Haber Detayı

CHP’ye yönelik operasyonların birinci yılı doldu… Siyaset tarihine geçti!
Türkiye cumhuriyet.com.tr
19/03/2026 09:36 (3 saat önce)

CHP’ye yönelik operasyonların birinci yılı doldu… Siyaset tarihine geçti!

İBB başkanı seçildiği 2019’dan bu yana birçok soruşturmaya muhatap olan, hakkında çok sayıda dava açılan, siyasi yasak istenen, diploması iptal edilen Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı ve CHP’lilerin “19 Mart darbesi” olarak nitelendirdiği operasyonların üzerinden bir yıl geçti.

31 Mart 2024 yerel seçimleri, Türkiye siyasetinde dengeleri değiştiren dönüm noktası olarak tarihe geçti.

Seçimlerden birinci parti çıkan CHP, İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerde önemli bir güç elde ederken bu tablo, iktidar ve muhalefet arasındaki gergin atmosferin başlangıcı oldu.

Esenyurt Belediyesi’ne yönelik operasyonlar ardından kayyım atanması, 19 Mart’ın ilk ayak sesleri oldu. 2025 yılının ocak ayında Beşiktaş Belediyesi’ne yönelik operasyon ve ardından şubatta Beykoz Belediyesi’ne uzanan süreç, yerel yönetimlere yönelik hamlelerinin genişleyeceğine ilişkin tabloyu da netleştirdi.

Operasyonların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sarf ettiği “Turpun büyüğü heybede sözleri” çok tartışılırken 31 Mart’ta bir kez daha İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni (İBB) kazanan Ekrem İmamoğlu da CHP’nin aldığı karar doğrultusunda cumhurbaşkanlığı aday adaylığı için çalışmalarına resmen başladı. ‘BENİ TUTUKLAYACAKLAR’ *15 MART 2025: İmamoğlu, adaylık için pek çok farklı ili ziyaret ederken gözaltına alınmadan 4 gün önce memleketi Trabzon’da yaptığı miting konuşmasında, “‘Beni oyundan çıkaracaklarmış.

Ellerinden geleni ardına koymayacaklarmış.

Kirli işler yapıyorlar.

Güya polisin eliyle başımı öne eğdirecekler” diye konuştu.

CHP’nin 23 Mart’ta cumhurbaşkanı adaylığı için parti içerisinde bir önseçim düzenleme kararına paralel olarak da “Hatta bunu mümkünse 23 Mart’tan önce yapmak istiyorlar.

Dertleri koltuk” ifadelerini kullandı.

DİPLOMA HAMLESİ *18 MART 2025: İmamoğlu’nun lisans diplomasını aldığı İstanbul Üniversitesi, İmamoğlu’nun diplomasının yönetim kurulu kararıyla iptal edildiğini duyurdu.

Üniversitenin kararını iftar için konuk olduğu bir evde öğrenen İmamoğlu, “Herkesin elinden her şeyi alabilirler.

Malını, mülkünü, mülkiyet hakkı, eğitim hakkı, seçilme hakkı, seçme hakkı, her şeyi elimizden alabilirler.

Ben aslanlar gibi koşmaya devam edeceğim.

Asla geri durmak yok.

Bugüne kadar bin koşuyorsam bundan sonra milyon koşacağım” dedi. *19 MART 2025: Diploma iptalinden yalnızca birkaç saat sonra, 19 Mart 2025 sabahı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan operasyonlar ise yalnızca İBB’yi değil, Türkiye’nin siyasi atmosferini etkileyen kapsamlı bir sürecin başlangıcı oldu.

Aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda belediye yöneticisi, bürokrat ve iş insanı sabah saatlerinde gözaltına alındı.

Operasyonlar iki ana dosya üzerinden yürütüldü. “Mali soruşturma” kapsamında İmamoğlu ve yakın çevresine yöneltilen suçlamalar arasında suç örgütü yöneticiliği, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı ve ihaleye fesat karıştırma gibi başlıklar yer aldı.

Kamuoyunda “kent uzlaşısı” olarak anılan ikinci dosyada ise aralarında Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın da olduğu bazı isimlere “terör örgütüne yardım” suçlaması yöneltildi. 15.5 MİLYON OYLA ADAY OLDU *23 MART 2025: Dört gün sonra, 23 Mart sabah saatlerinde ise İBB yönetiminde yer alan çok sayıda isim ve iş insanlarıyla birlikte İmamoğlu da tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Aynı gün CHP’nin cumhurbaşkanı adayını belirlemek üzere yapacağı önseçim, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yönlendirmesiyle ülkedeki bütün yurttaşlara açıldı.

Kurulan dayanışma sandıkları, pek çok ilde uzun kuyruklara sebep oldu.

CHP’nin açıkladığı resmi verilere göre, Türkiye genelinde 15.5 milyon yurttaş 23 Mart günü sandıklara giderek “Cumhurbaşkanı adayım İmamoğlu” dedi.

Özellikle dosyada İmamoğlu ve yakın çevresine yöneltilen suçlamaların büyük ölçüde gizli tanık beyanlarına dayanması eleştirilerin merkezinde yer aldı.

Gizli tanıkların “Duydum”, “Öğrendim” gibi dolaylı ifadelerinin delil olarak kullanılması, kamuoyu ve hukukçular tarafından yoğun şekilde tartışıldı.

Tartışmalar devam ederken ilk operasyon dalgasının ardından süreç durmadı, aksine genişleyerek devam etti.

Nisan ayında düzenlenen ikinci dalga operasyonlarda ağırlıklı olarak İBB bürokratları hedef alınırken üst düzey yöneticiler ve belediye çalışanları hakkında da gözaltı kararları verildi.

Mayıs ayında düzenlenen üçüncü ve dördüncü dalgalar, belediyenin iletişim birimleri ile iştirak şirketlerini kapsadı.

Aynı ay içinde yapılan beşinci ve altıncı dalga operasyonlarla soruşturmalar İBB sınırlarını aşarak farklı ilçe belediyelerine de uzandı.

Bu süreçte çeşitli belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı.

Yaz aylarında devam eden operasyonlar ise İBB iştirakleri, bağlı şirketler ve farklı şehirlerdeki belediyeleri kapsayacak şekilde genişledi.

SOSYAL MEDYA ENGELİ *8 MAYIS 2025: Soruşturmanın merkezindeki isim olan Ekrem İmamoğlu’nun sosyal medya hesaplarına, erişim engeli getirilmesi, kamuya açık alanlarda afiş ve pankartlarının yasaklanması bu dönemin tepki çeken uygulamaları arasında yer aldı.

Bunun yanı sıra, soruşturma kapsamında görev yapan bazı avukatların tutuklanması ve savunma süreçlerine ilişkin yaşanan gelişmeler de tartışma yarattı. ‘İBB BORSASI’ CHP lideri Özgür Özel, özellikle tutuklu bürokratlara ifade vermeleri için baskı uygulandığını ve bazı isimlerin aileleri üzerinden tehdit edildiğini öne sürerek “İBB borsası” iddialarını gündeme taşıdı.

Cezaevi süreçleri de yıl boyunca tartışılmaya devam etti.

Tutuklu bazı bürokratların ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın farklı illerdeki cezaevlerine sevk edilmesi, aile ve avukat görüşmelerini zorlaştıran bir unsur olarak öne çıktı.

Sevkler sırasında kötü muamele iddiaları ve cezaevi koşullarına ilişkin şikâyetler de kamuoyuna yansıdı.

Sağlık sorunları bulunan bazı tutukluların tahliye taleplerinin reddedilmesi de yargıya yönelik eleştirileri daha da artırdı.

Öte yandan cezaevindeki İmamoğlu’na 24 Haziran’da, Çağlayan Adliyesi’ndeki sorgusu sırasında savcılara hakaret ettiği iddiasıyla, 4 Temmuz’da ise iptal edilen diploması hakkında “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla iki yeni dava daha açıldı.

CASUSLUKTAN İKİNCİ TUTUKLAMA *27 EKİM 2025: İmamoğlu hakkındaki davalar sürerken İBB başkanı, bu sefer de “siyasal casusluk” iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, ekim ayının sonunda ikinci kez tutuklandı.

İmamoğlu, kampanya danışmanı Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve yaz aylarında casusluk iddiasıyla gözaltına alınan ve yüz yüze yalnızca 9 dakika bir tebrik ziyareti sırasında görüştüğü Hüseyin Gün isimli iş insanıyla, İBB verilerinin yabancı devletlere satıldığı ve verilerin CHP’nin seçim çalışmalarında kullanıldığına yönelik iddialarla suçlanarak tutuklandı.

Hakaret davası düşerken sahtecilik ve casusluk suçlamalarında yargı süreci ise devam ediyor. 237 GÜN SONRA İDDİANAME *11 KASIM 2025: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB’ye yönelik ana soruşturma kapsamında hazırladığı iddianameyi, 105’i tutuklu 407 kişiyi kapsayacak şekilde 237 günün ardından 11 Kasım’da mahkemeye sundu.

Şu an adalet bakanı olan dönemin başsavcısı Akın Gürlek tarafından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde basınla paylaşılan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “suç örgütü lideri” olduğu iddia edilirken örgütün amacının CHP içinde güç kazanmak ve İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığını desteklemek olduğu öne sürüldü.

Bu kapsamda İmamoğlu hakkında, farklı suçlamalardan toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Muhalefet cephesi iddianamede çok sayıda çelişki bulunduğunu savunurken kamuoyunda geniş tartışmalara yol açan dosya 25 Kasım’da mahkeme tarafından kabul edildi.

DAVA REDDEDİLDİ 23 OCAK 2026: İmamoğlu’nun cezaevindeyken 6 Mayıs’ta diplomasının iptaline karşı İstanbul Üniversitesi’ne yönelik açtığı dava reddedildi.

İstanbul 5.

İdare Mahkemesi, oybirliğiyle aldığı gerekçeli kararda, anayasa ve Danıştay içtihatlarına atıf yaparak iptal işleminde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti.

Diplomanın “açık hata” sebebiyle iptal edildiği kararda, İmamoğlu’nun yatay geçiş sürecine ilişkin şüpheli işlemlerden kuşku duymadığı vurgulanarak “iyi niyetli olmadığı” yönünde değerlendirme yer aldı.

Karar, İmamoğlu cephesi tarafından istinafa taşındı.

TARİHİ DAVA BAŞLADI *9 MART 2026: Bu süreçte aynı zamanda 7’si CHP’li belediye başkanı olan 33’ü tutuklu 200 sanık yargılandığı Aziz İhsan Aktaş davasının ilk duruşmasında, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın da yer aldığı 9, daha sonra ara kararla toplam 16 kişi tahliye edildi.

Davanın 20 Nisan-22 Mayıs arasında Silivri’de devam etmesi kararlaştırıldı.

İstanbul 40.

Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin baktığı ve İmamoğlu ile beraber 107’si tutuklu toplam 402 kişinin yargılandığı davalar ise 9 Mart’ta başladı.

Mahkeme takvimine göre duruşmalar nisan ayı sonuna kadar haftanın dört günü olacak şekilde yapılacak ve ay sonuna kadar tutuklu sanıkların savunması alınacak. 6 Nisan’da ve bir hafta öne çekilmiş biçimde nisan ayının son gününde tutukluluk değerlendirmesi ve ara karar süreci olacak. 19 Mart 2025’te başlayan süreç bir yıl sonra hâlâ Türkiye’nin en önemli siyasi ve hukuki tartışma başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.

İlgili Sitenin Haberleri