Haber Detayı
Hürmüz kapandı, navlun arttı, Avrupalı Türkiye’ye yöneldi
İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın kapanması hammadde, navlun ve enerji maliyetlerini artırınca Avrupalı yönünü Türkiye’ye çevirdi. “Sorgulamalar başladı” diyen İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz, “Böyle fiyat artışları piyasayı hareketlendiriyor” ifadesini kullandı.
Türk tekstil sektörü, kur-maliyet artışı uyumsuzluğu ve talep daralmasının yanında bütün endüstrileri etkileyen İran savaşının yansımalarını değerlendirdi.
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz, İTHİB Başkan Yardımcısı ve yeni dönem İTHİB başkan adayı Ahmet Şişman, İTHİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Sami Aydın ile İTHİB Başkan Yardımcısı Fatih Bilici’nin düzenlediği toplantıda olumsuz gelişmelerin yanında Avrupa’daki fırsatlara dikkat çekildi.
Tekstil sektörünün bugün içine düştüğü zorluğun bir sebebinin de yumurtaların hep aynı sepette olmasından kaynaklandığını ifade eden Ahmet Öksüz, “Bugün Avrupa’da yeni nesil tekstil üretenlerin yüzde 70’i, bir önceki işi tekstil olmayanlar.
Biz yeni ürün ve alanlara pek yönelmiyoruz.
Tabi döviz rahatlasa biz de rahatlayacağız ama gemiler yüzüyor” dedi.
Savaşın etkisine değinen Öksüz, “Hammaddemiz pamuk, navlun, enerji maliyetlerini etkiledi.
Bu tür durumlarda birçok hammadde de kendimize yeterli olmamızın faydasını da görüyoruz.
Avrupa’dan sorgulamalar başladı.
Böyle fiyat artışları piyasayı hareketlendiriyor” diye konuştu.“İhracatımız 39 ülkeye bedel” Ahmet Öksüz elindeki haritaya işaret ederek, “Bizim tekstil ve giyim ihracatımız 29,1 milyar dolar.
Şurada gördüğünüz 30 ülkenin ihracatı 28,8 milyar dolar.
G7 içinde en gelişmiş 4 ekonomi tekstil ve giyim üretiminden çıkmamış.
Avrupa Birliği ülkelerinin tekstil ve giyim üretimi 100 milyar eurodan fazla” dedi.“Mısır yerine Vietnam’a giderse sıkıntı olur” Burada söz alan Ahmet Şişman “Tekstilin yok sattığı zamanları da gördük.
Zorlu zamanlar da gördük.
Hazır giyim daha maliyetlere odaklı iken tekstil biraz daha farklı, yüksek inovasyon imkanı olan bir sektör. 12 milyar dolar ihracatımız var.
Avrupa’da 105 milyar dolarlık tekstil üretimi var” bilgilerini paylaştı.
Mısır ve Suriye’ye giden hazır giyim sektörüne işaret eden Şişman, “Bu bölgedeki hazır giyim sektörünü de biz yönetebilirsek, tekstil için ihracat anlamında da fırsatlar çıkabilir.
Ama Mısır veya Suriye’ye gitmek yerine Vietnam, Bangladeş’e giderse hiçbir fırsatımız olmaz” yorumu yaptı.“Marka satın almak her zaman iyi seçenek” Tekstil ve giyim sektörlerinin dönüşüm sürecine girmesi gerektiğini anlatan Ahmet Öksüz ise, yurt dışından marka satın almanın her zaman iyi bir seçenek olabileceğini söyledi.
Öksüz, “Çin ve Hindistan başarılı şekilde yurt dışından marka alabiliyor.
Avrupa’da bir sonraki nesil bu işleri yapmak istemediği için bunu bir fırsat olarak görebiliriz.
Bunları alıp Türk firması haline getirebiliriz.
Tekstil makineleri eskiden hep Avrupa menşeili idi şimdi Çin, Hindistan’dan geliyor.
Yani üretim Çin marka ise Avrupa” ifadelerini kullandı.“Girdaba kapıldık makineler atıl kaldı” Fatih Bilici ise, genel olarak Türkiye’nin üretim baskısı altında kalmasının sorun oluşturulduğunu dile getirerek, şunları söyledi: “Zamanında Ahmet 1 milyon metre üretim yapıyor ben niye yapmayayım derken herkes makine parkına yatırım yaptı.
Aynı gün aynı ürün grubu için müşteri randevu veriyor.
Herkes bir şeyler kapmaya çalışırken fiyat odaklı kalıyor.
Makineleri dolduralım derken girdaba girdik.
Bir iki sente 1 milyon metre yapacağımıza, 300- 400 bin metre üretim yapıp ABD’ye AB’ye daha az miktarda ama daha çok kazanacak işler yapmak lazım.
Sentlerle ne uğraşıyoruz.
Ölçek yarışı yüzünden fazla metre üreteceğiz diye makine parkını büyüttük.
Daha paketinden açılmamış dokuma makineleri var.
Hâlâ İtalyan etiketi oldu mu aynı kumaş bizde 10 euro ise onlarda 22 euro.
Maden in EU ile fiyatımızda bir miktar artış olur diye bekliyoruz.”“Karanlık fabrika desteği lazım” “Konfeksiyon tarafında da yapılacak çok iş var” diyerek söz alan Ali Sami Aydın, şu değerlendirmeleri yaptı: “Atölyelerde binlerce işçinin çalıştığı modele dur demek lazım. 7/24 karanlık fabrikalara ihtiyaç var.
Adım atmazsak konfeksiyon dünyanın başka yerine kaçacak.
Karanlık fabrikaları Avrupa bile düşünüyor.
Devletin bu konularda destek vermesi lazım veya firmaların toplanıp bu tür yatırımlara yönelmesi lazım.
Tasarımı çok öne çıkarmamız lazım.
Buraya kadar sektörü çok iyi getirdik ama yeterli değil yeni dönemde de çalışmalar yapacağız.”Hallaçlıktan sektör başkanlığına uzanan yolNişan ayında yapılması beklenen İTHİB seçiminde tek aday Ahmet Şişman.
Trabzonlu bir aileden gelen Şişman, sektörde üçüncü kuşak sanayicilerden.
Toplantıda aile geçmişinden söz eden Şişman, İstanbul’da hallaçlık yaparak sektöre adım atan dedesi Hasan Bey’in, Vehbi Koç’un talebi üzerine Murat 214’lerin minderlerini üretmeye başladığını anlattı.
Halen otomotiv sektörü tedariği dışında temizlik bezleri gibi ürünler de ürettiklerini kaydeden Şişman, Kuzey Amerika’da da iki yatırımları bulunduğunu ifade etti.
Seçimlerin ardından Ahmet Öksüz’den devralacakları bayrağı daha ileri taşımak için özellikle Texhibition fuarını yurt dışında da yapmak istediklerini ifade eden Şişman, “Türk tekstil sektörü olarak başkalarının gölgesinde durmamamız gerektiğini gördük.
Hızlı hayata dönecek diye düşündüğümüz Avrupa’dan üretim kapma projemiz var.
İnsanlar yatırım yapacak yer arıyor, işler iyi değil belki ama iyi olanın da iyi, Almanya’da bir firmanın 12 milyar dolar üretimi var, Türkiye’nin ihracatı kadar” dedi.“Sektör olarak zaten TİM Başkanlığını emanet verdik”Nisan ayındaki birlik seçimlerinden sonra sektör kurulları belirlenecek.
Sektör kurulu başkan ve yardımcıları aynı zamanda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) genel kurulunda doğal delege olarak yer alacak.
Bundan sonra ilave delegelerle birlikte TİM genel kurul delegeleri 20 Mayıs’a kadar netleşecek.
İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz’ün yeni dönemde birlik yönetiminde yer alıp sektör kurulu seçimlerine girmesi oradan da TİM delegesi olması bekleniyor.
Ahmet Şişman’a konuyu sorduğumuzda, “Başkanımızın bu konuda hiçbir yönlendirmesi olmadı.
TİM seçimleri zamanı adaylara bakıp değerlendireceğiz.
Biz sektör olarak zaten TİM Başkanlığını emanet verdik” ifadelerini kullandı.
Ahmet Öksüz ise, TİM’e başkan adaylığı konusunda, “Bu işler vakit ayırmak gereken, kendi işinden feragat etmen gereken görevler” diyerek özveri gösterecek kişilerin aday olması gerektiğini dile getirdi.
Öksüz, kendi adaylığı için ise net bir mesaj vermedi.