Haber Detayı

2025 Türkiye’sinde yurttaşın direnişi sürdü, AKP iktidarı ise doğayı hiçe saydı: ‘Yeşil’in mücadelesi
çevre cumhuriyet.com.tr
02/01/2026 04:00 (2 saat önce)

2025 Türkiye’sinde yurttaşın direnişi sürdü, AKP iktidarı ise doğayı hiçe saydı: ‘Yeşil’in mücadelesi

Dünya’da kuraklık ve iklim krizi etkisini gösterirken Türkiye’de ise maden, otel, RES ve GES’lere karşı dayanışma sürdü. Ormanları ve kıyıları yok eden projeler bir bir onaylandı. Resmi kaynaklara göre bu yıl en az1244 maden projesi onaylandı. Bunların içerisinde kamuoyunun yakından tanıdığı iş insanları ve şirketleri yer aldı. 4Öte yandan kayıpların da yaşandığı bir yıl oldu.

İklim krizi dünyada etkisini gösterirken Türkiye’de ise yanlış politikaların etkisiyle yankıları daha da hissediliyor.

Ülkenin birçok yanında çevre mücadelesi yürüten yurttaşlar, sermaye ve iktidara karşı seslerini çıkarıyor.

Bazı projeler bu şekilde iptal edilirken büyük sermayelerin projeleri ise ne yazık ki devam ediyor.

AKP iktidarının verdiği onaylara karşı yüzlerce dava açılıyor.

YASA GEÇTİ Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen ve kabul edilen zeytinliklerin madenciliğe açılmasını öngören 7554 sayılı kanun, yaşam savunucuları ve uzmanların tepkisini çekti.

Muhalefet partilerinin de desteğini alan yurttaşlar, Toprağımızı Vermiyoruz platformunu kurdu.

Meclis’te yasa görüşülürken köylüler, Cemal Süreya Parkı’nda nöbete başladı.

Geniş kapsamlı mitingler düzenlendi ancak geri dönüş olmadı.

Bu yasayla birlikte çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçleri de kolaylaştı.

İzinler tek bir elde toplanırken yurttaş sürecin dışına itildi.

Ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde de doğaya yönelik yatırımların eksik kaldığı vurgulandı. 12 BİN 830 PROJE Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine göre, 1 Ocak-31 Aralık 2025’te 12 bin 830 projede gelişme yaşandı. 5 bin 87 proje için yeni ÇED süreci başlatıldı.

Bu yıl birbirinden farklı 760 projeye “ÇED olumlu” kararı verilirken 3 bin 325’inde ise ÇED gerekli görülmedi.

Sadece madenler için 1698 yeni adım atıldı.

Bunların 1244’ü ise onaylandı.

Bu projelerin arasında Cumhuriyet’in de daha önce gündeme getirdiği otel, maden, “yeşil enerji” adı altında yapılan rüzgar enerji santralları ve güneş enerji santralları yer aldı.

İstanbul’un nefesi ve su kaynağı Kuzey ormanlarında da baskı devam etti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, AKP iktidarı 15 milyona yakın ağacın yok edildiği Kuzey Otoyolu Projesi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havalimanı’nın ardından 120 kilometrelik Gebze-Çatalca demiryolu projesini duyurmuştu. “Müjdelenen” bu proje için de ÇED süreci başlatıldı.

KURAKLIK KAPIYA DAYANDI İKLIM değişikliğinin de etkileriyle kuraklık Türkiye’de büyük bir etki yarattı.

Yaz aylarında birçok ilde sıcaklık rekorları kırıldı.

Yanlış politikaların sonucunda birçok ilde su kesintilerine gidildi.

Muğla Bodrum susuz günler yaşarken İzmir’de de önlem amaçlı kesintiler yapıldı.

Bazı bölgelere tankerlerle su götürüldü.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 1 Ekim 2024-30 Eylül 2025 arasında yağışlar son 52 yılın en düşük seviyesine geriledi.

İklim Ağı’nın hazırladığı karneye göre, kuraklık ekonomiyi de etkiledi.

Kurak geçen yılda orman yangınları da etkili oldu.

Düşük nem ve rüzgârın da etkisiyle hızla yayılan yangınlarda 80 bin hektardan fazla alan kül oldu.

Yangınlarda 17 yurttaş ve yüzelerce hayvan da yaşamını yitirdi.

Hava araçlarının yetersizliği ve koordinasyon eksikliği ise etkisini bu yıl da gösterdi.

Muhalefet ve yurttaşlar sık sık eleştirilerde bulundu.

RANT ODAKLI YAKLAŞIM Bakanlık, belediye ve benzeri kurumların onaylarıyla AKP’ye yakın şirketler de rant çalışmalarına devam etti.

Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından “Şişli’nin Kanal İstanbul’u” olarak adlandırılan ve ilçeyi betona boğacak proje hızlanmaya başladı.

Taşyapı’nın projesine karşı yurttaşlar aylarca eylem yaptı.

Buna karşın 24 bin metrekarelik bölgenin rezerv alan ilan edilmesiyle yapı yükseldi.

CENGİZ’İN ISRARI Bu arada aldıkları kamu ihaleleriyle gündeme sık sık gelen şirketler de doğa katliamlarına devam etti.

AKP’nin “sevdiği” iş insanlarından Mehmet Cengiz’in şirketleri, maden projelerini sürdürdü.

Cumhuriyet’in de gündeme getirdiği Eti Bakır, Eskişehir’deki ormanlık alanda siyanürlü altın madeni işletmek için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan onay aldı.

Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporuna göre 57 bin 534 ağaç proje için kesilecek.

Öte yandan bölgede yılda 5 bin 432 ton siyanür kullanılacak.

Maden 361 hektarda etkili olacak.

Bu arada Sinop’ta da 224 bin ağacı keserek bakır ocağı kuracak olan şirket, onay aşamasında sona yaklaştı.

Limak Holding de bu yıl durmadı.

Holding bünyesindeki Altınordu Madencilik de Kaz dağlarını da içinde barındıran Balıkesir’de siyanürlü altın için izin aldı.

Bakanlığın verdiği ÇED onayıyla şirket 20 bin ağacı kesmesinin yanı sıra yılda 370 bin ton siyanür kullanarak 276.93 hektarlık alanı yok edecek.

ZEHRA VE GÜLSÜM NİNE’Yİ KAYBETTİK Muğla Milas’taki Akbelen Ormanı’nda yıllardır süren mücadele bu yıl da devam etti.

Limak Holding ve İÇTAŞ yönetimindeki YK Enerji’nin termik santralları için zeytinler katledildi. “Taşıyoruz” denerek yurttaşların arazilerine giren şirket yetkilileri zeytinleri bir bir söktü.

İkizköylülerin simge isimlerinden 90 yaşındaki Zehra Nine, eylül ayında yaşamını yitirdi.

Zehra Nine’nin ardından 87 yaşındaki Gülsüm Nine de aralık ayında aramızdan ayrıldı.

KIYI ŞERİDİ TEHLİKEYE GİRDİ Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte kıyı şeritlerindeki planlama ve imar süreçleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bırakıldı.

Kararla, belirleyici yetkili olarak belirlendi.

Duruma yaşam savunucuları, meslek odaları ve belediyeler tepki gösterdi.

Bu kararın ardından bölgede yapılaşmanın artabileceğine dikkat çeken yurttaşlar, bu kararın anayasaya aykırı olduğunu vurguladı.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, karara ilişkin dava açacaklarını duyurdu.

KANAL ISRARI SÜRÜYOR Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart sürecinin ardından tutuklanmasıyla “şehre ihanet” olacağı söylenen Kanal İstanbul hızlandı.

İstanbul’un su kaynaklarında etkili olacak kanal henüz çalışmalarına başlamayan iktidar, kanal bölgesindeki yapılaşmayı artırdı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) bölgede 34 farklı proje için kolları sıvadı. 18 farklı bölgede konut çalışması yapacak olan TOKİ, ihaleleri de bir bir tamamlıyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un Kanal İstanbul için “Şu anda gündemimizde yok” sözlerinin ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun “Vazgeçmiş değiliz” sözleriyle kanal ısrarını gösteren iktidar, geçen günlerde de güzergâhla çakıştığı gerekçesiyle jeotermal kaynak arama projesini iptal etti. “Kanal İstanbul’un ilk köprüsü” Sazlıdere Köprüsü de yükselmeye başladı.

Öte yandan Kanal İstanbul’a karşı açılan davalarda da önemli gelişmeler yaşandı.

Hazırlanan yeni bilirkişi raporunda projenin ciddi çevresel ve sismik riskler içerdiği ve su kaynaklarına geri dönülemez zararlar vereceği vurgulandı.

İlgili Sitenin Haberleri