Haber Detayı
ABD'ye tekstil ihracatında büyüme ivmesi yakalandı
Tekstilde dünyanın en büyük üreticilerinden biri olmasının yanı sıra aynı zamanda en büyük ithalatçıları arasında da yer alan ABD’ye yapılan tekstil sektörü ihracatı bu yılın ilk 4 ayında adeta sıçrama yaptı.
YENER KARADENİZ / İSTANBUL Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre bu yılın ilk 4 ayında ABD’ye gerçekleştirdiği ihracatı yüzde 27,5 oranında artırarak 202 milyon dolara, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları (İTHİB) verilerine göre ise yüzde 16,6 artırarak 274 milyon dolara çıkardı.
TİM verilerine göre bu oran tekstil sektörünü elektrik elektronik sektörünün ardından ülkeye ihracatını en fazla artıran sektörler arasında ikinci sıraya yerleştirdi.
Nisan ayında ise yine ABD’ye yapılan ihracat TİM verilerine göre yüzde 50’nin üzerinde, İTHİB verilerine göre ise yüzde 40,3 artış gösterdi.
Yine ilk 4 aylık rakamlara göre ABD, İtalya’nın ardından sektörün en fazla ihracat yaptığı ikinci ülke konumuna yükseldi.
ABD, geçen yıl aynı dönemde İtalya, Mısır ve İspanya’nın ardından 4. sırada yer alıyordu.
ABD’ye yönelik tekstil ihracatında son yıllarda dalgalı ancak genel olarak yukarı yönlü bir seyir dikkat çekiyor.
İTHİB verilerine göre 2020 yılında ABD’ye 628 milyon dolar seviyesinde olan tekstil sektörü ihracatı, 2021’de güçlü bir sıçramayla 840 milyon dolara, 2022’de ise 865 milyon dolara yükseldi. 2023 yılında küresel talepteki zayıflamaya paralel olarak 724 milyon dolara gerileyen ihracat, 2024’te yeniden toparlanarak 779 milyon dolara, 2025’te ise 792 milyon dolara çıktı. 2026 yılının ilk dört ayında kaydedilen 274 milyon dolarlık ihracat ise yılın geri kalanında benzer performansın sürmesi halinde ABD pazarında yeniden güçlü bir büyüme potansiyeline işaret ediyor.
ABD birinciliği zorluyor İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şişman, ABD pazarında son dönemde yakalanan ivmenin arkasında birkaç temel dinamik bulunduğunu söyledi.
Öncelikle, küresel tedarik zincirinde yaşanan kırılmalar sonrasında alıcıların daha güvenli ve yakın coğrafyalara yönelmesinin Türkiye’yi öne çıkaran en önemli unsurlardan biri olduğunu kaydeden Şişman, “Türkiye; güçlü üretim altyapısı, entegre yapısı ve hızlı teslim kabiliyetiyle ABD gibi büyük bir pazarda alternatif tedarikçi olarak daha fazla tercih edilmeye başladı.
Bununla birlikte, özellikle teknik tekstil, dokuma kumaş ve iplik gibi ürün gruplarında ciddi artışlar görüyoruz" dedi. 2026 yılı Ocak-Nisan dönemi itibarıyla ABD’ye 274 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Şişman, "Bu dönemde ABD’ye tekstil ihracatımız yüzde 17 oranında artarken, ABD en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler arasında birinciliği zorlayan bir konuma geldi.
Nitekim ABD’ye ihracatta dokuma kumaş ve teknik tekstil gibi alanlarda kaydedilen yüksek oranlı büyüme, bu artışın yalnızca miktar değil, nitelik açısından da güçlendiğini ortaya koyuyor.
Bu durum, sektörümüzün dönüşüm sürecinin somut bir yansımasıdır” ifadelerini kullandı.
Peki bu durum geçici bir sıçrama mı yoksa kalıcı bir artışı mı işaret ediyor?
İTHİB Başkanı Şişman, bu durumu geçici bir sıçrama olarak değerlendirmediklerini belirterek kalıcı olmasının ise atılacak stratejik adımlara bağlı olduğunu söyledi.
Genel ithalatı düştü, Türkiye’den arttı ABD’ye tekstil sektörü tarafından gerçekleştirilen ihracat artışı ülkenin Türkiye’ye yönelik uyguladığı vergilere rağmen gerçekleşiyor.
ABD’nin Türkiye tekstil sektörüne yönelik güncel vergi yapısı çok katmanlı bir görünüm sergiliyor. 2026 itibarıyla ABD’nin Türkiye’den ithal edilen ürünlere uyguladığı ortalama efektif gümrük vergisi yaklaşık yüzde 17 seviyesine yükselmiş durumda.
Tekstil ve özellikle hazır giyim gibi kategoriler ise yapısı gereği daha yüksek tarifelere tabi; sektörde uygulanan baz vergiler genelde yüzde 10 civarında başlarken, ürün türüne göre bu oran yüzde 20–30 bandına kadar çıkabiliyor.
Sonuç olarak Türk tekstil ihracatçısı ABD pazarında ortalama bir üründe çift haneli, bazı kalemlerde ise yüzde 30’a yaklaşan bir vergi yüküyle karşı karşıya kalıyor; bu durum artan hammadde ve enerji maliyetleriyle birleşerek sektörün kâr marjlarını ciddi biçimde baskılıyor.
Öte yandan ABD’nin tekstil ve hammaddeleri ithalatı 2025 yılında daralma eğilimine girmesine rağmen Türkiye’den gerçekleştirdiği ithalat arttı.
Ülke bazında bakıldığında Çin, yüzde 30,6 payla liderliğini sürdürse de ABD’nin Çin’den ithalatı yüzde 24’ün üzerinde geriledi.
Türkiye ise yüzde 3,2 payla 8. sıradaki yerini korurken, ABD’nin Türkiye’den ithalatı geçen yıl 1,5 artış gösterdi.
ABD’nin en büyük ithalat kalemi olan teknik tekstilde ithalat 15 milyar dolara gerilerken, Türkiye’nin bu alandaki ihracatı yüzde 11,1 artarak 286 milyon dolara ulaştı. "Hız ve güvenilirlik ekseninde hareket etmeliyiz" ABD pazarı, fırsatların yanı sıra önemli riskler de taşıyor.
Fırsat tarafında en güçlü başlığın ABD’nin Uzak Doğu Asya ülkelerine olan bağımlılığını azaltma eğilimi ve tedarik zincirini çeşitlendirme ihtiyacı olduğunu dile getiren Şişman, Türkiye’nin bu noktada hızlı, esnek ve kaliteli üretim kabiliyetiyle öne çıktığını vurguladı.
Bunun yanında, ABD’de özellikle teknik tekstil ve fonksiyonel ürün gruplarında büyüyen bir talep olduğunu kaydeden Şişman, “Bu alanlar, Türkiye’nin yatırım yaptığı ve rekabet avantajı oluşturabileceği segmentler arasında yer alıyor.
Risk tarafında ise maliyet baskısı, kur dengesi ve küresel rekabette düşük maliyetli üretici ülkelerin varlığı öne çıkıyor.
Ayrıca ticaret politikaları ve olası korumacılık adımları da yakından takip edilmesi gereken başlıklar arasında.
Dolayısıyla ABD pazarında kalıcı bir başarı için yalnızca maliyetle değil; katma değer, hız ve güvenilirlik ekseninde rekabet etmemiz gerekiyor” dedi.