Haber Detayı
Çin kalkınması
Çin, yarı kolonyal, yarı feodal ülke olarak 2. Dünya Savaşı’nın ardından iç savaş da geçirdikten sonra 1 Ekim 1949’da Mao Zedong önderliğinde halk cumhuriyeti kurulmasıyla kalkınma sürecine girmiştir.
Çin, yarı kolonyal, yarı feodal ülke olarak 2.
Dünya Savaşı’nın ardından iç savaş da geçirdikten sonra 1 Ekim 1949’da Mao Zedong önderliğinde halk cumhuriyeti kurulmasıyla kalkınma sürecine girmiştir.
Nüfusu 1 milyarı aşkın dünyanın en kalabalık, kişi başına geliri 40-45 USD, halkın yüzde 95’inin yaşam kalitesi yoksulluk düzeyinde, tarım ağırlıklı, doğal kaynaklar, faktör donanımı bakımından fakir ülkeler grubuna giren bir ülke, 70 yıllık süre içinde gayrisafi yurtiçi hasılası (GDP) ABD’den sonra en yüksek, en fazla sınai ürün ihraç eden, dünyanın yapımevi konumuna gelmiştir.
Sürecin başlangıcında dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan Çin’de kişi başına gelir 2025 yılında nominal olarak 13 bin 800 USD; satın alma gücü paritesine (PPP) göre 27 bin 100 USD’ye yükselmiş, ülkede yoksulluk oranı, Dünya Bankası’nın belirlediği mutlak yoksulluk sınırı ölçüsüne göre sıfırlanmıştır.
Çin kalkınmasının ana öğeleri aşağıdaki başlıklar altında özetlenebilir: - Modernleşme, çağdaşlaşma Çin’i tarım ülkesinden endüstri ülkesine dönüştürme amacı aşamalı olarak gerçekleştirilmiş, sınai ürünlerin ihracat içindeki payı yüzde 95 düzeyine yükselerek Çin dünyanın en fazla sınai ürün ihraç eden yapımevi konumuna gelmiştir. - Ekonomik büyüme Çin, kısıtlı doğal kaynak, faktör donanımına karşın, planlı olarak sermaye, emek, teknolojik gelişme ve 2000’li yılların başlarında dünya pazarlarına açılarak hızlı ekonomik büyümeyi gerçekleştirmiştir. - Yapısal dönüşüm Çin, endüstrileşme politikasında emek yoğun kırsal endüstrilerden, modern ulusal endüstrileşmeye, geniş tabanlı endüstrileşmeye sıçramıştır.
Geleneksel tarım ekonomisinden endüstrileşmeye geçiş, endüstrileşmenin temelini oluştururken kırsal kentsel bütünleşme de sağlanmış, kentsel nüfus oranı yüzde 60’ların üstüne yükselmiştir. - Kurumsal değişim Yarı koloni, yarı feodal yapıdan demokratik devrime geçiş hedeflenmiştir.
İlk aşamada tarım ve el sanatları kooperatifleri ve ortak girişimler oluşturulmuş; 1980’li yılların başlarında da “sosyalist piyasa ekonomisine” geçilmiştir. - İnsan odaklı kalkınma İnsan odaklı kalkınmada amaç, ekonomik büyüme ile birlikte yoksulluğun giderilmesi, yaşam kalitesinin yükselmesidir.
Kamusal mal ve hizmetlerin üretilmesinde etkinlik sağlanarak, sosyal altyapı yatırımları yapılarak, sosyal güvenlik sistemi oluşturularak mutlak yoksulluk sonlandırılmıştır.
Çin kalkınmasının ayırıcı özellikleri: - Kalkınma yöntemi: Tarihsel gelişimin analitik bakış açısı kalkınma yöntemi olarak alınmıştır.
Gelişmiş ve GOÜ’lerin tarihsel gelişmesine odaklanmakla beraber, uygulamadan da dersler alınmış, planlı olarak başlayan gelişmeden “sosyalist piyasa ekonomisine” geçilmiştir. - Ekonomik sistem: Oluşturulan “sosyalist piyasa ekonomisi” otoriter siyasal düzen, güçlü devlet koordinasyonu ile piyasa güçlerinin, özendirici etkenlerinin bağdaştırılmasıdır.
Devletin (land based development) toprak temelli kalkınma ile başlangıçta ucuz arazi temini, endüstrileşmeyi hızlandırarak kentleşme maliyetini de düşürmüştür.
Destek giderek azaltılmış, artan kaynaklar Ar-Ge yatırımlarına yöneltilmiştir. - Planlama: İlk plan dönemi büyük bir çabayı gerektirmiş, kuramda “big push” büyük itme olarak tanımlandığı şekilde yatırımların GSMH’ye oranı yüzde 10.7 düzeyinden yüzde 22 düzeyine yükseltilmiştir. - Strateji: Çin başlangıçta iç pazara dönük ithal ikamesi stratejisi izlemiş, endüstrileşme belli bir aşamaya ulaşınca ihracat çekişli stratejiye geçilmiş, finansal kriz sonrası iç pazar-dış pazar dengelenmiştir. - Büyüme modeli: Çin, başlangıçta savunma sanayi ile ağır sanayi olarak nitelendirilen üretim araçları, ekonomik terimle sermaye malları üreten endüstrilere öncelik vermiştir. - Yüksek iç tasarruf: Çin yüksek iç tasarruf oranıyla kalkınmayı fonlamış, dış kaynak kullanımı diğer GOÜ’lere kıyasla sınırlı düzeyde kalmıştır.
Çin, tüm sorunlarını çözümleyememiştir.
Başarıya karşın sorunlar, en azından bir köşe yazısı genişliğindedir.