması öncesinde de enflasyon düzeltmesine ilişkin talepler özellikle meslek örgütleri tarafından gündeme getirilmiş ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı bu taleplere uzun süre mesafeli yaklaşmıştır.

Nitekim 2021 ve 2022’de de şartlar oluştuğu halde uygulama Bakanlık tarafından yürürlüğe konmamış, ne var ki geçici vergi dönemlerini de kapsayacak şekilde TÜRMOB’un ısrarlı talepleri üzerine hayata geçirilmiştir.

Sonuç değişmemiştir.Reel olmayan karlar, idare ile mükellef ve meslek mensupları arasında artan ihtilaflar.

Vergi güvenliği zedelenmiş, mali tablolar teknik olarak okunamaz hale gelmiştir.

Böyle bir yapının sürdürülebilir olması zaten mümkün değildi. 7571 Sayılı Kanun’la getirilen düzenleme bu gerçeğin zımni kabulüdür.YENİDEN DEĞERLEME KANUN GEREĞİ DEVREDEBugün gelinen noktada, enflasyon düzeltmesi askıya alınırken yeniden değerleme müessesesi yasa gereği devreye girmiştir.

VUK mükerrer 298/Ç kapsamında amortismana tabi iktisadi kıymetler için yeniden değerleme imkanı tanınması, en azından borçla çalışan işletmeler üzerindeki vergi yükünü azaltan, iktisadi kıymetlerin değerlemesi yönünden de daha öngörülebilir bir mekanizmadır.

Elbette bu uygulama yetersizdir; ancak enflasyon düzeltmesiyle kıyaslandığında çok daha uygulanabilir olduğu açıktır.SİYASİ SORUMLULUĞU BİR SONRAKİ İKTİDARA DEVREDİLDİDikkate değer bir diğer husus, 7571 Sayılı Kanun’la getirilen erteleme süresinin, Türkiye’de yapılması zorunlu bir sonraki genel seçim takvimiyle örtüşmesidir.

En geç 14 Mayıs 2028 tarihinde yapılacak genel seçimler sonrasında, enflasyon düzeltmesine ilişkin olası bir yeniden değerlendirme, anayasal yetki çerçevesinde Cumhurbaşkanının takdirine bırakılmıştır.

Cumhurbaşkanı, bu kapsamda uygulamayı üç hesap dönemine kadar uzatmaya yetkilidir.

Bu yönüyle enflasyon düzeltmesi, uygun siyasi iklime bırakılmış bir dosya haline gelmiştir.Ne var ki, bu yetki devri, enflasyon düzeltmesinin ileride mutlaka yeniden hayata geçirileceği anlamına gelmemektedir.

Aksine, kısa süreli yürürlükte dahi yarattığı mali, hukuki ve mesleki tahribat bu uygulamanın yalnızca mevcut iktidar açısından değil, muhtemel yeni iktidarlar bakımından da siyasi ve idari olarak taşınamaz bir düzenleme olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur.KUYUMCULAR, ALTIN VE GÜMÜŞ SEKTÖRÜNDE ENFLASYON DÜZELTMESİNE DEVAM7571 Sayılı Kanun, sadece kuyumculuk yapan, altın ve gümüş alım satımı veya imalatı yapanları yönünde enflasyon düzeltmesini zorunlu kılıyor.

Bu sektörün bilanço yapısı, klasik ticari işletmelerden köklü biçimde ayrışmaktadır.

Kuyumculuk faaliyetinde bilanço kalemleri doğrudan altın ve döviz fiyatlarına endekslidir.

Bu yüzden enflasyon düzeltmesi yükümlülüğünden ayrı tutulmuyorlar.KAPANAN BİR SAYFAGelinen aşamada, enflasyon düzeltmesi Türkiye için başarısız bir deneme olarak kayda geçmiştir.

Kısa yürürlük süresinde yarattığı tahribat, bu uygulamanın bir daha aynı biçimde geri dönmesini fiilen imkânsız kılmaktadır. 7571 Sayılı Kanunla yapılan düzenleme bir erteleme gibi görünse de, gerçekte kapanan bir sayfadır.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri