Haber Detayı
Bir yemek programı restoran dünyasını nasıl sarstı
Güney Kore yapımı “Culinary Class Wars”, ikinci sezonunun ardından restoranlara akın başlattı; rezervasyonlar yüzde 303 fırladı. Peki bu sadece bir popülerlik dalgası mı, yoksa gastronomi kültüründe kalıcı bir kırılma mı?
Dijital ekranlardan taşan iştahın gerçek dünyayı nasıl dönüştürdüğüne dair en çarpıcı örneklerden biri, son dönemde Netflix’te yayınlanan “Culinary Class Wars” oldu.
Güney Kore yapımı bu yarışma programı, restoran ekonomisini de etkileyen güçlü bir dalga yarattı.Programın ikinci sezonunun ardından ortaya çıkan veriler çarpıcı; rezervasyon platformu CatchTable’ın analizine göre, yarışmada yer alan şeflerin restoranlarına olan talep yalnızca arttı demek yetersiz kalıyor—adeta patladı.
Yayın sonrası beş haftalık süreçte rezervasyonlar ve bekleme listeleri ortalama yüzde 303 yükseldi.YENİ BİR GASTRONOMİ DAVRANIŞI“Culinary Class Wars”un en dikkat çekici yönlerinden biri, gastronomiyi iki uç üzerinden anlatması; “Black Spoons” olarak tanımlanan saklı ustalar ve “White Spoons” olarak konumlanan elit şefler.
Bu karşıtlık, izleyicide deneyim arzusu da yaratıyor.Artık izleyici pasif değil.
Ekranda gördüğünü tatmak istiyor.
Sokak lezzetleri ile fine dining arasında gidip gelen bu anlatı, özellikle milenyum ve Z kuşağında güçlü bir karşılık buluyor.
Yeme-içme deneyimi, seyahatin merkezine hiç olmadığı kadar yerleşmiş durumda.
Güney Kore’den Singapur’a, Japonya’dan küresel turizm trendlerine kadar geniş bir coğrafyada aynı eğilim gözleniyor.
Örneğin Japonya’da turistlerin büyük çoğunluğu, seyahat planlarının merkezine mutfağı yerleştiriyor.
Singapur’da ise ziyaretçi sayısı sınırlı artarken, yeme-içme harcamalarının çok daha hızlı yükselmesi dikkat çekiyor.World Food Travel Association’ın kurucusu Erik Wolf’a göre bu dönüşüm tesadüf değil: “Artık insanlar sadece seyahat etmiyor, kültürü deneyimlemek istiyor.” Özellikle pandemi sonrası dönemde, daha yerel, daha samimi ve daha “gerçek” deneyimlere yönelim belirginleşmiş durumda.Ancak ilginç olan şu; fine dining halen prestijini korusa da, sokak lezzetleri bu yeni çağın yıldızı.
Michelin yıldızlı restoranların yüksek maliyet algısı bazı gezginleri geri iterken, yerel ve uygun fiyatlı deneyimler daha çekici hale geliyor.
Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, uygun fiyatlı yemekleriyle Michelin yıldızı alan Hawker Chan.“Culinary Class Wars” bir televizyon programı olmanın ötesine geçti.
İzleyicinin tabağıyla kurduğu ilişkiyi değiştirdi, restoran ekonomisini hareketlendirdi ve gastronomiyi yeniden tanımladı.Odatv.com