Haber Detayı
Asya büyümesini Hindistan sürüklüyor: Beklentiler yükseldi
Asya ekonomileri 2025'te beklentileri aştı ancak 2026'da yavaşlama öngörülüyor. Asya Kalkınma Bankası (ADB), Gelişen Asya ekonomileri için 2025 büyüme tahminini yükseltirken, yukarı yönlü revizyonun ana nedenlerinden biri Hindistan’da beklenenden güçlü performans oldu.
Asya Kalkınma Bankası (ADB), Gelişen Asya ekonomileri için 2025 büyüme tahminini yüzde 4,8’den yüzde 5,1’e yükseltti. 2026 yılı için büyüme öngörüsü ise yüzde 4,5’ten yüzde 4,6’ya çıkarıldı.
Kurum, 2025’teki yukarı yönlü revizyonun ana nedenlerinden birinin Hindistan’daki beklenenden güçlü performans olduğunu bildirdi.
ADB, Hindistan’ın 2025 büyüme tahminini yüzde 6,5’ten yüzde 7,2’ye yükseltti.
Tayvan için 2025 büyüme tahmini yüzde 5,1’den yüzde 7,3’e çıkarıldı.
Çin’in 2025 büyüme beklentisi yüzde 4,7’den yüzde 4,8’e yükseltildi.
Güney Kore, Hong Kong, Singapur ve Endonezya için de 2025 tahminlerinde artış yapıldı. 2026'da yavaşlama bekleniyor Manila merkezli ADB, 46 üyeyi kapsayan “Gelişen Asya” grubunun 2024’teki yüzde 5,1 büyüme hızını 2025’te de koruyacağını öngörüyor.
Ancak 2026’da büyümenin yüzde 4,6’ya yavaşlaması bekleniyor.
ADB, bölge ekonomilerinin ABD tarifeleri, ticaret politikaları ve piyasa dalgalanmalarından kaynaklanan risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. 2025 için enflasyon tahmini yüzde 1,7’den yüzde 1,6’ya düşürüldü.
BMI analistleri, tarifelerin özellikle Singapur, Tayvan ve Çin gibi yüksek ABD ihracat riski olan ihracat odaklı ekonomileri etkilemeye başlayacağını söyledi.
Bölgesel ayrışma bekleniyor ING'nin 2026 görünümü, tarifelerin olumsuz etkilerinin artmaya devam etmesiyle Asya'da daha zayıf büyüme öngörüyor.
Nomura ekonomistleri, "Yapay zekâ süper döngüsünün bölgesel bir ayrışma yarattığını" belirtti.
Raporda, yapay zekâ kaynaklı elektronik talebinin bölgesel büyümeyi desteklediği, özellikle teknoloji ihracatçısı ekonomilerde büyümenin güçlü seyrettiği belirtildi.
Buna karşılık Çin’deki emlak sektöründeki durgunluk ve jeopolitik gerilimlerin bölgesel büyüme üzerinde risk oluşturmaya devam ettiği ifade edildi.