Haber Detayı

İklim krizine en ucuz çözüm: Bir baraj, bir kunduz
Sürdürülebilir dünya dunya.com
24/03/2026 00:00 (8 saat önce)

İklim krizine en ucuz çözüm: Bir baraj, bir kunduz

Teknolojik karbon yakalama tesislerine milyarlarca dolar harcanırken, doğanın sessiz mühendisleri kunduzlar yeni bir restorasyon ekonomisi başlattı. Birmingham Üniversitesi’nin araştırmasına göre kunduz barajları, karbon depolama kapasitesini 10 kat artırıyor ve 13 yılda hektar başına 10,1 ton karbondioksit tutuyor.

Başak Nur GÖKÇAMbasaknur.gokcam@dunya.comSürdürülebilirlik ajan­dasında son yıllarda en çok duyduğumuz kav­ram ‘doğa tabanlı çözümler’.

Ancak bu kavram çoğu zaman sadece ağaç dikmekle sınır­lı kalıyor.

Oysa Birmingham Üniversitesi liderliğinde yü­rütülen ve Communications Earth & Environment der­gisinde yayımlanan yeni bir uluslararası çalışma, nehir ekosistemlerinin en çalışkan üyeleri olan kunduzların, kar­bon bütçesini nasıl kökten de­ğiştirdiğini sayısal veriler­le ortaya koyuyor.

İsviçre’de kunduzların 10 yılı aşkın sü­redir aktif olduğu bir akarsu koridorunda yapılan ölçüm­ler, bu hayvanların sadece bi­rer kemirgen değil, aynı za­manda stratejik birer karbon yöneticisi olduğunu gösterdi.Araştırma sonuçlarına gö­re kunduzların bulunduğu sulak alanlarda 13 yıl içinde tam bin 194 ton karbon birik­ti.

Bu rakam, kunduz bulun­mayan benzer akarsu yatak­larına göre karbon depola­ma kapasitesinin 10 kat daha yüksek olduğu anlamına ge­liyor.

Ekonomik açıdan bakıl­dığında, yapay karbon yaka­lama teknolojilerinin ton ba­şına maliyeti yüzlerce doları bulurken, kunduzların sun­duğu bu ücretsiz ekosistem hizmeti, yeşil ekonomi için devrim niteliğinde bir verim­lilik sunuyor.Nehirlerin akışını değiştiren stratejik müdahale Kunduzlar barajlar inşa ederek suyu yavaşlatıyor, tor­tuları hapsediyor ve yeral­tı suyu akışını yönlendiriyor.

Çalışmaya ilişkin konuşan Dr.

Joshua Larsen, “Bu fizik­sel değişim karbondioksitin manzara içindeki hareketi­ni temelden farklılaştırıyor.

Su seviyesinin yükselmesiyle oluşan sulak alanlar, organik ve inorganik maddeleri yaka­layan devasa birer filtre görevi görüyor” dedi.Araştırmanın en dikkat çe­kici bulgularından biri de de­polama kalitesi üzerine oldu.

Kunduzların oluşturduğu tor­tular, yakındaki standart or­man topraklarına kıyasla 14 kat daha fazla inorganik kar­bon ve 8 kat daha fazla organik karbon içeriyor.

Özellikle kı­yı ormanlarındaki ölü ağaçla­rın su altında kalması, karbo­nun havayla temasını keserek on yıllar boyunca hapsolması­nı sağlıyor.

Bu durum, kunduz barajlarının sadece geçici bir çözüm değil, uzun vadeli ve is­tikrarlı birer karbon yutağı ol­duğunu kanıtlıyor.İklim finansmanı için güçlü varlık Elbette her doğal sistem gi­bi kunduz ekosistemleri de doğrusal bir seyir izlemiyor.

Araştırmacılar, yaz aylarında su seviyeleri düştüğünde ve tortular açığa çıktığında kar­bondioksit emisyonlarının geçici olarak depolama kapa­sitesini aştığını gözlemledi.

Ancak yıllık bazda bakıldığın­da; tortu birikimi, bitki örtüsü artışı ve ölü ağaçların muha­fazası, sistemi net bir şekilde karbon pozitif tutuyor.

Sulak alan, her yıl ortalama 98,3 ton net karbon depolayarak iklim finansmanı için de güçlü bir varlık haline geliyor.Avrupa genelinde kunduz­ların nehirlere geri dönüşü, sadece biyoçeşitlilik için de­ğil, aynı zamanda arazi kul­lanım planlaması ve yeniden doğallaştırma stratejileri için de yeni bir dönem başlatıyor.

Dr.

Annegret Larsen’a göre, “Kunduzların karbon yakala­ma ve adsorpsiyonunda (yü­zeyde tutma) en güçlü doğal etkenlerden biri.

Bu modelin iklim politikalarına entegre edilmesi şart” diye ekledi.Metan efsanesi çürüyor mu?

Sulak alanların karbon yutağı olmasının önündeki en büyük endişe, genellikle yüksek metan (CH4) emisyonu riskidir.

Ancak bu kapsamlı araştırma, kunduz ekosistemlerinde metan salımının toplam karbon bütçesinin yüzde 0,1’inden bile daha az olduğunu ortaya koydu.Yani kunduzlar, atmosfere zararlı gaz salmadan karbonu hapsetmenin ‘temiz’ bir yolunu bulmuş durumda.Karbonun yeni adresi: Ölü ağaçlarKunduz sulak alanlarında depolanan karbonun yaklaşık yarısı, su altında kalan veya kıyı şeridinde biriken ‘ölü ağaçlar’ tarafından tutuluyor.

Normal şartlarda hızla çürüyüp karbonunu atmosfere bırakan bu odunsu yapılar, kunduzların yarattığı düşük oksijenli sucul ortam sayesinde adeta mumyalanarak karbonu yeraltında tutuyor.

Sürdürülebilirlik yolculuğunda teknolojinin yanında doğanın kadim bilgeliğine ve işleyişine alan açmak, hem ekonomik maliyetleri düşürüyor hem de ekosistemi dirençli kılıyor.

Kunduzların bu başarısı, bize iklim krizine karşı çözümün bazen en küçük barajın arkasında gizli olabileceğini hatırlatıyor.

İlgili Sitenin Haberleri