Haber Detayı
Mali politika herkesi çok ezdi
İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz: Sanayinin genel durumuna baktığımızda, tekstilden daha kötü durumda olan sektörler var. Uygulanan politika, ithalatı cazip hale getiriyor.
ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFESİstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz, üç aylık enflasyonun yüzde 10’lar civarında olduğunu vurgulayarak “Neticede uygulanan ekonomi programıyla enflasyonu da önleyemiyoruz” dedi.Öksüz, “Devletin tekstili, hazır giyimi gözden çıkarttığına inanmıyorum.
Sanayinin genel durumuna baktığımızda, tekstilden çok daha kötü sektörler de var.
Rekabetçi değiliz.
Yoksa büyük fırsatlar var ama uygulanan mali politika çok fazla ezdi.
Sanayiyi, turizmi hepsini” dedi.
Ahmet Öksüz ile tekstil sektörünün yaşadığı sorunları konuştuk.* Orta Doğu’daki savaş tekstil hammaddelerini nasıl etkiledi?Pamuk fiyatlarında yüzde 10’a yakın bir artış oldu.
Petrol türevi olan polyesterde yüzde 20’lik fiyat artışı var.
Özellikle artan petrol fiyatları ve kritik geçiş noktalarındaki aksaklıklar, hammadde ve lojistik maliyetlerini yukarı çekiyor.
Şu anda fiyat artışını ürünlere yansıtmamak mümkün değil.
Fiyatlar çok dipteydi.
İplikten sonra da bunu takip eden kumaş, konfeksiyon ürünlerine de zam gelecek.FİYATLAR ARTACAK* Ne kadar zam yaparsınız?Pamuk fiyatı yüzde 10 arttıysa iplik yüzde 5 zamlanır.
Önümüzdeki aylarda özellikle Avrupa bölgesine ve Kuzey Afrika’ya ihracatın ufak ufak artmasını bekliyorum.
İhracatımızın yüzde 40’ı Avrupa’ya.
Dünyada hazır giyim ve tekstildeki payımız yüzde 3.4.
Avrupa’da yüzde 15 civarında.
ABD ek vergiler getirince Çin’in pazar payı arttı.
Biz burada biraz pay kaybettik. 2024’ün Ocak-Kasım döneminde Avrupa’da pazar payımız yüzde 14.8 idi. 2025’te yüzde 14.3’lere indi. 2027’den sonra da AB ile yapılan serbest ticaret anlaşmasının etkisiyle Hindistan’ın payının artmasını bekliyorum.* Son 3 yıldır tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörler zor bir süreçten geçiyor şimdi üstüne bir de savaş geldi, sektörde kayıp artacak mı?Her şey üst üste geldi.
Erken emeklilikle başladı sorunlar.
Sonra maliyetlerin atması, piyasanın daralması… Derken istihdamda çok hızlı bir kayıp yaşadık.
İstihdamda önümüzdeki dönem kayıp beklemiyorum.
Yeteri kadar dip yaptık.SIKMANIN FAYDASI YOK* Savaşta neredeyse bir ay geride kaldı, bu yılın ana zorlukları eler olur?Savaştan dolayı, Merkez Bankası’nın rezervlerinde erime oldu.
Beni üzen şey burada en azından döviz kurunda küçük artışlar olabilirdi.
Merkez, burada çok katı davranıyor.
Mısır bile parasını savaştan bu yana yüzde 10 devalüe etti.
Bizde de yüzde 5-10 arasında kur artabilirdi.
Çünkü piyasalar daralıyor.
Hâlâ bunu tutmaya çalışmalarını anlamıyorum.
Ocak-şubat enflasyonu yüzde 7’nin üzerinde.
En kötü ihtimal yüzde 10 enflasyon var.* Uygulanan ekonomi programından hem vatandaş hem sanayici zarar görüyor, ne diyeceksiniz?Neticede bununla enflasyonu da önleyemiyoruz.
Sıkı para politikasıyla 3 aylık enflasyon yüzde 10 değil de yüzde 2-3’te kalsaydı tamam.
Böyle bir durum da yok.
Bu ülkemizi daha pahalı hale getiriyor.
Türkiye için ihracatı değil, ithalatı cazip hale getiriyoruz.
Ben bir faydasını görmüyorum.
Bu kadar sıkmanın bir faydası yok.
Hazır giyimde ek vergilere rağmen hâlâ ithalat artıyorsa, rekor kırıyorsa bu ülkedeki üretimin ne kadar pahalı hale geldiğini olduğunu gösteriyor.* Faizlerde düşüş beklerken, savaşla tekrar yükselişe geçeceğe benziyor…Burada devletimizin sanayiciye bir takım destekler sunması lazım.
Tamam Türkiye’nin belli bir para politikası var, bunu değiştiremiyoruz.
En azından yüzde 3 olan döviz dönüşüm desteğini artırın ki ihracatçıya en azından bir merhem olsun.
İstihdama gelen 3.500 liralık destek var onun yenilenmesi gerekiyor.
Bu 5-6 bin liraya çıkarılabilir.
Orada bazı esneklikler olmalı.TEKSTİLDEN DAHA KÖTÜ SEKTÖRLER VAR* Devlet tekstil hazır giyimi gözden çıkardı deniyor ne diyeceksiniz?Ben devletin tekstili hazır giyimi gözden çıkarttığına inanmıyorum.
Yoksa hiç destek açıklanmazdı.
Aslında olay tekstil özelinde de değil.
Sanayinin genel durumuna baktığımızda, tekstilden çok daha kötü sektörler de var.
Sorunlar tekstile has sorunlar değil.
Çelik sektörü de öyle, beyaz eşya sektörü de öyle, turizm de öyle.
Buralarda da rekabetçi değiliz.
Yoksa büyük fırsatlar var, ama bu mali politika çok fazla ezdi.
Sanayiyi, turizmi hepsini.SAVAŞ BASKI OLUŞTURUYOR* Türkiye’nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı için yıl geneline dair beklentiniz nedir?2026 yılına tekstil ve hammaddeleri ihracatı açısından temkinli bir başlangıç yaptık. 2026 yılı Ocak-Mart döneminde günlük ihracatta yüzde 4.8’lik bir gerileme söz konusu.
Önceki yıllara baktığımızda, 2024 yılında 11.6 milyar dolar, 2025’te ise 11.4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen ihracatımızın ardından, bu yılın ilk çeyreğinde aşağı yönlü bir seyir dikkat çekiyor.
Jeopolitik gelişmeler ve savaş ortamı da sektörümüz üzerinde baskı oluşturuyor. 2026 yılının ilk yarısının zorlu geçmesini bekliyoruz.TİM BAŞKAN ADAYLIĞI GÜNDEMDE* Nisan ayından sonra Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde seçimler olacak.
Başkan adayı olma planınız var mı?Nisan ayında birlik seçimleri bitsin ona göre bakıp pozisyon alacağız.
Birlik seçimlerinden sonra şapkamızı çıkarıp arkadaşlarla değerlendirip bir karar vereceğiz.FAİZLER EN AZ 10 PUAN DÜŞMELİ* Şartlar böyle devam ederse, yüksek enflasyon, baskılanan kur, yüksek faiz ve savaş ortamıyla koyduğunuz hedefler aşağıya inebilir mi?
Şirket kapanmaları artar mı?Tabii olumsuz etkileyebilir.
Faiz zaten çok yüksek.
Burada faizin 2 puan yükselmesi ya da 2-3 puan düşmesi de bizi kurtarmaz.
En az 10 puan düşmeli.
Yüzde 25’lere düşmeli ki bir anlamı olsun.
Finansmana erişim, özellikle firmalarımız için en kritik konuların başında geliyor.
Kredi maliyetlerinin yüksek olması, yatırım iştahını sınırlıyor.
Döviz kurlarının enflasyonla uyumlu şekilde seyretmesi, ihracatçının sürdürülebilir rekabet gücü açısından gerekli.DEVLET DESTEK OLMALI* Faizler yüzde 25’lere inse sektörde bir yatırım iştahı var mı?Zaten yeterince yatırımlar yaptık.
Mevcut kapasiteleri daha verimli kullanmak esas olmalı.
Makine yatırımı açısından yatırıma ihtiyaç yok.
Sektörün dönüşüme ihtiyacı var.
Tabi bunun için de kaynağa ihtiyaç var.
Şirketlerin öyle güçlü öz sermayeleri yok.
Büyük marka, firma alma noktasında devletin destek olması gerekiyor.
Çin ve Hindistan bu süreci çok iyi yönetiyor.
Firmalar satın alırken ciddi destekler var.