Haber Detayı

Gültepe: Daha fazla destek daha fazla istişare gerekiyor
İş dünyası dunya.com
26/03/2026 00:00 (2 saat önce)

Gültepe: Daha fazla destek daha fazla istişare gerekiyor

Avrupa’nın en büyük ayakkabı moda fuarının açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, emek yoğun sektörlere desteğin artırılmasını istedi. Gültepe, “Bu sektörlerin güçlerini geri kazanması için daha fazla desteğe ihtiyacımız var. Çünkü gerçekten rekabetçilikte büyük problem yaşanıyor” dedi.

Alanında Avrupa’nın en bü­yük etkinliği olma özelli­ği taşıyan AYMOD Ulus­lararası Ayakkabı Moda Fuarı’nın 74’üncüsü kapılarını açtı.

Türkiye Ayakkabı Sanayicile­ri Derneğince (TASD) İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ve 25’i yabancı 200’den fazla firma­nın katıldığı fuarda, 2026/2027 sonbahar/kış koleksiyonları gö­rücüye çıktı.

Ticaret Bakanlığı­nın desteğiyle gerçekleştirilen ve 5 bini yabancı olmak üzere 20 bi­ne yakın profesyonelin ziyaret et­mesi beklenen fuarın açılışı için tören düzenlendi.“Sektörler güçlerini geri kazanmalı”Törende konuşan Türkiye İh­racatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, ayakkabı, deri, deri mamulleri, hazır giyim, teks­til, halı ve mobilya gibi emek yo­ğun sektörlere sunulan destek­lerin artırılması çağrısında bu­lundu.

Gültepe, “Bu sektörlerin güçlerini geri kazanması için da­ha fazla desteğe ihtiyacımız var.

Çünkü gerçekten rekabetçilik­te büyük problem var ki bunu da ayakkabı sektörü yaşadı.

ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaş başlamadan önceki politikalarla savaş dönemindeki politikaların değişmesi gerekiyor.

Daha fazla destek verilmesi, daha fazla isti­şare gerekiyor” dedi.Ayakkabı sektörünün Ticaret Bakanlığının destek ve koruma önlemleri sayesinde bir nebze de olsa nefes aldığını anlatan Gülte­pe, önceki yıllarda ulaşılan üre­tim seviyesini tekrar kazanmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.“Üretim ve ihracatta dengelenme olmadı”TASD Başkanı Berke İçten de Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan yeni karışıklığın yol açtı­ğı olumsuzlukları anlattı.İçten, bu süreçte ayakkabı gibi pek çok emek yoğun sektörün zor­landığını belirterek, olumsuzluk­lar nedeniyle maliyet avantajını kaybettiklerini, bu yüzden ayak­kabı sektörünün 2023 yılında dış ticaret açığı vermeye başladığı­nı söyledi.

Ticaret Bakanlığının e-ihracat platformlarından gelen ve kanserojen maddeler içeren ayakkabı ithalatına yönelik kısıt­lamaları sonrası ithalatın düşme eğilimine girdiğini kaydeden İç­ten, ancak ihracatta ve üretimde henüz dengelenme olmadığını bildirdi.“Bazı hammaddelerin ithalatındaki vergi kaldırılsın”Yıllık 550 milyon çift üretim gerçekleştiren ayakkabı sektö­rünün şu anda 400 milyon çiftin altına gerilediğini anlatan İçten, “Özellikle savaş konjonktüründe ham madde tedarikindeki zorluk­ların ve birtakım fırsatçılıkların ortaya çıktığı bugünlerde Ticaret Bakanlığımızın buna izin verme­yeceğini biliyor ve bunu yakından takip ettiklerini görüyoruz.

Özel­likle ayakkabı ihracatımız ve üre­timimiz noktasında bu senenin bir dengelenme yılı olacağını ön­görüyoruz ve bekliyoruz” açıkla­masını yaptı.Berke İçten, özellikle artan nav­lun fiyatları ve Uzak Doğu’dan te­darikte zorluklar yaşama ihtima­li karşısında pazara yakın olan ve güçlü üretici konumundaki Tür­kiye’nin öne çıkma potansiyeli ve avantajının bulunduğunu vur­guladı.

Bu potansiyelin maliyet avantajıyla desteklenmesi gerek­tiğinin altını çizen İçten, ayakka­bıda kullanılan bazı ham madde­lerin ithalatındaki vergilerin kal­dırılması çağrısında bulundu.“Tedbirleri almayı sürdüreceğiz”Ticaret Bakan Yardımcısı Mah­mut Gürcan ise Türkiye ekonomi­sinin son 22 çeyrektir güçlü büyü­me performansını sürdürdüğünü söyledi.

Bu güçlü performansta ihracatın katkısına dikkat çeken Gürcan, şöyle devam etti: “İhra­catımız 2025’te yüzde 4,4 artarak 273,3 milyar dolara ulaştı Bulun­duğumuz şartlarda ihracatımızın artması son derece önemli.Deri ve ayakkabı sektörü de, köklü üre­tim geleneği, güçlü sanayi altya­pısı, tasarım kapasitesi ile Türki­ye’nin önemli ihracatçı sektörle­ri arasında yer alıyor. 200 ülke ve bölgeye ürün satan sektörümüz, 2025 yılında 1,8 milyar dolar­lık ihracat gerçekleştirdi.

Deri ve ayakkabı ihracatımızda bir daral­ma olduğunu hep beraber tespit ettik.

Gerek artan küresel risk al­gısı ve uluslararası konjonktür­de yaşanan belirsizlikler, gerek­se önde gelen ihracat pazarların­da ortaya çıkan talep daralmaları deri ve ayakkabı sektörümüz açı­sından zor yılları beraberinde ge­tirdi.

Bo zorlukları aşmak için ön­lemlerimizi alıyoruz.”Gürcan, ihracatçılara Türk Eximbank, İhracatı Geliştirme AŞ ve Türk Ticaret Bankası gibi mekanizmalar sayesinde sunu­lan desteklere ilişkin veriler pay­laşarak, "Tüm bu çabalardan da anlaşılacağı üzere ihracatçıların finansmana erişimi bakanlığımız için en öncelikli gündem madde­lerinin başında gelmekte olup, fi­nansman konusunu hassasiyetle takip ettiğimizi de belirtmek is­tiyoruz" açıklamasında bulundu.“Enflasyonla mücadele edecek gücümüz kalmadı”İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın oluşturduğu ekonomik tahribatın hayatlarına girmeye başladığını dile getirdi.

Bahçıvan, “Bu durum Türkiye ekonomisini de şu anda derinden etkileme noktasındaki ilk işaretleri vermeye başladı” dedi.

Türkiye’de yaklaşık 3 yıldır Orta Vadeli Program’ın (OVP) uygulandığını hatırlatan Bahçıvan, şu açıklamalarda bulundu:“OVP’nin temel amacı enflasyonu çözmek ve arzu ettiğimiz finansal istikrarı sağlamak.

Enflasyonu çözme programında da en büyük fedakarlığı sanayicimiz üstlenmiş vaziyette.

Bizden kaynaklanmayan bir enflasyonun çözümü ve problemi noktasında sanayi sektörü olarak yoğun bir sabrı, mücadeleyi ve dayanma gücünü bugüne kadar gösterdik, göstermeye de gayret ediyoruz.

Fakat bu içine girmiş olduğumuz durum, bu programla ilgili bütün değerlendirme ve tespitlerimizi tekrar gözden geçirme mecburiyetini bize veriyor.

Artık sanayici ve ihracatçı üzerinden enflasyonla mücadele edecek gücümüz kalmadı.”Bahçıvan, şu anda emek yoğun sektörlerin desteklenmesinin çok önemli olduğunun altını çizerek, “Rekabeti sürdürebilmek noktasında destekler ve teşvikler özellikle emek yoğun sektörler üzerinde daha fazla yoğunlaşmalı.

Bunlar, gerek kredi mekanizması gerek istihdamı destekleme gerek farklı teşvikler gerekse vergiye dönük teşviklerle bir modele dönüştürülmeli” diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri