Haber Detayı
24 Mart için on binler bir arada: Arjantin faşist askeri darbenin 50. Yılı
Arjantin’de faşist darbenin 50. yılı anıldı. Buenos Aires’te on binler sokaklara çıkarak kaybedilenleri andı. Sanatçı Carlos Alonso’nun kızı da darbe sırasında kaybolmuş, eserleri kolektif hafızanın tanıklığı haline gelmişti.
Adı: Carlos AlonsoArjantin’in en önemli figüratif sanatçılarından biri olarak tanınırken, hayatı sadece sanatla değil, derin bir kişisel trajediyle de şekillendi.1929 doğumlu Alonso, özellikle insan bedenini, acıyı ve toplumsal çürümeyi çarpıcı bir gerçekçilikle ele alan eserleriyle biliniyordu.Ancak onun sanatını en sert biçimde dönüştüren olay, 1970’lerin ortasında Arjantin’de yaşanan askeri diktatörlük döneminde gerçekleşti.1976’da başlayan Arjantin Kirli Savaşı sırasında 30 bin insan “kaybedildi”; yani devlet güçleri tarafından kaçırıldı, işkence gördü ve çoğu öldürüldü.Bu kayıplardan biri de Alonso’nun kızı Paloma’ydı.Genç kadın, dönemin siyasi baskı ortamında hedef alınarak ortadan kayboldu ve bir daha kendisinden haber alınamadı.
Bu olay, Alonso’nun hayatında geri dönülmez bir kırılma yarattı.Kızının kaybolmasının ardından Alonso sürgüne gitmek zorunda kaldı; önce İtalya’ya, ardından İspanya’ya yerleşti.Bu dönemde ürettiği eserler, önceki çalışmalarına kıyasla çok daha karanlık, parçalanmış ve çığlık atan bir estetik taşır.Figürler çoğu zaman işkence görmüş, deforme olmuş ya da yok oluşun eşiğinde resmedilir.
Onun resimlerinde artık yalnızca bireysel acı değil, devlet şiddetinin sistematik doğası da görünür hale gelir.Alonso’nun sanatı, kızının kaybıyla birlikte bir tür tanıklığa dönüşür.Resimleri, kaybedilenlerin hatırasını canlı tutan görsel belgeler gibidir.Özellikle diktatörlük sonrası Arjantin’e döndüğünde, eserleri hem kişisel yasın hem de kolektif hafızanın önemli bir parçası olarak değerlendirilir.Onun için resim yapmak, sadece estetik bir üretim değil; unutmaya karşı bir direniş biçimidir.Hayatının son dönemlerinde Alonso, hâlâ kızının akıbetine dair kesin bir bilgiye ulaşamamış olmanın yarattığı boşlukla yaşamaya devam etti.Bu belirsizlik, onun sanatında sürekli yankılanan bir eksiklik ve arayış duygusu olarak varlığını sürdürdü.İşte bu “Kirli Savaş” denilen darbe döneminin üzerinden 50 yıl geçti.24 Mart 1976'da Arjantin'de General Jorge Rafael Videla liderliğindeki askeri cunta, Isabel Perón hükümetini devirerek "Ulusal Yeniden Yapılanma Süreci" adıyla faşist bir diktatörlük başlattı.1983'e kadar süren bu karanlık dönem, günümüzde "Hafıza, Hakikat ve Adalet Günü" olarak anılıyor.Gazeteci yazar Soner Yalçın, 50. yılında faşist darbenin yapıldığı Arjantin’de Odatv için darbenin izlerini takip etti.On binlerce kişi erken saatlerde sokaklarda toplanmaya başladı.
Buenos Aires’te toplanan genci yaşlısı birçok darbe karşıtı Arjantinli hem kaybedilenleri andı hem de faşist darbeye karşı tepkilerini dile getirdi.İlk eylemleri anneler başlattı. 30 Nisan 1977’de, bir Cumartesi günü gerçekleşen ilk oturma eylemine 14 kadın katıldı.Bu kadınlar Azucena Villaflor de De Vincenti, Berta Braverman, Haydée García Buelas, María Adela Gard de Antokoletz, Julia, María Mercedes ve Cándida Gard (dört kızkardeş); Delicia González, Pepa Noia, Mirta Baravalle, Kety Neuhaus, Raquel Arcushin, ve Senora De Caimi oldu.Meydanda her Perşembe toplanan kadınların sayısı her geçen gün arttı.Zorla kayıplar arttıkça, eyleme katılan annelerin sayısı da arttı.1977 yılının sonlarına gelindiğinde 14 ile başlayan sayı 150’yi bulur.
Bir süre sonra çocuklarının beyaz bezlerini başlarına takmaya başlarlar, bezlerin üzerine kayıp çocuklarının isimlerini işlerler.12 EYLÜL DARBESİ İLE BENZERLİĞİSoner Yalçın 2019’da Sözcü’deki yazısında Türkiye’deki 12 Eylül darbesi ile Arjantin’deki darbenin arasındaki ilişkiyi kaleme almıştı.Soner Yalçın şu satırları kaleme almıştı:“Yeniden…Yeniden, “12 Eylül kardeş kavgasına son vermek için yapıldı” diye yazıyorlar.Çok mu zor; -aynı Türkiye gibi- 1970'lerde askeri darbe olan ülkelerin “terör tablosunu” araştırmak.Örneğin…1976 faşist Videla askeri darbesinden önce Arjantin'de terör sonucu ölenlerin sayısı şöyleydi:1970'de 4 kişi, 1971'de 5 kişi, 1972'de 5 kişi, 1973'te 15 kişi, 1974'de 21 kişi, 1975'te 123 kişi ve 1976'da 162 kişi…Arjantin halkı son iki yılda terörden bıktırılıp askeri darbeyi bekler hale getirildi.
Türkiye'de 1978-1980 arasında benzer durum yaşandı.
Maraş'tan Çorum'a kitlesel katliamlar oldu.
Kardeş kardeşi öldürmesi için provokasyonlar sahneye kondu.Sadece Arjantin'de mi?
Şili'de mi?
Açın bakın…1977'de Pakistan askeri darbesinde neler oldu?1975'te Bangladeş askeri darbesinde neler oldu?1973'te Uruguay askeri darbesinde neler oldu?1972'de Honduras, Ekvator askeri darbesinde neler oldu?Siyasi terminolojiye “Kirli Savaş” (Dirty War- Guerra Sucia) kavramı böyle girdi.CIA 2000 yılında itiraf etti:“1960'larda ve 1970'lerin başında ABD'nin Şili'deki olayları etkilemeye yönelik politikasının bir parçası olarak CIA, Marksist eğilimli politik liderleri itibarsızlaştırmak için Şili'de özel gizli eylem projeleri başlattı…”El Teniente madenci grevi ve çıkan olayları CIA organize etmişti.Kadınların “boş tencere” yürüyüşünü, kamyoncuların eylemlerini hep CIA yaptırmıştı.Hâlâ…“12 Eylül ülkeye istikrar getirdi” diye yazıyorlar.İstikrarı bozan kimdi yazsanıza…”Soner YalçınOdatv.com