Haber Detayı

Çanakkale Zaferimizin 111. Yılında Düşündüklerim…
Neşe doster gercekgundem.com
19/03/2026 06:00 (3 saat önce)

Çanakkale Zaferimizin 111. Yılında Düşündüklerim…

Çanakkale’ye nereden bakarsak bakalım, öncelikle tüm kazanımlarımızı borçlu olduğumuz 57. Alay komutanı 34 yaşındaki Mustafa Kemal’in öncülüğünde ve önderliğinde vatan diyen, ulus diyen, bağımsızlık, özgürlük ve istiklal diyenlerin yarattığı efsanenin ve kan ve can pahasına yazdıkları destanın adı çıkar…

Büyük Atatürk’ün önderliğinde savaşa katılmak için, vatan, millet, bağımsızlık ve özgürlük için ölümü göze alarak, kalemlerini, kitaplarını, defterlerini okul sıralarına bırakıp kılıçlarını kuşanarak cepheye koşan liseliler, tıbbiyeliler, yurtseverler çıkar…Şehit düşenlerin çoğu aydın ve okumuş olduğu için birkaç üniversite gömdüğümüz, dağa taşa, dosta düşmana ÇANAKKALE GEÇİLMEZ diye yazdırdığımız eşsiz destanın adı çıkar…14’te, 15’de, 20’de CONKBAYIRI’nda, KİLİTBAHİR’de, BELENTEPE’de, ÇiĞİLTEPE’de, CESARETTEPE’DE, ANAFARTALAR’DA, ARIBURNU’NDA, KANLISIRT’TA, KİREÇTEPE’de, KOCAÇİMEN’DE ölüme meydan okuyarak, canlarını veren, fakat vatanlarından bir karış toprak vermeyenlerin yarattığı eşsiz destan çıkar…Gazi Mustafa Kemal’in, “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum!” şeklindeki sözleri sonunda dağa taşa bu sözü kazıyan on binlerce askerin aylarca aç, susuz vatanı kurtarmak için kan ve can pahasına yazdığı destan çıkar…Çanakkale’de Türk askerine komuta etmiş olan Alman Generali Liman Von Sanders’in, “Çanakkale’yi bir asker olarak anlatmak imkânsızdır.

Çelikten, manevi güçten, vatan aşkından bir insan yapısı ne demektir?

Bu sorunun cevabı işte bu gösterişten uzak, sakin Anadolu çocuğunun kendisi idi.

Ben onların yurtlarını ellerinden almaya gelenlere karşı hiçbir gaddarlıklarını görmedim.

Yaralı düşmanları sırtlarında siperlere getiriyor, sargı bezi olmadığı zaman yedeği bulunmayan gömleklerini yırtarak yaraya sarıyorlardı.” şeklindeki sözleri çıkar…Şairin, “Devletlerle açılmıştı aramız/ Dövüşmekten başka yoktu çaremiz/ İlaçsız, doktorsuz kendi yaramız/ Gömlek yırtıp sara sara kurtardık.” şeklindeki dizeleri çıkar…İngiliz Savaş Tarihi arşivlerine geçen, “Bir Türk komutanı, Çanakkale Muharebelerinin kaderine hâkim olmuştur.

Arıburnu’nda sarışın bir Türk subayına çarptık.

O genç Türk subayı 34 yaşındaki Mustafa Kemal’in o esnada orada olması müttefik kuvvetlerin en büyük şanssızlığıdır.” şeklindeki sözleri çıkar…İngiliz, Avustralya ve Yeni Zelandalı askerlerin yenilgiyle cepheden ayrılırken Türk askerlerine bıraktıkları konservelerin üstüne yazdıkları; “Zehirli değildir, yiyebilirsin” şeklindeki notta görüldüğü gibi savaşan tarafların centilmence savaştıklarının göstergesi olan ifade çıkar…Nazım Hikmet’in ölümsüz eseri Kuvayı Milliye Destanı’ndaki Kartallı Kazım, Seyit Onbaşı, Ezineli Yahya Çavuş, Şehit Kamil, Şahin Bey, Sütçü İmam, Nene Hatun ve Kara Fatma’nın destan yazdığı bir savaşın adı çıkar… Orgeneral Kazım Özalp’in, “Biz kendisine yardımcı olduk, başarılarına katkıda bulunduk, son kalan askerimizle son nefesimize katar dövüşmeye kararlıydık.

Fakat bu tarih onsuz yazılamazdı!” şeklindeki sözleri çıkar…Çanakkale’de şehit düşen Üsteğmen Zahid’in eşine yazdığı son mektuptaki, “Birincisi benim için katiyyen ağlama.

İkincisi eşyamın listesi ilişiktedir, bunları sat, borçlarını öde.

Üst tarafı ile bana mevlüt okut ve hakkını helal et!” şeklindeki özverinin, kahramanlığın, inancın, yiğitliğin özeti olan sözleri çıkar…Winston Churchill’in, “Yalnız bir şeyi hesaba katmamışız.

Mustafa Kemal’i.

O savaşın yönünü değiştiren bir kader adamıdır.

Türkler bu daracık geçit başında sıkı bir savunmaya girişmişlerdi.

Canlarını veriyorlar, fakat vatanlarının toprağından bir karış bile vermiyorlardı.” şeklindeki yürek kabartıp, göz dolduran sözleri çıkar…İngiliz komutan Hamilton’ın, “Türk askeri toprağa yapıştı mı, onu söküp alamazsınız, ayağa kalkar, ateş eder, durduramazsınız.” şeklindeki gurur veren benzetmesi çıkar…Büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 yılında Çanakkale’de ölen ANZAC askerleri için Avustralyalı ve Yeni Zelandalı annelere hitaben yazdığı mektup, tarihe düştüğü kayıt çıkar…“Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar!

Burada bir dost vatanın bağrındasınız.

Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz.

Sizler Mehmetçiklerle yan yana koyun koyunasınız.

Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar!

Gözyaşlarınızı dindiriniz.

Evlatlarınız bizim bağrımızdadır.

Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır.

Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.” şeklindeki dağa, taşa, arşivlere kazınan ve zafer kazanan bir komutandan çok, uygarlık meşalesi taşıyan bir liderin ulaşılmaz sözleri çıkar…Minnet ve rahmet notu: Aradan 111 yıl geçmiş.

Tarihin dönüm noktası olan, Milli Mücadele’nin önsözü sayılan, Atatürk’ün tarih sahnesine çıkışı olarak görülen, tekniğin kan ve ateş sınavında denendiği, Türk askerinin dayanma gücünün, yurt sevgisinin, bağımsızlık aşkının, inanç ve direncinin sınandığı bu destanı yazanlara aşk olsun…Binlerce evladını gömerek, dağa taşa, dosta, düşmana “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ” diye yazdıranlara helal olsun. 8 ay 14 gün süren bu savaşlarda kaybettiğimiz yetişmiş beyinlerin, Mehmetçiklerin, Harbiye, Tıbbiye, Mülkiye, Sultani öğrencilerinin ruhu şad olsun…Özetle: Savaş meydanlarının kahramanı, barışın mimarı, Anafartalar Kahramanı 34 yaşındaki genç, cesur, gözü kara Türk Subayı Gazi Mustafa Kemal’e selam olsun…

İlgili Sitenin Haberleri