Haber Detayı

Saadet Partili isimden Riyad Bildirisi çıkışı! 'Bir utanç belgesidir'
Gündem aydinlik.com.tr
24/03/2026 19:23 (5 saat önce)

Saadet Partili isimden Riyad Bildirisi çıkışı! 'Bir utanç belgesidir'

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Çalışkan, yaptığı konuşmada Türkiye'nin de imza attığı Riyad Bildirisi'nin bir utanç belgesi olduğunu belirtti. Çalışkan belgede saldırganın adının olmadığını ve mağdurun kınandığını ifade etti

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç.

Dr.

Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu’nda Yeni Yol Grubu adına sundukları “ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşta; Türkiye’nin sonuçsuz kalan arabuluculuk girişimlerinin, saldırıyı başlatanların ismen dahi anılmayıp yalnızca İran’ın kınandığı Riyad Bildirisi’ndeki tartışmalı tutumun ve bölgesel barış vizyonunun bağımsız dış politika ilkeleri çerçevesinde müzakere edilmesi” konulu Genel Görüşme önergesinin gerekçesini açıklamak üzere söz aldı.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını görmezden gelen Riyad Bildirisi’ni “utanç belgesi” olarak nitelendirdi.

Çalışkan’ın konuşmasının ardından önerge görüşüldü ve ardından AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. 'YÜZ KARASI, UTANÇ BELGESİ...' Çalışkan konuşmasına, bölgede yaşanan savaş ve ülkemize olası etkilerinin TBMM'de öncelikle ele alınması gereken gündemler arasında olması gerektiğine vurgu yaparak başladı: “Tarihi günler yaşıyoruz.

Savaş tüm dünyayı kuşatmış durumda.

Hatta Üçüncü Dünya Savaşı olup olmayacağı konuşulurken, ne yazık ki Türkiye Büyük Millet Meclisi veri kanunuyla, kriptolardaki bir madde ile meşgul.

Oysa böyle bir dönemde TBMM’nin derhal İran, İsrail ve Amerika üçgeninde gerçekleşen olaylarla ilgili inisiyatif alması en elzem konudur.

Ne yazık ki bir yüz karası, utanç belgesi olarak Dışişleri Bakanı Riyad'da bir belgeye imza atmıştır.” ABD VE İSRAİL'İN ADININ GEÇMEDİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ Çalışkan, 18 Mart 2026 tarihinde Riyad’da imzalanan ortak bildiriye Türkiye’nin destek vermesini sert bir dille eleştirdi: “Riyad’da atılan bu imzada; saldırıyı başlatan ABD ve İsrail’in adı dahi geçmezken, İran sanki saldırıyı başlatan tek ülke konumuna getirilmiştir.

Amerika kalleştir; diplomasi masası devam ederken savaş başlatmıştır.

Bölgede güvenilir bir arabulucu olabilmek için tüm tarafların ortak güvenini kazanmak gerekir.

Ancak ülkemizin bu süreçte kimin yanında durduğu belli değil.

Amerika’dan, İsrail’den korkarak ve belirsiz bir tavırla hiçbir yere varamayız.” 1980'DEKİ ÖRNEĞİ HATIRLATTI Dışişleri Bakanı’nın tutumunu 1980 yılındaki tarihi bir örnekle kıyaslayan Çalışkan, hükümetin yaklaşımına dikkat çekti: “Sistem değiştiği için hiçbir bakan hakkında gensoru verilemiyor ama bilesiniz ki bu Meclis 1980 yılında, İsrail’e karşı tavizkâr davranan dönemin bakanı Hayrettin Erkmen’i gensoruyla düşürmüştü.

Bugün de süreç elverseydi, Sayın Hakan Fidan hakkında gensoru verilmesi gerekirdi.

İran’a sahip çıkmak yerine, 'İran’da rejim düşerse pastadan pay kapar mıyız?' tavrına bürünmek makul değildir.” MESCİD-İ AKSA ÇAĞRISI İslam dünyasındaki sessizliğe ve yaklaşan İsrail tehdidine vurgu yapan Çalışkan, konuşmasını şu uyarıyla noktaladı: “Mescid-i Aksa 839 yıl sonra kapandı ama burada gündemde bile değil. 'Dostum Trump' diyenler Körfez ülkelerinin hâline bakmalıdır.

İsrail tehdidinin ne anlama geldiğini anlamak ve safımızı netleştirmek zorundayız.

Türkiye, arabuluculuk yaparken korkup saklanan değil, inisiyatif alan bir irade ortaya koymalıdır.”

İlgili Sitenin Haberleri