Haber Detayı

Batı cephesinde yeni bir şey yok
Erdem i̇lker mutlu aydinlik.com.tr
25/03/2026 00:00 (3 saat önce)

Batı cephesinde yeni bir şey yok

Batı cephesinde yeni bir şey yok

Remarque’ın başlıkta adını kullandığımız bu eseri ile Brecht’in “Cesaret Ana” eserleri, savaşın ne olduğunu gösteren, tarihe geçmiş iki başyapıt..

Gerçekten bu Batı cephesi, Osmanlı’da adı “Garp meselesi” olup “Garp Cephesi”ne dönüşen tuhaf bir asimetrik mücadelenin eseridir..

Neden asimetrik dedim?

Bakın, savaşın şekli sadece kullanılan silahla, gerçekleştirilen kurmaylık manevralarıyla belirlenmez..

Savaşın şeklini belirleyen en önemli hususlardan biri savaşın nasıl gerçekleştirileceğine dair ahlaki ve etik yaklaşımdır..

ASİMETRİK SAVAŞ MESELESİ Bu yaklaşımdaki asimetri işte asimetrinin en büyüğüdür..

Yani bir tarafın ahlaki değerleri göze alarak etik çerçevede hareket etmesi, bir diğerinin askerliğin tüm değerlerini hiçe sayıp bir seri katil veya sokak canisi gibi davranması savaşın asimetrisini dayanılmaz boyutlara getirir..

Zira etik çerçevede kalan, genel olarak kadim kültürlerin yüzyıllardır birikimini taşıyan, insanlığa aydınlanmayı taşıyan milletlerdir.

Seri katil, sokak canisi, zevk için öldüren ise kendi kültüründeki mertlik ve düello kurallarını bile hiçe sayıp “savunmasız ‘yeni topraklar’ın” yerlilerine ağır silahlarla kah saldırıp kah tehdit edip topraklarını gasp eden grupların oluşturduğu taraftır..

Bu kuralsızlığın savaşın bu tarafında terk edilmesi de en azından birkaç nesil daha zor gözükmektedir.

Nitekim, İran’da daha ilk gün, dini lider Hamaney’in hedef alındığı gün, küçük ilkokul kızlarının okuduğu okulun vurulması sorulduğunda “Yaşasalardı sanki çok mu iyi bir hayatları olacaktı İran gibi bir yerde?” diyen anne babalardan kurtulmadıkça zor..

Bir taraf diğer tarafın çocuklarını katlediyor..

İsrail’in bugüne kadar katlettiği çocuk sayısı on sekiz bin.. 18 bin tane masum bir çift göz..

İran’da ölen çocuk sayısı da hiç az değil..

Artık binlerle ifade edilmeye başlandı..

Diğer yandan Donald Trump, İran’ın zaten vurulmuş, savaş dışı kalmış gemisini batırdıklarını ve bunu eğlence için yaptıklarını söylüyor..

Bir savaş suçu itirafı daha..

Diğer yandan Arakçi geçen dönemde ülkesinde Amerikan üssü olan ve o üsleri İran’a karşı kullanan ülkelerin topraklarına söz konusu saldırılardan dolayı özür diledi..

Buyurun size asimetri..

ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR Bizim millet ahlaki asimetrinin en büyük mağdurlarından biridir.

Tam da Atatürk’ün dediği gibi: “Dünyanın en temiz yürekli askeridir Türk askeri.” Fedakârdır, feda etme kültüründen geldiği için güçlüdür de..

Gücü en büyük haz olan yaşam hazzından dahi milleti için vazgeçmekten gelir..

O nedenle Türk askerini sahada yenemezsiniz..

Hemingway’in erkekliğin kurallarından dem vurduğu gibi öldürebilirsiniz ama yenemezsiniz..

O nedenle hep harp dışı ahlaksızlıklarla bertaraf edilmeye çalışılmıştır..

Zira Balyoz’dan tutuklanmış Harp Akademileri ders koordinatörüm Aytekin Albay bir avukat görüşünde anlatmıştı: Anafartalar Taburu – Kurmay Başkanlığı önünde nöbet tutarken şehitlikteki isimleri okur, gözlerimden yaşlar akarak tamamlardım her nöbeti..

Harp Okulu’nu dereceyle bitirmişti..

Ve bu vatansever, ahlaki duruşu bilindiği için milletin üzerine çöreklenen emperyalist vekili yapı tarafından Hasdal zindanına atılmıştı..

Tam da o yıllarda Kara Harp Okulunda öğretmen subay olarak vatani vazifemi yapıyordum..

Yavaş yavaş inceden oralara da sızmışlar.. 2010 nasbı grup..

Öğrencilerim..

Ne güzel çocuklardı bir görseniz..

Ama hepsi yorgun bakıyor..

Tuhaf gece sorguları, acayip intikal eğitimleri..

Sürekli memnuniyetsizlik ve disiplin puan düşürmeleri..

SELAMLAR OLSUN, RUHUNUZ ŞAD OLSUN..

Neler yaşadılar..

Teğmen olarak mezun olmakla, yıldız takmakla bitmiyor..

Önce evladım gibi sevdiğim bu çocuklardan Silahlı Çatışma Hukuku yarışma takımından piyade Ömer gazi oldu..

Sonra Jandarma Utku..

Oğuz Kaan’ı ise Afrin’de en ağır koşullarda olağanüstü mücadelesi sonucu şehit verdik..

Dün ise Katar’dan Sinan’ın haberi geldi..

Bunlar hep aynı dönem..

Diğer devrelerde de kimler yok ki..

Songül Yarbay 97’liydi..

İlker Çelikcan’ın gözü kara pusuya nasıl daldığını unutmak mümkün mü?

Ve adını sayamadığımız niceleri..

Asimetrik savaş kimleri kopardı evlatlarından, annelerinden, babalarından..

Diğer tarafta ise Vladimir Putin’in ifadesi ile ‘savaşı çizgi film zannedenler’, bizzat kendi ifadesiyle savaşta yaşanan dramlardan çok ‘eğlenen’ler var..

Buna artık birileri dur demeli..

Evet, savaşlar kurucudur ama barış yükseltir..

Barışa geri dönmek için ne gerekiyorsa yapılmalıdır..

Zira vatan şairi Mehmet Âkif’in yaptığı gibi ‘bu akının ne kadar hayasız olduğunu’ karşımızdakinin gücü ne olursa olsun, bu asimetrik etik yoksunluğunu haykırmamız gerekir..

Zira tam da törenlerde her rütbeden subayın hep bir ağızdan okuduğu ve tüylerimi diken diken eden o satırlar gibi: “Kanla irfanla kurduk, biz bu Cumhuriyeti, Cehennemler kudursa, ölmez nigâhbanıyız.” Selamlar olsun, ruhunuz şad olsun..

İlgili Sitenin Haberleri