Haber Detayı
Salih Tuna'dan mezhepçilik uyarısı: İsrail'in stratejisine hizmet eder
Sabah gazetesi yazarı Salih Tuna, bugünkü köşe yazısında toplumsal ayrışmanın dış müdahalelere zemin hazırladığını vurgulayarak, mezhepçilik üzerinden körüklenen tartışmaları sert bir dille eleştirdi.
Gazeteci-yazar Salih Tuna, kaleme aldığı son yazısında Türkiye ve bölge üzerindeki işgalci emellere karşı toplumsal dayanışmanın stratejik önemine dikkat çekti.
Toplumsal fay hatlarının kaşınmasının müstevlilerin "ağzının suyunu akıttığını" belirten Tuna, özellikle son dönemde tırmanan mezhep odaklı gerilimlerin dış güçlerin kapıyı kırmak için kullandığı bir "koçbaşı" haline gelebileceği uyarısını yaptı.
MEZHEP TARTIŞMALARI İSRAİL'İN STRATEJİSİNE HİZMET EDİYOR Sağlıklı bir toplumda tartışmanın doğal bir durum olduğunu ancak bunun iflah olmaz bir husumete dönüşmesinin tehlike çanlarını çaldığını ifade eden Tuna, tartışmaların zamanlamasının kritik olduğunu savundu.
Yazısında doğrudan bir uyarıda bulunan Tuna, "Şu günlerde hangi gerekçeyle olursa olsun mezhep tartışması yapıyorsanız, sonuç itibarıyla İsrail'in istediğini yapıyorsunuz demektir" ifadelerini kullanarak, bu tür polemiklerin doğrudan bölgedeki işgalci güçlerin hedefleriyle örtüştüğünü vurguladı.
İÇERİDEKİ ÇATLAKLAR DIŞ MÜDAHALEYE DAVETİYE ÇIKARIYOR Geçmişteki darbe ve işgal girişimlerinin toplumsal çatlaklardan beslendiğini hatırlatan Tuna, 12 Eylül ve 15 Temmuz gibi süreçlerin sosyolojik hazırlık evrelerine değindi.
İçeriyi karıştıran eller ile dış müdahaleyi tezgahlayanların iş birliği içinde olduğunu belirten yazar, İran örneği üzerinden güncel bir değerlendirme yaptı: "Anlaşılan, "İçerisi karıştı, tam zamanıdır" deyip hedefe Hamaney'i koydular.
Fakat evdeki hesap Tahran'a uymadı.
Hamaney'in kanı İran toplumunu daha da kenetledi.
Demek ki aynı kahpe denklem sınırlarımızın dışında da geçerli.
Etrafımızı işgalcilerin kuşattığı, İsrail'in kuduz köpek gibi sağa sola saldırdığı bu dönemde, toplumsal ittifaka her zamankinden daha çok ihtiyacımızın olduğunu tartışamayız.
Halihazırdaki bölünmüşlüklerimiz yetmiyormuş gibi, bir de kalkıp mezhepçilik üzerinden fitne üretmeye çalışmak tek kelimeyle ihanettir.
Çünkü sosyolojiyi bölen o zehirli hançer, gün gelir müstevlinin kapıyı kıran koçbaşı olur."